Irba ne demek? | Irba anlamı nedir? | Irba

Irba anlamı nedir?

irba ne demek?

irba anlamı nedir?

irba | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: irba

Türkçe Sözlük

(i. A.). Artma, faizle arttırma: Yetim mallarını irbâ için.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ve aşırı hareketlerde bulunmayan, vakur, ciddî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serious. dignified. austere. calm. demure. earnest. graceful. grand. imperturbable. matronly. only. sedate. sober. sober-minded. solemn. staid. sage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bland. decorous. demure. dignified. sage. sedate. sober. solemn. serious. grave. sober vakur. ciddi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedate. earnest. reserved. sober. dignified. sacred. serious. solemn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağırbaşlı olma hali; ağırbaşlıya yakışacak davranış, ciddiyet, vakar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soberness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedateness. earnestness. reservedness. soberness. equanimity. levelheadedness. poise. solemnity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kiraya verilen çiftlik, ev fabrika vesairede kiracı tarafından kullanılıp mukavele sonunda aynen sahibine iadesi şart olan Alet ve eşya, hayvan vesaire. 2. mec. Değişmez ve daimî şey. 3. Kendi dediğinden dönmez, inatçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fixture. plant. old timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

permanent or heavy fixtures or equipment. in the nature of fixtures and equipment. long time functioning of employee. old-timer. fixed assets. fixtures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kalbur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غربال] elek, kalbur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. gırbâliyye) (anatomi). Kalbur gibi olan. Gırbaliyy-üşşekl = Kalbur şeklinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). I. Bukalemun denilen keler cinsi. 2. Güneşin bulutlara aksetmesinden hasıl olan renkler. Fransızca: parh6lie.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Eskiden sakaların su taşıdığı köseleden yapma kap kl, üçgen ve bir tarafı daha dar olup omuza takılacak kayışı vardır. 2. Küçük çocukların karınlarının şişmesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قربه] deriden yapılmış su kabı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Fil ve gergedan derisinden veya diğer sert bir deriden yapılmış tek parça kamçı. 2. Araba hayvanlarına vurmaya mahsus uzun deynekli kamçı. Kırba; çalmak = Kırbaçla vurmak. ÇalaKırbaç sürüyordu = Çok kırbaçlayarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whip. whipper. scourge. horsewhip. tawse. taws. kourbash. kurbash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scourge. whip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whip. scourge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Eskiden karnı şişen çocuğa tedavi için nefes eden adam. 2. Kırbayla su taşıyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flagellation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flogging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kırbaçla vurmak, kırbaçla dövmek: Ceza vermek maksadıyla kendisini meydanda kırbaçladılar. 2. Kırbacı sallayarak ve şaklatarak hayvanları yürütmek: Bu hayvanlar, kırbalamadıkça yürümez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flog. lash. scourge. whip. to whip. to flog. to scourge. to lash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slash. flaggelate. horsewhip. scourge. thrash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kırbaçla vurulmak, kırbaçla dövülmek: Eskiden çalışmayan köleler kırbaçlanırdı. 2. Kırbaç çalınmak: Öyle kırbaçlanmaz, sen kırbaçlamak usûlünü bilmiyorsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whip. to flag. to be whipped / flagged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) Bez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کرباس] bez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Ar. sihr = Büyü, Fars. bâhten = oynamak). Büyü yapan, büyücü, gözbağıcı. Ar. sâhir, sehhâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magician. witch. sorcerer. wizard. charmer. conjurer. conjuror. illusionist. mage. warlock. wise man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjurer. magician. sorcerer. wizard. sorcerer büyücü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conjurer. illusionist. magician. magus. sorcerer. warlock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyücülük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. witchcraft. wizardry. devilry. medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magic. sorcery. withcraft. conjuration. devilry. wizardry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by