ışıl ne demek? | ışıl anlamı nedir? | ışıl

ışıl anlamı nedir?

ışıl ne demek?

ışıl anlamı nedir?

ışıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: isil

Türkçe Sözlük

(i.). Art arda kullanılarak parlamayı ve gözleri parlatarak bakmayı tasvir eder ve bu mânâyı kuvvetlendirir: Işıl ışıl ışımak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Çok aydınlık, parlak ışık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Ülfet ve ünsiyet peyda edilmek: Dünyada her şeye alışılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become customary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paranormal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard. extraordinary. newfangled. novel. unusual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of the common. exotic. unaccustomed. unwonted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peculiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

habitual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accustomed. customary. frequent. habitual. ordinary. orthodox. routine. usual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

usual. ordinary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expertise. expertness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. bisilikat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çalışılmak, gayret ve ikdam olunmak: Ne kadar çalışılsa bu iş olmaz. 2. İş işlenmek: Sıcakta çok çalışılmaz. 3. Ders ve tahsile devam etmek: Gençlikte çalışılırsa sonra pişmanlık çekilmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female. feminine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dişisi olan: Erkekli dişili = Kadın, erkek beraber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminineness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female sex. femaleness. feminity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hayal kırıklığına uğratmak, gözünü açmak. disillusionment (i). hayal kırıklığı, gözü açılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accessibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be reached.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nişanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ses taklidi, (bk.) Fısıl fısıl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Fısıltılı bir şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gizlice bir şeyler söylemek, gizliden telkinde bulunmak, çok hafif sesle konuşmak: O adam kulaklarına bir şeyler fısıldadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). ipek kumaşın hışırtısı gibi hışırtı etmek, hışırdamak: Canfes fistanı fışıldıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breathe. whisper. to whisper. to breathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whisper sth to sb. murmur. pig's whisper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yavaş konuşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk in whispers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yavaş sesle ve çok defa, kötü maksatla konuşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aside. whisper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whisper. breath. mutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the grapevine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be meddled. to be undertaken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. ses taklidi). Sert ve kısık sesi taklit ve tasvir ederek art arda kullanılır: Göğsü hışıl hışıl etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sert ve kısık bir ses çıkarmak: Göğsü hışıldıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hış hış diye çıkan ses.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karanlık içinden ışık ortaya çıkmak, aralık aralık parlamak, yalabımak: Şimşek ışılıyordu. Gözler ışılamak = Hiddet belirtisi göstermek (bugün eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Parlayan, ışıldayan. 2.Neşeli, canlı, şen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Parlatmak, parıldatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. ışıldayan. 2. Uzağı aydınlatmak için kullanılan ve uzun bir ışık demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

searchlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

projector. searchlight. floodlight projektör.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bright. sparkling. floodlight projector. searchlight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Işıl ışıl parıldamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. flash. light. scintillate. shine. to gleam. to shine. to glow. to flash. to glitter. to twinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shine. to gleam. to sparkle. to twinkle. coruscate. glimmer. glint. glitter. scintillate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Işıldamasını sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Fazla terlemek ve sıcaktan vücutta meydana gelen küçük pembe kabartılar.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Terledikten sonra derinin üzerinde görülen kızarıklılara halk arasında isilik denir. Tıp dilinde ise miliare denir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Çörekotu, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 2 çorba kaşığı çörek otu konur. Kaynatılıp süzülür. İsilikler yıkanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prickly heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ışıldama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aglow. glittering. sparkling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kapışmak işine maruz kalmak, kapış kapış alınmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be grabbed up. to be taken away in a wild scramble. to have a ready sale. to be in great demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Müdahale olunmak: Allah’ın işlerine karışılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interfere. to invervene.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Şahsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. persons. seated. personality. humanity. fiber. fibre. stature. identity. character. self.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

character. individuality. personality. presence. self. stature. make-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

individuality. sufficient for so many persons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who has a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprincipled. characterless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who lacks a distinctive personality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kısılmak işi. 2. (biyoloji) kalbin, içindeki kanı damarlara vermek için kendi kendini sıkması, Ar. tekabbuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming hoarse. reduction. lessening. contraction. heart contraction. curtailment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dara getirilmek, sıkıştırmak, baskı altına alınmak, sıkıda kalmak: Kuyruğu kapıya kısıldı; parmağım makineye kısıldı. 2. Tutulmak, eksilmek, serbest işlememek, hırıltılı olmak: Sesim, boğazım kısıldı; soğuktan, nezleden, içkiden, çok bağırmaktan sesi kısılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be reduced. to be lessened. to get hoarse. to be turned down. to be dimmed. to be caught to be narrowed. to be slitted. fade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir hayvan veya insanın ve yevru veya çocuğun derin derin uyuyup hızlıca nefes almasını taklit ve tasvir eder ve mükerrer kullanılır: Mışıl mışıl uyuyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MİSL) (i. A.) (c. emsâl). 1Benzer eş: Bunun dünyada misli bulunmaz; mislini yapmak. 2. Miktar, hacim: O, bunun iki mislidir; bunun bir misli daha lâzım. 3. (c.). Kanun ve nizamda gösterilmiyen şeyin yapılabileceğini gösteren durum: Bunun hiç emsâli yoktur; emsaline uyarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a similar one. an equal amount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like. equal. counterpart. multiple. mate. match. time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soundly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötü bir harekete, aynı şiddetle cevap verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retaliatory. reprisal. retaliation. answer. quittance. recompense. requital. retortion. retribution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retaliation. reprisal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reprisal. retaliation. come- back. reprisals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Benzer, gibi, çeşit. Bu misullü adamlar = Bu gibi, bu çeşit, buna benzer adamlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) gibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçok ateşli hastalıklara başarı ile kullanılan antibiyotik bir Aç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penicillin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penicillin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Romatizmaya karşı kullanılan bir ilâcın kısaltılmış adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Fr. zeki, canlı, espri yapma yeteneği olan, nüktedan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be discussed. to be disputed. to be argued.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

single.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

single seater. single.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal entity. legal personality. juristic personality. community. corporate legal person. incorporated body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by