Iren ne demek? | Iren anlamı nedir? | Iren

Iren anlamı nedir?

iren ne demek?

iren anlamı nedir?

iren | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iren

Türkçe Sözlük

(i.). Alt dudak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Özgür, hür. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(A.). En sonra, şimdiki zamandan az evvel: Ahiren alınan emre göre. («ahiren» ile «muahharen» arasında fark vardır. Birincisi şimdiki zamana nisbetle kullanılıp ona yakınlığı bildirir, ikincisi ise diğer bir hal ve vakanın zamanına nisbetle kullanılıp ondan uzaklığı gösterir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recently. lately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اخيرا] geçenlerde, son zamanlarda, son olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Onuncu olarak, onuncu derecede: Aşiren (onuncu olarak) şunu yapmalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عاشرا] onuncusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sür’atli, seri, hızlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sür’atli, seri, hızlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

translator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dönerek, dolaşarak, ihata ederek, çevirerek. Dâiren mâdâr = Çepeçevre, etrafını tamamen dolaşarak: Şehre dâiren mâdâr hendek çevirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çepeçevre, fırdolayı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دائرا مادار] çepeçevre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pitchfork. hayfork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harman savurmaya mahsus kalın yaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) drenaj.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). Bir kuvvetin tesirine karşı koyan karşı kuvvet, mukavemet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmanın abiyotik ve biyotik baskı faktörlerine karşı (su noksanlığı, sıcaklık ekstremleri, hava kirliliği, zararlılar) dayanma yeteneği. ( Resistenz/Resistance )

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. capacitance. drag. reluctance. strength.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. resistor. stamina.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. load. resistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Karşı koyan kuvvet, mukavemet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistant. resolute. tough. robust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistant. tough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having low resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Gecikme, yavaşlık. Ar. teenni, teahhur. 2. Dinlenme, karar, istirahat. Fars. Arâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tenacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstinacy. resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boycott. disobedience. non-cooperation. noncooperation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. resistance. boycott.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance fighter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passive resister. resistance fighter. undergrounder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. resistance. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

persistence. resistance. act of resistance. endurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dayanmak, kuvvetli davranmak, dik ve karşı durmak, muhalefet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist. stand. stand out against. fight back. refuse. withstand. hold out. hold up. jib. jib at doing. persevere. offer resistance. make a stand for. stand out. stick up to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist. withstand. to put one's foot down. to insist. to resist. to withstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist on. to resist. to hold out. hold one's ground. oppose. outstand. stick to one's guns. withstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Öteden beriden derilip devşirllmiş Adi şeyler, derme çatma şey. 2. Öteden beriden devşirilmiş gayri muntazam ve işe yaramaz asker.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Drezin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde 12 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرنگ] Batı, Avrupa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Frengi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Suların dışarıya akması için gemilerin güvertesinde bordalara açılan delik. 2. Kilidin bir kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 32 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Çiftparmaklı hayvanların geviş getiren alt takımı: Sığır, deve, koyun gevişgetirenlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incoming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incoming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sulhsever, sulh taraftarı, sulha götüren, uzlaştırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). 1. Eski Yunanca’da bir defa içine sirilince çıkış yolu son derece güçlükle bulunabilen bina. 2. Buna benzetilerek, çok karışık ve birbirini kesen, yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze. meander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

labyrinth. maze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kiracı olarak, kira ile: Filân evde müste’ciren oturan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tebdil olarak, kendini belli ettirmeksizin, uydurma bir İsimle (hanedan mensupları ve büyük adamların, merasimden kaçınmak için başka bir isimle seyahatleri hakkında kullanılır), İt. incognito.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nâdir olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occasional. rarely. seldom. every once in a while. few and far. far between. uncommonly. once in a while.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rarely. seldom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rarely. seldom. unusually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نادرا] nadir olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. Fars. «nîreng»den Ar. laşmış) (c. nîrencât). Tılsımlı, tılsıma ait işler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hile. 2. Sihir, tılsım, büyü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نيرنگ] afsun. 2.hile, düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Haritasını çıkarmak için bir alanı üçgenlere bölmek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triangulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triangulation. landing mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triangulation point. triangulation station. landmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

siren. hooter. hoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooter. siren.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of three sea nymphs, or, according to some writers, of two, said to frequent an island near the coast of Italy, and to sing with such sweetness that they lured mariners to destruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An enticing, dangerous woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Something which is insidious or deceptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mermaid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

They inhabit the swamps, lagoons, and ditches of the Southern United States.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The more common species is dull lead-gray in color, and becames two feet long.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An instrument for producing musical tones and for ascertaining the number of sound waves or vibrations per second which produce a note of a given pitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The sounds are produced by a perforated rotating disk or disks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A form with two disks operated by steam or highly compressed air is used sounding an alarm to vessels in fog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to a siren; bewitching, like a siren; fascinating; alluring; as, a siren song. eel-like aquatic North American salamander with small forelimbs and no hind limbs; have permanent external gills an acoustic device producing a loud often wail

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

siren. siren.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a sea nymph supposed to lure sailors to destruction on the rocks where the nymphs lived; 'Odysseus ordered his crew to plug their ears so they would not hear the Siren's fatal song'. a woman who is considered to be dangerously seductive. a warning signal

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any device, mechanical or electronic, that is designed to produce a loud warning sound when triggered by a security system 2.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An audible device that creates a loud sound to signal an alarm condition from the system An electronic siren combines both a Speaker and a Siren Driver in a self-contained device that operates straight from a power source, usually 12VDC. something in the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Yu. mit. güzel şarkı söyleyerek denizcileri aldatan deniz perisi; çok cazip ve tehlikeli kadın; siren, canavar düdüğü; bir çeşit su kertenkelesi; denizkızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Mitolojide geçen, denizde kayalar üzerinde gemicilere şarkılar söyleyen, belden aşağısı balık biçiminde kadın, deniz kızı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ot yiyen memeli deniz hayvanları takımına ait; i. denizkızı semendergillerden bir hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yazı ile; mukabili: şifâhen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Değer biçerek: Hizmetini takdîren terfiine karar verdiler. 2. Takdir şekliyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقدیرا] takdir ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقریرا] anlatarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nazîre olarak, tanzir ederek, benzetme suretiyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعميرا] tamir ederek, onararak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تيرانداز] okçu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları


İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Meydanda olarak, Aşikâr bir şekilde, görünüşte: Zâhiren dost görünüyorsa da, aslında düşmandır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظاهرا] görünüşte, görünüşe göre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by