ıs’af ne demek? | ıs’af anlamı nedir? | ıs’af

ıs’af anlamı nedir?

ıs’af ne demek?

ıs’af anlamı nedir?

ıs’af | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bir isteği, dileği yerine getirme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birinin dileğini yerine getirme ve ricasını kabûl ile istediğini icra etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden, çiçekleri güzel sarı renkli bir bitki (Calendula arvensis).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sevgisini azaltmak, soğutmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sevgisi azalmış, soğumuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). inkar etmek, kabullenmemek; (huk). reddetmek, cerhetmek, nakzetmek; (i). inkar, ret, iptal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (ing). (huk). orman kanununun kapsamı dışında bırakmak, ormanları tahrip etmek, ormansız bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûf» tan masdar).

1.(ay) Tutulma, Osm. husûfa uğrama, münhasif olma.

2.mec. Daha güzel, daha parlak ve şanlı bir şey veya şahsın yanında ikinci planda kalıp itibarı azalma: O asırda İbni Sina’nın bulunduğu bir yerde diğer Alimlerin inhisafı tabiî idi.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انخساف] ay tutulması. 2.gelişimini yitirmek, parlaklığını kaybetmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «küsûf» tan masdar).

1.Kırılma, Osm. şikeste olma: Dökme demirden mamul şeylerin inkisara kabiliyetleri fazladır.

2.Kalb kırılma, gücenme, Osm. hâtır-mânde olma: O adamın bana inkisara hi; hakkı yoktur.

3.Beddua: Bir anne, çocuğuna hiçbir vakit yürekten inkisâr etmez (bu ü;üncü mânâ Arapça’da yoktur).

4.(fizik) Işınların boşluktan havaya ve havadan suya geçerken yön değiştirmesi kaidesi, Fransızca: rifraction.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «keşf» ten masdar) (c. inkişâfât).

1.Meydana çıkma, açılma, Osm. zâhir ve Aşikâr olma.

2.Bir hal veya mânevi sırrın görünmesi. Ar. tecellî.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

development. growth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انکشاف] ortaya çıkma. 2.gelişim, gelişme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelişmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. İtisâfât). Doğru yoldan sapma, yolsuzluk, hakkaniyetsizlik: İddia olunan itisâfâtın aslı yoktur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعتساف] yolsuzluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasf» dan masdar). Vasıflanma: İyi ahlâk ile ittisâf etmek (muttasıf olmak tâbiri daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eavesdropper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: MÜSAFERET) (i. A. «sefer»den masdar).

1.Yolculuk, seyahat.

2.Misafirlik, konukluk: Uç gün misâferette kaldık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSAFİR) (i. A. «sefer» den if.) (c. müsâfirîn).

1.Sefer ve seyahat eden, yolcu, gezgin, seyyah: Denizlerdeki Müslüman misafirler için dua etmek (Arapça’da asıl olan bu mânâ ile dilimizde az kullanılmış, değişik mânâlar almıştır).

2.Konuk: Anadolu köylerinin misafir kabûlüne mahsus odaları vardır; misafir kabûl eder misiniz?

3.Ziyaret için veya konuşmak için birinin evine giden, ev halkından olmayıp dışardan geçici olarak gelen: Odada bir misafirim var; ben misafir değilim ev halkındanım; misafir yatağı.

4.Göze Arız olan leke: Gözönünde misafir çıktı. Misafir olmak = Konmak, Osm. mihmân olmak: Uç gün bize misafir oldu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest. company. visitor. caller. lodger. sojourner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

company. guest. visitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guest. visitor. company. lodger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yolcuların dinlenmesine mahsus bina.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Misafir sever.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small. village house built to accomodate travelers. house of accommodation. house of call. guest house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Konukluk, mihmanlık, başkasının evine konan yolcu ve yabancının hâli: Misafirlik bir gece, iki gece olur.

2.Ziyarete gidiş, ziyaret, gezme: Misafirliğe gittiler; gece misafirliğini hiç sevmem.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a guest. visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a guest. visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable. hospitable konuksever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality. cheer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality konukseverlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hospitality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by