ıs ne demek? | ıs anlamı nedir? | ıs

ıs anlamı nedir?

ıs ne demek?

ıs anlamı nedir?

is | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime:

Türkçe Sözlük

(ISS) (i.) (aslı is, İ, iye, iyi, idi). 1. Sahip, mâlik, efendi: Lutuf ıssı = Lutuh sahibi, ıssını ağırlayan, itine kemik atar. 2. Şenlik, bayındırlık, bk. İye, iyelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dumanın birikmesinden hasıl olan siyah madde. Mum, çıra isi, is mürekkebi. 2. Yanmaktan doğan koku: Is kokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. insanın çalışarak yaptığı şey, Ar. amel, Fars. kâr: İş yapmak, iş işlemek. 2. Çalışma, uğraşma, meşguliyet: İşim vardır; yazı yazmayı iş edinmişimdir. 3. Emir, madde, görev: Bu, müşkül bir iştir, bunda bir iş vardır. 4. Vazife, görev, bir adamın yapacağı: O, benim işimdir; o, senin işin değildir. 5. Ehemmiyetli madde, mesele: Bunu da iş yaptınız. 6. Hizmet, memuriyet: Bir iş arıyor; kendisi bir işte midir? 7. Hâcet: İşimi görmedi; işini bilir. İş adamı, eri = Elinden iş gelir; iş görmeye muktedir, usta işçi. İş ola = Eskiden iş ve san’at sahiplerine selâm yerine söylenen dua. Mecâzen: Münasebetsiz bir harekette bulunana da tekdir için söylenir: «İş ola» = sanki iş görmüş demek. İşi olmak = İşi görülmek, maksadı hâsıl olmak. İş içinde iş var = Gizli maksat ve hile bulunmak. İş işten geçmek = Artık olup bitmek, tâmir ve ıslaha vakit kalmamak. İşbaşı = 1İş sahibi. 2. Bir iş görmeye memur adamların başı, işçibaşı, usta. İşbaşı etmek = Çalışmaya koyulmak. İşin başı = Gerçek, kaynak, asıl. İş başında = işle meşgul: Kazanmak isteyen sabah erken işinin başında bulunmalıdır. İşe bakmak = İşle meşgul olmak, İş görmek. İş bitirmek = İşi sona erdirmek, hal ve fasletmek. İş bilir = Elinden iş gelir. İş bilmez = Elinden iş gelmez, gafil. İş çıkarmak = 1. Ehemmiyetsiz şeye ehemmiyet verip mesele çıkarmak, asılsız yere uğraşmak ve uğraştırmak. 2. Çalışıp çok ve iyi netice almak. İş kisvetl = işle uğraşıldığı vakit giyilen esvap, iş elbisesi veya üst gömleği. İç güc = Meşguliyet. İş güc etmek = İş edinmek. İş görmek = Müsbet iş yapmak. İş günü = Tatil dışında çalışılan gün. İş göstermek = Yapacak iş vermek. İşli güçlü = Meşgul, dağdağalı. İş yapmak = İş görmek ve mecâzen iş bozmak: Amma iş yaptınız. İşe yaramak = Değeri olmak. Elişi = Nakış gibi kadınlara mahsus bazı san’atlar. Usta işi = Maharetle yapılmış, sanatlı, süslü şey İğne işi — Kasnak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soot. black. smut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smut. soot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soot. lampblack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information Systems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stands for Information System. information system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information Services.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Case Western Reserve University's Information Services division.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information Systems - the collection of technical and human resources that provide the storage, computing, distribution, and communication for the information required by all or some part of an enterprise. information store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The use of and investment in computer technology by the principal or centralized organization formally charged with the responsibility for computer technology Often the IS organization is led by a chief information officer , vice president of the IS organ

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Interim Standard: A designation of the American National Standards Institute--usually followed by a number-that refers to an accepted industry protocol; e g, IS-95, IS-136, IS-54.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Instrumentation System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This stands for Information System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Interim Standard: A designation of the American National Standards Instituteusually followed by a numberthat refers to an accepted industry protocol; e g , IS-95, IS-136, IS-54.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used by the client to select and send authentication information for an authentication type supported by the server.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information systems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A designation of the American National Standards Institute--usually followed by a numberthat refers to an accepted industry protocol; e g, IS-95, IS-136, IS-54 IS-41: The network standard that allows all switches to exchange information about subscribers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Information Strategy. a department that provides computing, networking, and Internet services.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عيش] yaşama. 2.eğlenme, gününü gün etme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) be; as is (tic.) şimdiki haliyle, olduğu gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) island.

İngilizce - Türkçe Sözlük by