ıraz ne demek? | ıraz anlamı nedir? | ıraz

ıraz anlamı nedir?

ıraz ne demek?

ıraz anlamı nedir?

ıraz | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A.). Yüz çevirme, çekinme: O işten irâz etti.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Irak).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اعراض] yüz çevirme. 2.uzak durma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Bir kiraz çeşidi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Azıcık: Ben biraz çıkacağım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. some. tolerable. any. some. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. somewhat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. some. tolerable. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. mildly. moderately. slightly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

some. a little. certain. mildly. modicum. rather. slightly. somewhat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fractionally. little. ounce. remotely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a little bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az sonra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soon. shortly after. ere long. presently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presently. soon. in a little while. a little later.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in a while. a little later. presently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ortaçağ islâm devletlerinde resmî elbise ve kumaş dokunan ve biçilip dikilen yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Uzun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.)

1.El uzatma, sarkıntılık.

2.El uzatan, sarkıntılık eden, zulüm yapan.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دراز] uzun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Yokuş, çıkış. İniş demek olan neşîb mukabili: Firâz 0 neşib a 2, Yükselten, yukarı tutan. Osm. ref’eden (sıfat terkipleri yapmaya da yarar): S«r-flrlz = Başını yükselten, başı yukarıda olan, seçkin.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ فراز] üst, yukarı. 2.yokuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yükselten, Osm. ref’eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Yükselten. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Yükseklik. Ser fîrâzî = Seçkinlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boyun kaldıran, başı yukarıda, mec. Kibir ve gurur sahibi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطر آزار] gönül inciten, hatır kıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خاطر آزرده] kalbi kırık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mango.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Sakınma, çekinme, Ar. tahaffuz, ictinâb: Yalancıdan daima ihtirâz etmeli. Kemâl-i ihtirâz ile = Pek fazla sakınarak, çekinerek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [احتراز] kaçınma, çekinme, uzak durma, geri durma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaçınmak, çekinmek, uzak durmak, geri durmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sakınarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sakınma ve çekinmeye ait. Kayd-ı ihtirâzî = BAzı hakları kullanabilme şartı, ilerisi için düşünülen şart ve sınırlama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انقراض] çökme, tükeniş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tükenmek, çökmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objection. protest. disapproval. but. cavil. challenge. contest. contradiction. demur. deprecation. expostulation. outcry. protestation. remonstrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

objection. opposition. plea. protest. protestation. remonstrance. disapproval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appeal. objection. protest. disapproval. act of protest. demur. denial. deprecation. disclaimer. exception. fuss. incidental plea. negative averment. special plea. profession. protestation. questioning. reclamation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demur. dispute. object. protest. remonstrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to demur. to object. to make objection. to oppose. challenge. contest. contravene. controvert. to take defence defense. dispute. impeach. to take issue. kick. mind. to make an objection. to take objection. protest. to make a query. raise an objection. rai

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

who always objects. habitual objector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gülgillerden bir ağa; ve bunun etli, kırmızı renkte meyvesi. Dalbastı kiraz = Pek bol ve iri cinsi. Kuşkirazı = Ufak taneli yabanisi, Ar. mahleb. Kiraz ağacı — Bu meyveyi veren ağa;. Kiralatması = Gayet küçük elma. Arabistan kirazı = Arabistan’a mahsus bir ağacın meyvesi. Kiraz dudak = Çok kırmızı güzel dudak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cherry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

berry. cherry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(prunus avlum): Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Yun.) (Kadın İsmi) - Gülgillerden, yapraklanmadan önce çiçek açan, düz kabuklu ağaç ve bu ağacın yuvarlak sulu ve tek çekirdekli yemişi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kiraz ağaçları çok olan yer.

2.Kiraz bahçesi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Gülgillerden bir bitki ki, reçeli ve likörü yapılır (Lat. cerasusavium).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Uzun, Ar. tavîl: Ömr-i dırSz = Uzun ömür. DOr 0 dıriz = Uzun uzadıya, eni konu, tafsilâtıyle (tOl ü dıraz demek yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıç, bıçak vesairenin kabza içine giren kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Serefrâz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرفراز] başı yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (İran’da Fars eyaletinin başşehrinin adı) (musiki). Türk musikisinde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Türk müziğinde eski bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Belki Şİrâz şehrinde icad olunmuş da böyle adlandırılmıştır).

1.Doğu usûlünde ciltlenen kitapların yapraklarının cilde bağlandıkları yerin iki ucunda ibrişimden vurulan ince şerit ki, Avrupalılar bugün taklidini yapıştırıyorlar.

2.mec. Nizam, intizam, düzen, rabıta. Şîrâzeden çıkmak = İşlerin düzeninden çıkması.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شيرازه] kitap sırtındaki kumaş şerit. 2.düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kitap ciltlerinin iki ucunda bulunan ve yaprakları muntazam tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. 2.Pehlivan kispetinin parçası. 3.Esas, düzen, nizam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. F. A.). Şîrâzlı, Şİrâz şehrinden: Hâfız-ı Şİrâzî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Başını yukarı kaldıran yükselten, benzerlerinden üstün olan. Aslı Serfıraz’dır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Fars. «terâz» dan).

1.İpek ve sırma ile işleme, nakış, elbiseye nakışla yapılan süs.

2.Süs, ziynet. Ar. revnak.

3.Üslûb, tarz.

4.Herkesin dikkatini çekecek bir fikir taşıyan kısa cümle, döviz, Fr. devise.

5.(sıfat terkiplerinde bulunur).

1.Donatan, süs veren, süsleyen: Bezm-tırâz = Meclis süsleyen.

2.Düzelten, nizama koyan, yapıp yakıştıran: Şair-i bedîa-tırâz, ressam-ı bedâyî-tırâz.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.İpek ve sırma ile işleme. Elbiselere nakışla yapılan süs. 2.Üslup, tutulan yol. 3.Döviz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. aslı: terâzende). Donatan, süsleyen, süslenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F., zebân = dil, dırâz = uzun). Dili uzun, haddini aşarak konuşan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زبان دراز] dili uzun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by