Irgin, Ergin ne demek? | Irgin, Ergin anlamı nedir? | Irgin, Ergin

Irgin, Ergin anlamı nedir?

irgin, Ergin ne demek?

irgin, Ergin anlamı nedir?

irgin, Ergin | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Akerman).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ata).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). patlıcan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. manifest. distinctive. blazing. upfront. clear-cut. distinct. evident. explicit. marked. positive. prominent. pronounced. salient. sharp-cut. thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. distinct. explicit. prominent. salient. evident. marked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. evident. marked. pronounced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crystallize. to become clear. to crystallize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become clear / evident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crystallize. to make clear. to crystallize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crystallize. set off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clarity. emphasis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Berkin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tedirgin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tedirginlik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - En olgun, çok olgun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Olmuş, yetişmiş, olgunluğa ermiş: Ergin yemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mature. ripe. adult. major reşit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adult. mature. ripe. legally of age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. 2.Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan kimse ( bkz.Reşid).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun ruhlu kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pubescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ergin hâle gelmek, tekemmül etmek. Osm. Reşid olmak, gelişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rüşd.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kişilerin soyundan gelen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Ergin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kurulmuş, çekilmiş gerilmiş: Gergin ip, gergin bez.

2.mec. Ko pacak dereceye gelmiş: Araları, aralarındaki münasebet pek gergin. Gergin durmak = İnatçılık etmek, nobranlık etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretched. taut. strained. jumpy. tense. nervous. nervy. stressfull. tight. uptight. on edge. highly strung. skittish. drawn. high-strung. jittery. spread. stiff. on a knife-edge. on pins and needles. fraught. overwork. timorous. tremulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taut. tense. stretched. tight. strained. fraught. intense. keyed up. stiff. uncool. uneasy. uptight. wrought up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tautly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gergin bir hal almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tense. to become taut. become tense. to get stretched. to get tensed up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get stretched. to become tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tighten. to strain. to make tense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). t. Kurulup çekilmiş şeyin hali: İpin, bezin gerginliği. 2.mec. Kopmak derecesine gelmiş olan münasebetlerin hâli, bozukluk: Aralarının gerginliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tautness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strain. stress. stretch. tension. tightness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. tightness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Şiddetle basmak: Horoz tavuğa gerginmek.

2.Sıkı sıkı sarılmak: Kertenkele ağaca gerginmek.

3.Ağır balta ile vurup kökünden kesmek (şimdi kullanılmıyor).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Her yere sokulan, herkesle görüşen, sokulgan: Pek girgin adamdır.

2.Mensup, alâkalı, çatkın, içil dışlı: Kendisi oraya girgindir.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Herkesle çabucak yakınlık kurarak işini yürütebilen. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Her yere sokulup herkesle görüşen adamın hail, sokulganlık: Girginlik iyi ise de arsızlık derecesine varmamak

2.Birine bağlı olma, çatkınlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yetişmiş, kemal bulmuş, olmuş: irgin yemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İsilik, hararet kabarcığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kırılmış, aşağılamış, tenezzül etmiş, şiddeti geçmiş. Kırgın su = Pek sıcak değil, ılık.

2.Hatırı kırılmış, Fars. hâtır-mânde, hâtır-şikeste = Dargın. Ahmed bana kırgındır.

3.Hayvanlara düşen salgın hastalık: Balık kırgını «kırcın» gibi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offended. hurt. disappointed. chagrined. disgruntled. injured. sore. vexed. wroth. displeased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crestfallen. disillusioned. resentful. sore. hurt. offended. disappointed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. offended.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Dargınlık, hatır kalma: Bu kırgınlığın sebebi nedir?

2.Kırıklık, vücudda hissedilen gevşeklik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappointment. chagrin. gall. pique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offense. hurt. ache. soreness. fatigue. pique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Semizlikten ağırlaşıp uyuklayan tenbel; tenbellikten semirip şişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F ). Gübre. Serglnotu = Bir çeşit sarmaşık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Olgun ask(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Rahatsız, huzursuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneasy. perturbed. irritated. agitated. doubtful. bothersome. obsessed. solicitous. in a lather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. uneasy. upset. disquieted. troubled. grumbling. restless. discontented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ill at ease. uneasy. uncomfortable. apprehensive. worried. anxious. edgy. tense. nervous. on the jump. jumpy. on a knife edge. scared. troubled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to diquiet. to make sb feel ill at ease. to disturb. besiege. derange sb. discontent. molest. perturb. put out. ruffle. tease. unsettle. vex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneasiness. perturbation. doubtfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discomposure. restlessness. discontent. perturbation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneasiness. disquiet. apprehension. worry. anxiety. edginess. tenseness. nervousness. distrubance. disturbance. uncomfortable feeling. uneasy feeling. flap. unease. unrest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Verici, özverili kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. kız, bakire; b.h. Hazreti Meryem; b.h., astr. Sünbüle burcu; s. baki reye yakışır, kız gibi, afif; kullanılmamış, dokunulmamış, temiz; tabii; el değmemiş, bakir. virgin forest bakir orman. Virgin Queen ingiltere kraliçesi

1.Elizabeth. virgin


İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. virginal, on altıncı ve on yedinci yuzyıllara ait ve çembaloya benzer ayaksız çalgı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bakireye yakışır, kıza ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerika Birleşik Devletlerindeki eyaletlerden biri. Virginia creeper frenk asması, bot. Parthenocissus quinquefolia. Virginia reel bir Amerikan halk dansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kızlık, bakirelik, iffetlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orman asması, bot. Clematis virginiana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hüzünlü, tasalı, kaygılı.

İsimler ve Anlamları by