Iris ne demek? | Iris anlamı nedir? | Iris

Iris anlamı nedir?

iris ne demek?

iris anlamı nedir?

iris | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iris

Türkçe Sözlük

(i. Y. anatomi). Gözün saydam tabakasının arkasında bulunup, deliği, ışığın az veya çok olmasına göre genişleyip büzülen tabaka. İrisin rengi göz rengini meydan getirir, Ar. kuzâhiye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored ring of tissue suspended behind the cornea and immediately in front of the lens It regulates the amount of light entering the eye by adjusting the size of the pupil. the opaque muscular contractile diaphragm that is suspended in the aqueous hu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pigmented tissue that lies behind the cornea that gives color to the eye and controls the amount of light entering the eye by varying the size of the black pupillary opening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The coloured muscular membrane which lies behind the cornea and in front of the lens which by opening or closing determines the size of the pupil and hence the amount of light entering the eye. the colored ring of tissue suspended behind the cornea and im

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An adjustable opto-mechanical aperture built into a camera that controls the amount of lights coming through the lens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored portion of the eye, the iris regulates the opening of the pupil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The video camera's lens opening which regulates the amount of light entering a camera.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Behind the cornea is the colored part of the eye, the iris The color of the iris is a result of the amount of pigment, it contains The iris contracts and expands its dilator muscles, depending on whether you are in bright light or in dim or dark surroundi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored portion of the eye that expands and contracts to control the size of the eye opening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored portion of the eye behind the cornea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pigmented tissue that lies behind the cornea that gives color to the eye and controls the amount of light entering the eye by varying the size of the black pupillary opening Back to Top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored portion of the eye It is actually a small muscle that helps the eye adjust to different levels of light and dark When it dilates, the eye receives more light through the pupil, and when it contracts, the eye receives less light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The iris controls the amount of light entering into the eye and is the part of the eye that gives it color.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is a structure that we see as the colored part of the eye Two muscles within the iris relax and contract the pupil so it can help control and focus the light coming in to the eye. pigmented tissue that lies behind the cornea that gives color to the e

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tissue behind the cornea that gives color to the eye and controls amount of light entering the eye by varying the size of its central opening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The colored part of the eye The ring of tissue suspended behind the cornea and immediately in front of the lens Regulates the amount of light entering the eye by adjusting the size of the pupil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Similar to your eye, the adjustable opening in the lens that allows light to pass through The measurement for the iris opening is F-stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The coloured part of the eye, which changes the size of the pupil, regulating the amount of light allowed into the eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Colored part of eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

IRIS is a Web application allowing Network Administrators to configure the ports on the switches in their buildings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The round, pigmented membrane surrounding the pupil of the eye, having muscles that adjust the size of the pupil to regulate the amount of light entering the eye. plants with sword-shaped leaves and erect stalks bearing bright-colored flowers composed of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) iris tabakası, gözbebeği etrafındaki renkli kısım; gökkuşağı veya buna benzer herhangi bir şey; (mit.) gökkuşağı tanrıçası; süsen, (bot.) Iris. brown iris pas lâlesi, (bot.) Iris lurida.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD ya da benzer bir kaynaktan 5.1 Surround Ses bilgisi alan bir giriş. 5.1 Surround Ses, iki ön kanal, iki arka kanal, bir merkez ve bir subwoofer kanallarından oluşmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Aldırmak işi. Aldırış etmemek = Ehemmiyet vermemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regard. care. attention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. attention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. unheeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. empiriste

fel. deneyci

Deneycilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. mantık). İki şey arasında bazı noktalarda uygunluk hali.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Araç müzik sisteminize Sony Network WALKMAN® gibi çeşitli taşınabilir ses cihazlarını bağlamanızı sağlar. Ayrıca araç içi video sisteminizin sesini, araç müzik sisteminize yönlendirmek için de kullanabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu, Sony’nin daha fazla depolama ve MP3’ten daha iyi ses kalitesi sunan benzersiz ses sıkıştırma teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Araba stereosunun ön tarafına yerleştirilmiş auxiliary girişi (3,5 mm mini jak). Hoparlör çıkışı aracılığıyla MP3 gibi taşınabilir ses cihazlarını bağlamak için kolay erişim sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırmak fiili ve tarzı, nâra, sayha: Bu bağırış nedir? (bk.) Bağrışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shouting. clamour. holler. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

press release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

press release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بدسرشت] kötü yaratılışlı, mayası bozuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bildirme, anlatma, haber verme, Ar. İlâm, ifhâm. 2. Haber verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bindirmek fiili ve tarzı .

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

somebody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. anybody. somebody. one. someone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anyone. anybody. somebody. someone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [برشته] kavrulmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bağırma, haykırma, nidâ, sayha, yüksek ses. Fars. Bülend-Avâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aleyhinde bulunma, Osm. fasi, gıybet ve mezemmet tarzı: Onu bir çekiştiriş çekiştirdi ki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çevirmek fiili ve tarzı, (bk.) Çevirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarı zanbak kökü unundan yapılan bir macun ki, ciltçiler ve papuççular tarafından mukavva ve meşin yapıştırmakta vesair işlerde kullanılır. Kola kullanılması tercih edilir. Çiriş çanağı = Yapışkan ve tatsız şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paste. dope. size. glair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasting. paste. glue. size. adhesive. gum. cement. dressing. stickum. gluten. sizing. fabric dope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çiriş sürmek, çirişle yapıştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çirişle yapıştırılmak: Kitap kabı böyle mi çirişlenir?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiriş sürülmüş, çirişle yapıştırılmış.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(sarızambak): Zambakgillerden, beyaz çiçekli bir bitkidir. Kökündeki yumrulardan çiriş yapılır. Nisan - Temmuz aylarında çiçek açar. Kullanıldığı yerler: Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Memeli basuru tedavi eder. Mafsal ağrılarını dindirir. İdrar ve adet kanı söktürür. Saçkıran tedavisinde de kullanılır.

Şifalı Bitki by

Teknolojik Terim

Bu özelliğe sahip kaydediciler, Euro AV üzerinden Pay-TV Dekoderlerine bağlanmaya hazır halde sağlanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu bağlantı, koaksiyel Dijital Giriş/Çıkış’a sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız koaksiyel dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital giriş/çıkışa sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu optik bağlantı, optik Dijital girişe sahip diğer HiFi bileşenlere kayıpsız dijital iletim sağlamak için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). Umumiyetle bir şeyin bir ucunu bir tarafa çekme: Topları dirisa etmek = Kuyruklarını çekip ağızlarını hedefe döndürmek.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DV Giriş/Çıkış terminali, DV-kaydedilmiş verilerin, bağlı DV cihazlara dijital sinyal olarak gönderilmesine izin verir. DV Giriş/Çıkış terminali kullanılarak , video/audio, dizin verileri ve dublaj sesler tek bir kablo bağlanılarak aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. firistâde-gân). 1. Gönderilmiş, Ar. mersûl, mürsel. 2. Elçi, hususî görevli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرستاده] elçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرشته] melek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فرشته خو] melek gibi, melek huylu, güzel huylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris, özellikle karanlık sahnelerde kontrastı geliştirmek için tasarlanan özel bir işlevdir. İki moddan birini (Otomatik ve Manuel) kullanın. Otomatik Modda en iyi içerisinde parlak ve karanlık sahnelerin bulunduğu filmler gibi video içeriği ile birlikte çalışacak şekilde tasarlanmış iki farklı ayar vardır. Otomatik 1, sahneden sahneye değişen geniş bir parlaklık aralığına sahip programlar içindir. Otomatik 2 ise parlaklık düzeyleri sahneden sahneye pek farklılık göstermeyen programlar içindir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş İris 2 sistemi her sahnedeki ışık düzeyine otomatik olarak tepki vererek ve en iyi sonuçları elde edecek şekilde diyafram açıklığını ayarlayarak çalışır. Karanlık sahnelerde, bu genellikle gölgelerde genellikle kaybolan ayrıntıları ortaya çıkarır ve aydınlatmanın parlak olduğu sahneler de tanımlamalarını korur ve silinmezler. Kapsamlı bir manuel seçenek de dahil olmak üzere, dört farklı ayar vardır ve böylelikle sonuç daima tam istediğiniz gibi olur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kibirli, gururlu. 2. Tenbel. 3. Kan dökücü, zâlim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Münakaşa etmek, vızıltı ile kavga etmek: Bütün gün gırgırlaşıyorlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Girmek işi ve tarzı. Ar. duhul: Onun kapıdan girişi insanı korkutur. 2. Girilecek yer ve taraf. Ar. medhal: Binanın en ziyade girişine dikkat etmeli. Girişi gösterişli olmalı. 3. Başlangıç, Ar. Şürû, mübâşeret, ibtidâr: Söze, bahse girişi. Giriş çıkış = Bir çeşit ufak çocuk oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead-in. entry. entrance. admittance. input. inlet. intake. introduction. checkin. access. adit. admission. ante. door. doorway. entree. exordium. induction. inflow. influx. ingress. lead in. pass. port. preamble. prelude. proem. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

access. admission. door. doorway. entrance. entry. foyer. inlet. input. intake. introduction. preamble. preliminary. prologue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preamble. input. introduction. entry. access. entrance. gate. inlet. intake. going in. adit. admission. arrivals. hall. matriculation. frontispiece. preface. participation. approach. elementary. entree. prelude. prologue. vestibule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

threshold gate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrance / front door. entrance / entry door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entry card. car of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD üzerindeki her parçanın başlangıcı çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admission fee. entrance fee. admission. charge for admittance. entrance rate. entry / entrance fee. cost of entry. entrance. entry fee. attendance fee. door money. gate money. payment for administration. price of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intricate. complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complex sentence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be meddled. to be undertaken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik) (y. k.). iki titreşim hareketinin birbirini yok etmesi hadisesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. undertaking. go. approach. attempt. bid. effort. essay. fist. initiative. ploy. shot. show. step. trial. venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attack. attempt. bid. enterprise. fling. go. move. shot. show. step. try. undertaking. interference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interference. enterprise. initiative. attempt. crack. shot. smack. undertaking. venture. whirl. business venture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. entrepreneurial. go-ahead. entrepreneur. entrant. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur. contractor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrepreneurship. enterprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Daima teşebbüs hâlinde olan, müteşebbis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. pushful. aggressive. sociable. companionable. full of pep. clubable. clubbable. clubby. pushing. up and coming. up-and-coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggressive. enterprising. pushing. pushful. energetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprising. energetic. aggressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprisingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing / having enterprise / initiative. gumption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girme, geçme, zıvanalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Naz, işve, yan bakış, göz ve kaş ile yapılan işaretler, cilve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarkation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Karşılıklı biribirlne girmek. 2. Başlamak: Bu işe girişmem lâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attempt. to meddle. interfere. to attempt. to enter into sth. to pitch into sth. to have a bash at. to go at sth. to knuckle down. to pitch into sth. to begin to beat. to beat sb up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to meddle. to interfere. to mix up in. to attempt. to undertake. to set about. to get tangled up. to be intertwined. to get into a fight or quarrel. embark. enter. essay. get down to. make. mount. plough plow with sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Haykırmak eylemi veya tarzı. 2. Haykırma sesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclamation. squeal. cry. shout. scream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cry. shout. holler. shouting. whoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Yunanca’dan). İsâ dinine tâbi olan, İsevî, Nasrânî, Hıristiyanlar, Hıristiyan kavimler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (m. Hıristiyâniyye). Isâ dinine mensup ve ait, Nasrânî, İsevî (yanlış tâbir olup, yerine Nasrânî ve İsevî kullanılması doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İsâ dini, İseviyyet, Nasrâniyyet: Hıristiyanlık Alemi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) İrlanda'ya ait; İrlanda diline ait; (i.) İrlandalı; İrlanda dili; İrlanda şivesiyle konuşulan İngilizce; kavgacılık. Irish Free State Bağımsız İrlanda Cumhuriyeti. Irishman (i.) İrlandalı erkek. Irish potato patates.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kâfirler memleketi. Afganistan’ın güneydoğusundaki MÜnistân eyaletinin eski adı. 2. Güneydoğu Afrika sahilleri, Fr. cafrerie.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kandırma, Ar. iknâ, irzâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Keman gibi bazı sazlara tel olarak takılan, sinir veya barsak şey. Kemanın kirişlerini germek; kiriş koymak. 2. Yayı germeye yarayan lâstikli bağ; yayın kirişini çekmek. 3. Döşeme ve tavan tahtalarını mıhlamak üzere odanın enince kılıçlama konulan kereste: Bütün kalastan kirişler konmuş olduğundan döşeme hiç esnemiyor. Birine kiriş olmak = Takılmak, ilişmek. Kulak kirişte olmak = Söylenilen şeyi kaçırmayıp İşitmek ve lâzım geldiği şekilde yapmak üzere dikkatli ve uyanık olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tendinous. catgut. string. chord. tendon. tie beam. balk. baulk. beam. bowstring. girder. gut. joist. ligament. rafter. rib. sinew. span. stringcourse. tie. timber. traverse. wire. catgut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. chord. girder. joist. ligament. sinew. tendon. rafter. balk. violin string. catgut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. girder. joist. rafter. bowstring. tender. chord. cross beam. crossbeam. member. sinew. tendon. truss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı devrinde kiriş yapılan fabrika.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırışmış olan: Örtünün kırışıklarını düzelt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled. wrinkly. crinkly. crisp. crispy. liny. wrinkle. corrugation. crease. crinkle. furrow. pucker. ruck. seam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haggard. wrinkle. crease. pucker. wrinkled. creased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkle. wrinkled. crinkle. crinky. crisp. furrow. ruck. rumple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kırışığı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. pucker. ruck. seam. wrinkle. furrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkledness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without wrinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıcına konulmuş kereste: Kiriş gibi kılıcına konulmuş, kılıçlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringing. drawing the joisting. end on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yayın kirişini çekmek, germek: Yayını kirişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to string. to joist. to furnish with joists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Küçük katlanışlar meydana gelerek bir şeyin düzgünlüğü bozulmak. Çarşaf kırıştı. 2. Karşılıklı kırmak: Çocuklar yumurta kırışıyorlar. 3. Yarı yarıya paylaşmak (argo): Gel şu parayı kırışalım. 4. Cilveleşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. crinkle. crumple. wrinkle. to wrinkle. to crinkle. to crease. to crush. to crumple. to ruck up. to kill one another. to bet with each other. to divide among/between themselves.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get wrinkled. to kill each other. to divide sth among or between themselves. to bet with each other. crease. crinkle. pucker. wrinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrugation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Flört etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flirt with. cockle. wrinkle. wrinkle up. corrugate. crinkle. crumple up. frill. furrow. line. pucker. pucker up. ruck. ruck up. ruffle. rumple. shrivel. shrivel up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crease. crinkle. crumple. furrow. ruffle. rumple. wrinkle. to wrinkle. to ruffle. to rumple. to crinkle. to crease. to crumple. to crush. to carry on. to have it off. to get off with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrinkle. to flirt with. corrugate. crease. crinkle. line. ruck. rumple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Line level seviyesinde çalışan bir giriş türü.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MICROMV ürünlerinde, dijital video görüntüsünün transfer edilmesi için i.LINK™ terminali kullanılır. Farklı bir veri sıkıştırması teknolojisi kullanıldığından DV ya da Digital8 biçimleriyle uyumlu değildir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Motorlu giriş seçici, CD, radyo ve kaset giriş sinyallerinin yüksek kaliteli, kayıpsız değiştirilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

NTSC (National Television Standards Committee) Video Girişine sahip TV’ler, NTSC Video Kameralara, Video Disk oynatıcılara ve sabit video kaydedicilere bağlanabilirler.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private enterprise. private enterprise / undertaking. privately owned enterprise. private concern. private initiative. privately owned enterprise / establishment / undertaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private entrepreneur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

PC’nin, video grafik adaptörüne gerek duyulmadan doğrudan TV’ye bağlanabilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

S-Video, parlaklık ve renk bilgilerini ayrı ayrı aktararak gelişmiş bir video görüntüsü sağlar. Bu standart, değiştirilebilir bir SCART konektörü ya da ek bir 4 pimli jakla kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşlama yazarı hicivci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocal cords.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Göz yaşı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرشک] gözyaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tabiat, yaratılış, huy: Meiek-sirişt = melek tabiatlı (asıl mânâsı: Yoğurma).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سرشت] yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yoğurulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Binek hayvanının hızlı ve sarsıntılı yürüyüşü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by