Isal ne demek? | Isal anlamı nedir? | Isal

Isal anlamı nedir?

isal ne demek?

isal anlamı nedir?

isal | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. «vüsûl»den masdar). Vusûl buldurma, eriştirme, yetiştirme, ulaştırma: Mektubu gideceği yere, erzakı orduya İsâl eyledi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ایصال] kavuşturma, ulaştırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şu’Uden masdar). Şûlelendirme, yakma, tutuşturma, parlatma: Ateşi iş’Al etti. mec. Şiddetlendirme, meseleyi iş’Al etmeyinizl

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angular velocity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit iskambil oyunu. Altmışaltıya bağlamak = Boş vaatlerle oyalamak, biraz taviz vererek işi halletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infrastructural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). değer biçme, kıymet takdir etme, tahmin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - An gibi çalışkan kimse.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی مثال] benzersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Alp dağlarının güneyinde bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Deniz gibi çok ‘olan, denizi andıran.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). müsaade etmemek, engel olmak men etmek; inkar etmek, reddetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Ayırma.

2.Sütten


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. haslet) Huylar, tabiatlar, mizaçlar, karakterler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. haslet). Hasletler. (bk.) Haslet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصال] huy, haslet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Tabiatı uğurlu, güzel huylu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gusl»dan masdar). Yıkanma, yunma, gusül alma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mesel» den masdar).

1.Bir şeyi örnek ve misal alıp ona uyarak hareket etme, uyma.

2.Alınan emre tamamiyle baş eğme ve itaat edip ona göre hareket etme: Emirlere imtisâl etmeyen memur mes’ul olur. İMTİSALEN


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امتثال] boyun eğme. 2.verilen işi yapma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fasl»dan masdar).

1.Ayrılma, yerini terkedip gitme: Onun buradan infisali doğru olmaz.

2.Azledilme, işinden uzaklaşma: Son memuriyetinden infisali hangi sebeple oldu acaba?


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انفصال] ayrılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ulaştırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «seyelân» dan masdar). Akıtma, seyâlan ettirme, gözyaşlarını isâle etti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اساله] akıtma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «asi» dan masdar). Kökünden koparıp çıkarma, varlığını ortadan kaldırma: Bu memleketten eşkıyayı istîsâle muvaffak oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasi» dan masdar) (c. ittisâlât).

1.Ulaşma, bitişme.

2.Aralık yokluğu, temâs, biribirine dokunma: ittisâli kesmek.

3.Biribirine yakınlık. Ittisâlinde = Tâ yanında, bitişik olarak. Kesb-i ittisal etmek = Yanyana gelmek, temas etmek, bitişmek.

4.Bir bina, arsa ve arazinin dört tarafındaki hududu.

5.(askerlik) Orduyu meydana getiren tümen ve başka birlikler arasındaki muhabere ve bitişme yolları.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contiguity. communication. liaison. junction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اتصال] birleşme, kavuşma. 2.bitişik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boyu kısa olan şeyin hâli; zıddı: uzunluk. Ar. kasar: Kısalığından başka bir özrü yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brevity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shortness. brevity. short span of time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraction. curtailment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kısa olmak, boy azalmak, kısa gelmeye başlamak, çekilmek, Osm. takassur etmek: Tahtanın ucu kesilirse kısalacaktır; bu ceket çok kısaldı; bu kumaş yıkanınca kısalır.

2.Muhtasar, hulâsa, kısa, özetlenmiş olmak: Bugün Türkçe’de cümleler kısaldı; demiryolundan dolayı Anadolu’da yolculuk kısaldı; günler gittikçe kısalıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contract. shorten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become shorter. to shrink. diminish. shorten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında tek bir figürün ya da nesnenin, derinlik duygusu verecek şekilde betimlenmesi anlamına gelen terim. Derinlik dugusunu, yanılsama yoluyla yaratması açısından bir perspektif türü olarak kabul edilir. Kısaltımda, betimlenen nesneye, figüre belli bir uzaklıktan ya da alışılmadık bir açıdan bakıldığında, ortaya çıkan biçim bozmalar yumuşatılarak tuvale aktarılır. Örneğin, yatan bir figürün ayak ucundan bakıldığında, ayaklar olduğundan büyük, baş da küçük görünür. Kısaltımı kullanan sanatçı, ayakları göründüğünden küçük, başı da o oranda büyük vererek biçim bozmaları yumuşatır. Sanat tarihinde kısaltımın en iyi bilinen örneği, Mantegna`nın Ölü İsa adlı kompozisyonudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kısaltmak işi. 2.Bir şeyin kısaltılmış hali: Kısaltma işaretleri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compress. abbr. shortening. compendium. abbreviation. abridgement. compression. condensation. curtailment. retrenchment. summary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abbreviation. abridgment. shortening. contraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abbreviation. shortening. abridging. abridgment. abridgement. brachylogy. contraction. curtailment. résumé.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kısa etmek, azaltmak, Osm. taksir etmek, kesip kırarak kısa yapmak: Direği, elbiseyi, seçı, sakalı kısaltmak; yolu kısaltmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shorten. make shorter. abbreviate. abridge. summarize. cancel. clip. compress. curtail. cut down. dock. edit. prune. reduce. retrench. short-circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abbreviate. abridge. contract. cut. shorten. truncate. to shorten. to abbreviate. to abridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abbreviate. to shorten. to abridge. to condense. boil down. compress. contract. curtail. cut. diminish. encapsulate. file down. pare. take up. telescope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shortened. abbreviated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. emsile).

1.Örnek, nümûne, umumî bir şeyin veya kaidenin anlaşılması için gösterilen örnek: Her kaideye bir misâl getirmeli; herkese misâl olacak bir adamdır.

2.Benzer: Melek misâli, derya misâli. 3.Rüya, düş. Alemi misâl = Alem-i mânâ, rüyâ Alemi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

example. instance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

example. model örnek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

example. illustration. precedent. case. epitome. exemplification. instance. pattern. specimen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) örnek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

örnek almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uygunsuz izdivaç, yanlış evlilik; uygunsuz bir birlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. uygunsuzca birleşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coincident.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accidental. chance. coincidental. concurrent. fortuitous. random. incidental. casual. fortitous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casual / adj ,. coincidental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. misilleme, misli ile mukabele, aynen karşılığını yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. resâil).

1.Mektup, Fars. nâme: Risâle-i tebrîkiyye (bu mânâ ile çok az kullanılmıştır).

2.Broşür: Risâle-i mahsûsa, Fr. monographie.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brochure. dissertation. folder. pamphlet. tract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Mektup. 2.Kısa yazılmış, küçük kitap. 3.Dergi, mecmua.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin elçisi, peygamberi. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Elçilik.

2.Peygamberlik.

3.(hukuk). Mes’uliyeti yüklenmekslzin birinin sözünü diğerine bildirme, iletme.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Elçilik. Peygamberlik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. risâlet = peygamberlik, Fars. penâh = sığınak). Peygamberimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Peygamberimiz’e ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Peygamberimiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bir salkım türü (luburnum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numerical. numeral. quantitative. scalar. digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numeral. numerical. digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numeric. numerical. digital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sisal keneviri, dayanıklı bir çeşit kenevir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sürpriz, hayret verici şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

godlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divine. godlike. heavenly. relating to God. celestial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celestial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vasi» dan). Sevdiğine kavuşma, vuslat. Firak mukabili: Visâl-i yâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ وصال] ulaşma, varma. 2.kavuşma, vuslat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kavuşma, ulaşma ile ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constitutional. constructional. constructive. organic. structural. tectonic. textural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anatomical. constitutional. structural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

structured. structural. constitutional. constructive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by