Irili Ufaklı ne demek? | Irili Ufaklı anlamı nedir? | Irili Ufaklı

Irili Ufaklı anlamı nedir?

irili Ufaklı ne demek?

irili Ufaklı anlamı nedir?

irili Ufaklı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: irili ufakli

Türkçe - İngilizce Sözlük

big and little mixed together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşırı olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exorbitance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excess. extravagance. excessiveness. extremism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exaggeration. excess. exorbitance. intemperance. surfeit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aykırı olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. disagreement. incongruity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disagreement. difference. incongruity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Canlılık, hayat, yaşayış. 2. Sertlik, katılık, (bk.) Dirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sap. vitality. liveliness. vivacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liveliness. freshness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revival. invigoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrection. revival. invigoration. resurgence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yapılabilir ve teorik olarak mümkündür. Hatta ünlü tenör Cruso’nun bunu başardığı rivayet edilir. Reonansını tutturabilirseniz sadece bardak değil başka birçok şeyi kırabilirsiniz. Peki öyleyse, nedir bu rezonans?

Salıncakta bir çocuğu salladığınızı düşünün. Salıncak size gelirken, tam en üst noktaya ulaşmadan salıncağı itmeye kalkışırsanız, onu yavaşlatırsınız. Ancak salıncak size doğru gelirken, itmeyi hep en üst noktada yaparsanız, her seferinde aynı kuvvetle itseniz bile, salıncak gittikçe hızlanacaktır.

Salıncak kendi tabii frekansı ile, diyelim ki, dakikada 30 salınım yaparak sallanıyordu. Siz de dışardan bir kuvvet, fakat aynı frekansta bir kuvvet uyguladınız. Bu iki frekans çakıştı ve salıncak da bu nedenle gittikçe hızlandı.

Salıncak örneğinde olduğu gibi, her cismin bir kendi tabii frekansı vardır. Cisimlere kendi tabii frekansları ile çakışan bir frekansta her hangi bir kuvvet uygularsanzı rezonans denilen kontrolsüz bir ortam oluşabilir.

Eğer önünüzde duran bir bardağa, onun tabii frekansına uyan bir frekansta bağırabilirseniz, daha doğrusu bir ses dalgası gönderebilirseniz, bardağın tabii frekansı ile sesin frekansı çakışarak, bardaktaki titreşimi kontrolsüz bir şekilde artırır, bardak rezonansa girer ve sonuçta çatlayabilir veya kırılabilir.

İnsanlar günlük yaşamlarında pek farketmemelerine rağmen rezonans olayı, otomobilden, köprü dizaynına kadar mühendislerin en çok zorlandıkları konulardan biridir. Hatta bu nedenle, askerler bir köprüden geçerlerken, yürüyüş adımlarının frekansları köprünün tabii frekansı ile çakışıp, köprü yıkılmasın diye, köprülerden uygun adım yürüyüşle geçmezler.

Otomobilde direksiyon mekanizması ile amortisörlerdeki titreşim aynı frekansa gelince, rezonans sonucunda direksiyon şiddetli sarsılmaya başlar. Mühendisler araba dizaynında parçaların biçimlerini, yaylanmalarını ve ağırlıklarını, devir sayıları ve benzeri faktörleri göze alıp rezonansı en aza indirmeye çalışırlar.

Peki bu rezonansın hiç iyi bir yönü yok mu? Var elbette. Örneğin radyo istasyon dalgalarını araken bu dalgaları yakalarsanız, kendi alıcınız ile birbirini tuttuğu an rezonansa girer, genliği artar ve bu istayonu işitmeye başlarsınız.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). İçinde irisi bulunan. İrili ufaklı = Büyük, küçük karışık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big and little mixed together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyüklük, cüsse büyüklüğü, Ar. cesamet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gigantism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

largeness. bigness. corpulence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brittle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delicate. fragile. frail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breach / violation of the rules / regulations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı.

Günümüzde böyle bir durum söz konusu değilse de, bayrakları yarıya indirmek bir saygı ifadesi olarak kaldı. Milletlerin matem günlerinde, önemli devlet adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarını yarıya indirmeleri, mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenek haline geldi.

Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçen gemilerin, geçiş süresince bayraklarım yarıya indirmeleri geleneği, saygının bir ifadesi olarak günümüzde hala devam etmektedir.


Genel Bilgi by

Finansal Terim

(Fixed Income Securities)

Alacaklılık hakkı sağlayan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve yatırım aracı olarak kullanılan borçlanma senetleridir. İhraç eden kuruluşların niteliğine göre kamu ve özel sektör menkul kıymetleri olarak ikiye ayrılırlar. Sabit getirili menkul kıymetler vade sonuna kadar elde tutulmaları halinde belirli bir getiriyi garanti eder.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.), içinde ufak bulunan: İrili ufaklı = İri, ufak karışık veya birbiri üstüne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Küçüklük: Ufaklığın zararı yoktur. 2. Ufak para: Üstümde ufaklık yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pint-sized. pint-size. little one. shorty. shortie. tiny. kid. kiddy. bantling. fractional currency. smallness. tot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smallness. littleness. change. little one. small change. child. kid. boy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fractional coins. smallness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kadında erkeklik özelliklerinin görünmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by