Isar ne demek? | Isar anlamı nedir? | Isar

Isar anlamı nedir?

isar ne demek?

isar anlamı nedir?

isar | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. masdar).

1.İkram, ağırlama, İzâz.

2.Kabûl, seçim, Ar. ihtiyâr, intihâb (Türkçe’de cömertçe ortaya koyma, saçıp dağıtarak ağırlama mânâlarına da kullanılmıştır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communicating. making known. communication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İkram, bahşiş. 2.Cömertlikle verme. 3.Dökme, saçma, serpme. 4.Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. iş’Arât). Yazılı olarak bildirme, haber verme: Durumu iş’Ar ediniz; iş’Ar-ı ahire değin; iş’ Arât-ı vâkıası nazar-ı İtibâra alınmadı (daha çok yazı dilinde kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسعار] fiyat belirleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشعار] bildirme, gösterme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Beherine yahut beher defasında altı: Koyunları taksim ettik, cümlemize altışar düştü; altışar altışar alıp götürdüler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Her birine veya her def’ asında altmış: Hepsine altmışar kuruş düştü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixty each. sixty at a time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş saçan; mec. Çok öfkeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Esir tutsak. 2.Altın, gümüş kakmalı işlemel(Erkek İsmi) 3.Saçılan şey, saç. 4.Güçsüz, dermansız.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

division mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Canını feda eden, canını harcıyan, can saçan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [جان نثار] canını feda eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arapça’da elbise demek olduğu halde Osmanlıca’da yalnız Farsça kaidesi ile yapılan sıfat terkiplerinde bolluk mânâsında kullanılırdı: Asâr-ı merhamet-disâr = Merhametle dolu eserler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İçeri’nin zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out. outside of. forth. outside. exterior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. forth. out. outside. exterior. abroad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out. the outside. exterior. abroad. outdoors. forth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protrude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go out. to go to the toilet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of doors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out. outdoors. outside. out of doors. abroad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alfresco al fresco. out. outdoor. outdoors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Non- Resident)

Türk Parasını Kıymetini Koruma mevzuatında tanımlanan dişarıda yerleşik kişidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exogamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

outdoors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abroad. forth. out. outdoor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taşra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taşralı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). silahsızlandırmak, silahtan tecrit etmek, silâhını almak; zararsız hale getirmek; şüpheyi bertaraf etmek, dost kazanmak; (ask). silâhını elinden almak; silahları bırakmak; bir memleketin silahlı kuvvetlerinin sayısını azaltmak veya sınırlamak. di

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). silahsızlanma, silahları bırakma, silahların sınırlandırılması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). karıştırmak, dağıtmak, düzenini bozmak. disarrangement (i). karışıklık, düzensizlik, dağınıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). nizamsızlık, düzensizlik, karışıklık; düzensiz kıyafet; (f). düzensiz bir hale getirmek, bozmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correction mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Cevâhir serpen.

2.Fevkalâde söz ve şiir söyleyen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having one's eyes on sth else (because of discontent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasr» dan).

1.Kuşatma, etrafını alma.

2.Etrafı istihkâmlı yer, müstahkem yer, kale. Bâlâ-hisâr = İç kale.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castle. fortress. fort. citadel. tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castle. fort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castle. fort. citadel. fortress. tower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حصار] kale, hisar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Kuşatma, etrafını sarma. 2.Kale etrafı islihkamlı bent. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T. musiki). Türk musikisinde buselik beşlisinde kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «başarıdan masdar). Kalb ve zihin gözü ile görme, Ar. basîret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cesâret» ten masdar). Cür’etlenme, korkmayıp atılma (bu kelimenin Arapça’da böyle mânâsı yoktur ve doğrusu tecâsür’dür).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اجتسار] yüreklenme, cesaret bulma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cesaretlenmek, cesaret bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasr» dan masdar) (c. ihtisârât). Sözün kısa kesilmesi, merâmız az sözle ifadesi, bir cümleden lüzumsuz veya ikinci derecede lüzumu olan tafsilâtın çıkarılması: Ibni Haldûn’un tarihi ihtisâr edilmemiştir. Ihtisâr suretiyle (İcâz ve icmâl’den farkı vardır: İhtisâr, fazla tafsilâtı çıkarıp ifadeyi tabiî hâlinde bırakmak, İcâz, ifadeyi lüzumundan fazla kısaltıp zor anlaşılacak bir halde bırakmak, icmâl ise yalnız hulâsa ve neticesini almaktır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختصار] kısaltma, özetleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kısaltılmak, özetlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kısaltmak, özetlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tafsilâtsız, muhtasar olarak, ihtisâr yoluyla.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختصارا] özetle, kısaltarak, kısaca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Kısa kesme, Ar. İhtisir, iktifi: Bu kadarla iktlsir eylerim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقتصار] kısaltma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, kasetin üzerine işaret konmasını, mevcut işaretlerin silinmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hasr»dan masdar) (c. inhisârât).

1.Yalnız bir şeye veya şahsa ait olma, bir şeye mahsus olup başkasıyle alâkalı olmama: Eski devirlerde ilimlerin din adamlarına inhisarı halkın cahil kalmasına sebep olurdu. 2, Bir mahsul veya ticarî maddenin bir şirkete, tek ele verilmesi, tekel, reji: Tütün, tönbeki, içki inhisarı.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انحصار] tekel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monopolist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monopolism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curse. malediction. refraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انکسار] ilenme, beddua etme. 2.kırılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nesr» den masdar).

1.Saçılma, dağılma, serpilme.

2.Burundan su çekip püskürtme.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cneşr»den masdar) (c. intişârât).

1.Yayılma, dağılma, üreme. 2, Dillere düşme, Osm. fâş olup şuyû bulma: O hadise şehrin her tarafına intişar etti. 3.Taammüm etme, herkes hissedar olacak surette çoğalıp yayılma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diffusion. publication. dissemination. evolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ انتشار] yayılma. 2.yayınlanma. 3.üreme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yayılmak. 2.yayınlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. işâret). İşâretler ( alâmetler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشارات] işaretler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.İsar).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signal. sign. mark. signal. gesture. badge. landmark. marker. indicator. symbol. glimpse. augury. character. chop. clew. clue. cue. device. distinguishing mark. earmark. ensign. foretoken. graph. harbinger. hint. index. indication. logo. logotype. no.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cue. hint. indication. mark. motion. pledge. precursor. representation. score. sign. signal. spark. stamp. stencil. symptom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mark. sign. gesture. signal. indication. badge. beacon. brand. cue. emblem. guidance. index. inkling. marker. motion. omen. remark. score. signature. symbol. tip- off. token. trace. word.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اشارت] gösterme. 2.alamet. 3.iz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watch fire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beacon fire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bode. designate. mark. motion. sign. signal. suggest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

designate. guide. index. indicate. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signal rocket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forefinger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

index finger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstrative pronoun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. işârât).1. Parmakla, göz, kaş vesaire ile gösterme, imâ: Bana işaret etti; bir işaretle anlattı.

2.Alâmet-i fârika: Kuleden yangın için işaret çekilir; gemi işaret kaldırdı; işaret çekmek; işaret koymak.

3.Hatırlatmak ve doğrudan olmayarak verilen emir: İş kendisine müdür tarafından işaret edildi. İşâret-i aliyye Eskiden şeyhülislâm emri. İsm-i işâret — Gramerde «o, bu, şu» gibi göstermeye mahsus zamir, işaret zamiri. (matematik) İşârât-ı cebriyye = Cebir senbolleri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signaler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signaller. flagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشارة] işaret ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mark. sign. note. tick. tick off. score.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mark. plot. to mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mark. to point out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be marked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Karşılıklı işaret vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make signs to one another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marked. tagged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marked. tagged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şûrâ»dan masdar) (c. istişârât). Danışma, birinin fikir ve görüşünü alma. Istişâre Odası = Tanzimat devri Osmanlı teşkilâtınde, hâriciye nezâretinde, devletlerarası hukuk mütehassıslarından kurulu komisyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consultation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consultation. consulting. asking for advice and council. advisory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استشاره] danışma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

danışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisory council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. musiki). Türk musikisinde bir perde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apostrophe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apostrophe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A).

1.Leke çıkarma mesleği, lekecilik.

2.Çırpıcılık.


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıt ya da çalma sırasında MiniDisc’in kapasitesini gösteren, ekrandaki grafik çizgisi.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y. tıp). Hastalık icabı olan bir çeşit ağır uyku, Osm. nevm-i müstağrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Onda bir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk musikisinde orta sekizlideki bir perdenin adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Saçma, serpme, dağıtma.

2.Düğünde saçılan para vs. (Farsça sıfat terkiplerinde). Saçan, saçıcı. ZerNisâr = Altın saçan.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نثار] saçma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

saçmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punctuation marks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. A. T.) (musiki). Nota yazısında her türlü nüansı gösteren işaretler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

question mark. interrogation / question mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Nota yazısında kullanılan ve aslî seslerden sayılmayan ses işaretleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Notayı süsleme işaretleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quotation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inverted comma. quotation marks. inverted commas. turned commas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plus sign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclamation mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclamation mark. point of exclamation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumflex. hold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by