Isle ne demek? | Isle anlamı nedir? | Isle

Isle anlamı nedir?

isle ne demek?

isle anlamı nedir?

isle | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ara yol, yan taraf, geçit (özellikle kilise ve tiyatroda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Taşınabilir CD’lerde bulunan hızlı ileri ve geri ses aramasına izin veren bir işlevdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arithmetic operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yeniden kullanmak amacıyla atık maddelerin toplanması ve işleme tabi tutulması; kağıdın, camın, alüminyumun ve plastiğin yeniden işlenmesi gibi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital radyolarda, radyoyu, kullanıcı tarafından belirlenen bir saatte açan bir özellik.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data processing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek hızlı Bionz görüntü işleme motoru, kullanıcının ışık hızında resim yakalamasına olanak sağlar. Motor, kesintisiz olarak saniyede üç kareye kadar, 10,2 megapiksel çözünürlükte ve en iyi JPEG sıkıştırma formatında, yüksek hızda burst çekim yapılmasına olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bluetooth® teknolojisiyle heyecan verici bir kablosuz işlevler dünyasının kapısını açar. Bluetooth® Temel Görüntüleme Profilini destekleyen herhangi bir aygıttan görüntülerin doğrudan indirmenizi sağlayan Bluetooth®, sizi ‘kablo stresinden’ kurtarmanın yanı sıra, uzaktan video kamera işlevselliğini de sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market transaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Cross Trade)

İşlemin alıcı ve satıcı tarafının aynı üye olması durumunu ifade eder. Bu şekilde işlem oluşturmaya yönelik emirler (Cross Orders), belirli kurallar dahilinde işlleme tabi olurlar.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaygara ve gevezelik etmek, edepsizlik ve şamata etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çiriş sürmek, çirişle yapıştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çirişle yapıştırılmak: Kitap kabı böyle mi çirişlenir?

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Cue/review işlevi, kasette hızlı ileri ya da geri çalma olanağı sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Tuzlu suyu içme suyuna dönüştüren büyük ölçekli tesisler.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’nin durdurulduğu noktadan otomatik olarak çalmaya devam etmesidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital Ses İşleme (DSP), ses üretiminin atmosferini değiştirerek, sese ayrı bir hava katabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ses dengelerinin yaratılmasını sağlayan bir ses işlevi. Denge, daha sonra standart ses efekti olarak kaydedilebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foreign affairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dişleri dudaklardan dışarıya doğru fırlamış vaziyette olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toothy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bucktoothed. toothy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toothy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. mimarlık). Diş diş bezek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nibble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Diş geçirmek, ısırmak: Köpek baldırını dişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bite. to nibble. to dent. to notch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bite. to nibble. to gnaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Diş geçirilmek, ısırılmak.

2.mec. Güçlenmek.


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the four arithmetical operations. four arithmetical / basic operations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currency transaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kayıtların düzenlenmesine olanak tanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

MiniDisc müzik parçaları, herhangi bir kalite kaybı yaşanmaksızın taşınabilir, birleştirilebilir ya da bölünebilir. Başlık ya da disk adı da eklenebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlemci, üstün dinamik aydınlık aralığı ve daha ince kuantizasyon sunarak görüntü ayrıntılarının iyileştirilmesini sağlar. Sony Super HAD CCD™ ile birlikte bu teknoloji, müthiş pürüzsüz, gerçekçi kontrast ve daha iyi renkler sunar. Geleneksel 10-bit sistemlerde analog görüntü dijitale çevrilirken sinyalin az bir kısmı kesintiye uğrar, ayrıntılarda ve kontrastta kayıp yaşanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yazılım içeriğine bağlı olarak çocukların izlemesini önlemek için ebeveynler tarafından yazılımın “kilitlenmesini” sağlar. Ebeveyn kilitli diskin normal izlenmesi için, kayıtlı tanımlama kodu gerekmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card indexing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fıslamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. Fr. T.). Fişe kaydedip tasnif etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prepare an index card on. to open a file on sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be entered on an index card. to be indexed on cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Forward Transactions)

Anlaşılan miktar ve fiyattan belirli bir tarihte belli bir ürünün teslim edilerek karşılığının ödeneneceğinin iki tarafın bibirine taahhütte bulunmasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. extension. broadening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. broading. spreading. enlargement. evolution. widening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bollanmak, enli olmak, Osm. tevessü eylemek, kesb-i vüs’ at etmek: Bu elbise eskidikçe genişledi. Yollar genişledi. 2.Geçinmesi kolaylaşmak: Hâli vakti genişledi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. extend. expand. dilate. enlarge. spread out. broaden. splay. sprawl. yawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broaden. dilate. enlarge. expand. widen. to broaden out. to widen. to broaden. to enlarge. to dilate. to expand. to extend. to ease up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to widen. to broaden. to expand. to ease up. to expend. branch out. bulk. eke out. enlarge. evolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bollanmak, tevessü etmek, enli olmak: Bu bahçe epey genişlendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made wider or broader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enlargement. extension. broadening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widening. broadening. amplification. extension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Geniş etmek, bollatmak, tevsi etmek, açmak: Yolu, bahçeyi, kapıyı genişletmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. broaden. enlarge. expand. amplify. dilate. extend. let out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplify. broaden. canalize. dilate. enlarge. expand. extend. widen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. expand. extend. to widen. to broaden. amplify. develop. dilate. enlarge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gerçek Görüntü İşlemcisi, tıpkı bir PC’deki işlemci gibi, fotoğraf makinesinin temel işlevlerini yürüten bir çiptir. Başlatma süresini, fotoğraf makinesinin çalışma hızını ve güç tüketimini kontrol eder. Daha iyi renk gösterimi ve gelişmiş sinyal-parazit oranı sunarak yüksek kaliteli fotoğraflar sağlar. İşlemci, fotoğraf makinesinin hızlı başlatma süresine ve minimum deklanşör gecikmesine (düğmeye basılması ile resmin gerçekten çekilmesi arasında geçen süre) sahip olmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gerçek Renk İşlemesi özelliği inanılmaz renk gösterimi sağlar. Tüm görüntüyü değiştirmeden, ekranda belirli renkler üzerinde ince ayarlar yapılabilmesine olanak sağlar. Örnek olarak, suyun rengini etkilemeden, gökyüzündeki mavi ayarlanabilir ve çimlerin rengini değiştirmeden, yeşil daha göze çarpar hale getirilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, MiniDisc kaydediciden çıkartılmadığı ve kayıt düğmesine basılmadığı sürece son düzenleme adımlarının geri alınmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Türe göre (örn. pop, rock) ayrı bölümler seçmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be moved. to be touched duygulanmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be affected / moved / touched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Histogram işlevi açık olduğunda, ekranda bir histogram grafiği görüntülenir. Bu grafik, siyah ve beyaz geçişlerini kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

İstenmeden işlem yapılması önlemek için kontrol unsurlarını kilitler.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domestic affairs. internal affairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hazımsızlık, mide fesadı, dispepsi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Korktuğumuzda, ölüm tehlikesi veya bize çok rahatsızlık veren bir durumla karşılaştığımızda verdiğimiz tepki, ilk çağlarda yaşayan atalarımızın tepkileri ile hemen hemen aynıdır. Acıktığımızda karnımız guruldar, güzel bir yiyecek gördüğümüzde tükürük salgımız artar, yani ağzımız sulanır, korkunca çenemiz titrer, tüylerimiz diken diken olur.

Bedenimizin yüz binlerce yıl öncesine ait bu işleyiş düzeni bugün bile etkinliğini sürdürüyor. Fizyolojik olarak taş devri insanlarından farkımız yok, dış tehlikeler karşısında hala onlar gibi tepki veriyoruz. Ancak günümüzde strese yol açan modern etkenler karşısında bu tepkiler pek yararlı olamıyor.

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman kendini savunmaya hazırlar. Bunu yaparken karşı tarafla savaş için bazı kasları hazır hale getirir, gerekirse kaçmada kullanacağı bazı kasları da seçer.

Diğer canlılarda olduğu gibi insanda da dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır. Şüphesiz ilk insanlarda bugün yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi saldırmanın da etkili bir unsuruydular ama evrim sonrası bu işlevlerini kaybettiler.

İşte bu nedenle bir saldırının korkusu hissedildiğinde kalıtımsal olarak önce çene ve dişler savunma pozisyonunu alır. Çenedeki kaslar titremeye başlar, bu da sanki dişler takır takır birbirlerine vuruyorlarmış gibi bir görüntü yaratır.

Bu arada aynı şekilde bacaklardaki kaslara da koşmaya hazırlanma uyarısı gider. Buradaki kaslar da hazırlık halinde titremeye başlarlar. Çok korkan bir insanın bacaklarının zangır zangır titremesi de bundandır.

Korkunca tüylerimizin diken diken olması da vaktiyle vücutları tamamen kıllarla kaplı atalarımızdan kalmadır. Cildimizdeki her kıl ve saç teli bir küme istemsiz kas hücresi ile donatılmıştır. Korkunca başta kedi olmak üzere hayvanların bir çoğunda görülen savunma refleksiyle bu minik kaslar kasılır ve tüylerimiz dikleşir.

Üşüyünce tüylerimizin dikleşmelerinin amacı ise ayrıdır. Atalarımız bizler gibi gerektiğinde kalın giysilerle dolaşamadıkları için vücutlarındaki kıllar onların derilerini soğuktan koruyan bir izolasyon tabakası görevini de görüyordu. Aşırı soğukta bu kıllar dikleşerek daha geniş bir yüzey oluşturuyor ve ısı alışverişini en aza indiriyorlardı. Atalarımızdan genetik olarak aldığımız bu reaksiyon şekli sayesinde sıcak bir havanın ardından serin bir meltem çıktığında ürpeririz ve tüylerimiz diken diken olur.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Bu işlev, basit metin girişi ve düzenlemesi için 600 karaktere kadar sık kullanılan sözcüklerin kaydedilmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çok işleyen, daima işleyen, Ar. me’mer: işlek yol, sokak.

2.Tecrübeli, idmanlı, alışık, kolay: İşlek yazı, işlek kalem.

3.İyi işler, tıkanmış veya bozuk olmayan: İşlek çubuk, saat.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

busy. running.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

much used. busy. much frequent. flowing. cursive. quick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being much used. legibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.).

1.Bir işi neticelendirmek için gereken safhalardan geçirme, muamele.

2.(matematik) Dört işlem = Matematiğin toplama, çıkarma, çarpma ve bölmeden ibaret olan dört temel işlemi, Osm. Amâl-i erbaa.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banking. procedure. operation. transaction. process. proceeding. processing. treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proceeding. process. sum. transaction. operation. treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transaction. operation. processing. process. procedure. act. bargain. commission. even deal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Trading Unit)

Bir sermaye piyasası aracının, kendisi ya da katları ile işlem yapılabilecek asgari sayısını ya da değerini ifade eder. İşlem birimi olarak “lot” ibaresi kullanılır. (Bkz. Lot)


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trading volume. transaction volume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Traded Value)

Tüm hisse senetleri için gerçekleşen işlemlerdeki her emrin içerdiği hisse senedi sayısı ile işlem fiyatının çarpılarak elde edilen yekünlerin toplanmasıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Trading Volume)

Bir piyasada, bir seansta ya da belli bir dönemde alınıp satılan (el değiştiren) menkul kıymet adedidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

processor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

processor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İşlemek işi. işlemek.

2.Nakış veya oyma işi, oyma.

3.Bir şey üzerinde biraz daha çalışmak: Bu yazıyı daha işlemeniz lâzım.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

working. processing. work. handiwork. engraving. service. movement. travel. crop. cultivation. fancywork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manipulation. motion. needlework. operation. working. running. processing. committing. commitment. treatment. embroidery. handwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handling. processing. working sth up. embroidery. handwork. embroidered. film processing. entering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kalite ve dosya boyutunu en iyi hale getirmek için sensörden gelen sinyalleri bellek kartına saklamadan önce işleyen, fotoğraf makinesinin içindeki dijital devre.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroiderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İse tutup karartmak.

2.(mahallebi vesaireyi) Is kokutmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İş görmek, işle uğraşmak, meşgul olmak: Günde sekiz saat işler.

2.Girmek, nüfuz etmek: Su, toprağın içine işlemiş.

3.Tesir etmek: İçime işledi; soğuk iliğime kadar işledi. 4.(makine vesair) çalışır olmak, bozuk ve battal olmamak: Saat, barometre, makine, değirmen işliyor. S. Çok gidilip gelinmek, battal olmamak: Bu yol çok işliyor; yeni açılan dükkân, gazino iyi işliyor.

6.Cerahat bağlamak, cerahatlanmak: Yara, çıban çok işliyor.Yapmak, imâl etmek: Ne işliyorsun?

2.Oymak, oyarak süslemek: Bu tavanı güzel işlemişler.İğne ile nakşetmek: Atlas üzerine ipekle güzel güzel çiçekler işliyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to soot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to blacken sth with soot. to smoke (a food to preserve it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work. process. operate. function. perform. commit. engrave. go. run. travel. farm. tame. cultivate. brand. discourse. ferry. forge. grave. hammer. handle. indwell. instil. instill. penetrate. pierce. sink. sink into. stamp. strike. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commit. function. go. mill. operate. ply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manipulate. to process. to treat. to work up. to do fine work on. to embroider. to penetrate. to soak into. to function. to operate. to perform. to do work. to be doing a good business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sırma veya ipekle nakış yapılmış, süslenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brocade. inlaid. embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İşlenmek işi ve tarzı. bk. İşlenmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.isle kararmak.

2.Is kokmak, is kokusunu almak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.imal olunmak, yapılmak: Bu sıcakta iş işlenmez.

2.Oyulmak, kazılmak: Toprak yumuşaktır kolay işlenir; meşe ağacı zor işlenir; lâcivert atlas üzerine sırma işlenirse güzel gösterir.

3.Çalışılmak, iş görülmek: Günde sekiz saat işlenir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be processed. to be worked up. to be embroidered. to be treated. to be discussed formally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) adacık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşleten, çalıştıran: Demiryolu hattının işletici şirketi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be operated. to be run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir bilgisayardaki temel kontrol yazılımıdır. Çok bilinen işletim sistemleri arasında DOS, Microsoft® Windows® 95/98/2000/XP ve Windows NT® bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İşletmek işi. bk. İşletmek.

2.(iktisat) İktisadî müessese.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operational. operating. management. operation. workings. working. running. management. undertaking. exploitation. hoax. leg-pull. plant. keeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operational. operating. management. operation. workings. working. running. undertaking. exploitation. hoax. leg-pull. plant. keeping. manipulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enterprise. business. a business enterprise. operating. actuation. exploitation company. establishment. exploitation. leg pull. mercantile concern. operation. putting into operation. starting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business manager. business administrator. manager. operator. exploiter. keeper. keeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrator. manager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operator. manager. administrator. business executive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İktisadî menfaatlerin, bilhassa kamu hizmetlerinin, sevk ve idaresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business managament. business administration. shopkeeping. industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business administration. managership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business administration. managership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.İş gördürmek, işle meşgul etmek, çalıştırmak: Bahçesinde daima üç dört bahçıvan işletir.

2.Geçirmek, nüfuz ettirmek: Bu rüzgâr soğuğu adamın iliğine kadar işletir.

3.Cerahatini akıtmak, cerahatli bir halde tutmak: Yakıyı birkaç gün işlettim.

4.Argoda birini konuşturup onunla alay etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pull smb.'s leg. work. run. manage. exploit. operate. control. keep. kid. actuate. bamboozle. befool. cod. dupe. hoax. hornswoggle. ply. run the show. spoof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exploit. hoax. kid. operate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operate. to operate. to run. to deceive sb by inventing a story. to make fun of. to hoodwink. to cause to form pus. actuate. cod. exploit. get sth under way. to set going. hoax. to put into operation. ply. start running. swing. to put in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operator. operator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function. function fonksiyon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

function. role.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. physiological.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. functional fonksiyonel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

functional. clinical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonfunctional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of any function. uselessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İşleyici işlevi ile, ağa bağlı herhangi bir cihazdaki dijital içeriği BRAVIA TV’nize iletebilirsiniz. Bu da, bir TV kontrolü olmadan içeriği doğrudan dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu ya da bilgisayardan görüntüleyebilirsiniz demektir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). İşlemek işi ve tarzı. bk. İşlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operation. mechanism. treatment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

working. operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD Text bilgileri bir CD WALKMAN®’den, CD Text kaydedebilen MD WALKMAN®’e kopyalanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik karaoke performansınızı orijinaliyle karşılaştırır ve puanınızı hesaplar. Şarkı söyleme sonucunuz bağlanmış TV’nizde gösterilecektir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik karaoke performansınız için 10 taneye kadar şarkıyı depolamanıza izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Marmara Denizi’ne nisbetle Keşişdağı (Uludağ) tarafından esen güneydoğu rüzgârı ve yönü. Bununla güney yönü arasındakine kıble keşişlemesi ve bununla doğu yönü arasında olana da gündoğuşu keşişlemesi denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

southeast. southeaster. southeast wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıcına konulmuş kereste: Kiriş gibi kılıcına konulmuş, kılıçlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringing. drawing the joisting. end on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yayın kirişini çekmek, germek: Yayını kirişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to string. to joist. to furnish with joists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Margin Trading)

Bir aracı kuruluş nezdinde, müşteri adına kredi hesabı açılması koşulu ile müşteri ve aracı kuruluş arasında yapılacak sözleşme hükümleri çerçevesinde kredi kullanarak borçlanmak suretiyle menkul kıymet alınmasını ifade eder.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Resimlerin daha küçük bir boyuta küçültülmesini sağlar. Resimlerin e-posta ile gönderilmesi ya da daha verimli biçimde saklanması için idealdir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince ve dayanıklı pamuk ipliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcının düşük ses seviyelerinde bas sesleri güçlendirmesini sağlayarak, kulaklık çıkışının ses kalitesini en üst seviyeye getirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Dalgalanmak, dalgalı olmak, Osm. hârelenmek.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Securities Lending)

Aracı kuruluş ile müşteri arasında düzenlenen sözleşmede belirlenen esaslar dahilinde, ödünç veren taraftan açığa satış amacıyla ödünç alan tarafa, belirli bir dönem için menkul kıymetlerin verilmesi ve aynı cins menkul kıymetlerin mislen geri alınmasını ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Meneviş, menevişli vs.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (led) yanlış yola sevketmek, yanlış yoldan götürmek; yanlış fikir vermek, aldatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MMX® (Çoklu Ortam Uzantısı), video ve sesli uygulamaların etkili biçimde çalıştırılmasını sağlayan bir işlemci teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

9 farklı kamera açısından çekilen video görüntüleri (örneğin canlı konserler ve spor etkinliklerinde) DVD’de saklanabilmekte ve oynatım sırasında kullanıcı tarafından anında seçilebilmektedir. Bu DVD oynatıcı işlevi, yalnızca oynatılan DVD’de çok açılı çekimler bulunduğu zaman kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD Video biçimi, diske, bir dizi farklı film öyküsünün kaydedilmesine izin vermektedir. İzleyiciler, oynatma sırasında hikayenin nasıl gelişeceğini seçebilirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, parçalar arasında otomatik olarak 3’er saniyelik boşluklar yerleştirilmesini sağlar. Bu özellik sayesinde AMS özellikli bir kaset deck’i, kayıtlı parçanın başlangıcını çok daha kolay biçimde bulacaktır.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Freeze)

Bir menkul kıymet yada menkul kıymet grubununfiyat ve/veya işlem miktarının, belirlenen bi r süre içerisinde belirlenen bir parametreyi aşan bir değişim göstermesi durumunda, o menkul kıymetlere aitişlemlerin geçicibir süre için otomatik olarak durdurulmasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matters pertaining to personnel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

matters pertaining to personnel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şal deseni; iskoçya'da bir şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kirletmek.

2.Def’i hâcet etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to soil. to dirty. to defecate or urinate in or an an inappropriate place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pis hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foul. to get dirty. to foul. to dirty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pis hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, çalma hızının hassas biçimde değiştirilmesine olanak tanır ve örneğin, enstrümanların akordunun yapılmasında kullanılır. Çalma süresi, kalite kaybı olmaksızın azaltılabilir ya da uzatılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kullanıcıların CD’deki parçaların çalınma sırasını özelleştirmelerini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocal cords.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Şiş ile delmek, şiş saplamak: Göğsünü iki yerden şişlemişler.

2.Şişe geçirmek, şişe geçirip dizmek: Şu köfteleri şişlemeli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stab sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Duraklama boşluğunu otomatik olarak 3 saniyeye getirir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Saatli radyonun alarmının, belirlenmiş bir süre sonra tekrar etkinleşmesini sağlayan bir işlevdir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

3B ses oluşturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

false teeth. dentures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

En sevdiğiniz istasyonların hafıza alınması ve ayarlanmasını sağlayan bir özellik.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleaning work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commercial enterprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevle, her parçanın başlangıcı kısaca çalınarak dinleyicilere kısa bir önizleme sağlanır. Oynatma zamanı, 10, 20 ve 30 saniye arasından seçilebilir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Derivatives Markets)

Standartlaşmış vadeli işlme sözleşmelerinin işlem gördüğü, takası bir takas kurumu tarafından garanti edilen ve Borsa bünyesinde işleyen piyasalardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Futures Contracts)

Sözleşmenin taraflarına bugünden, belirlenen ileri bir tarihte üzerinde anlaşılan fiyattan, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı veya kıymeti satın alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşmedir.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kullanıcıların müzik dinlerken en sevdiklerin CD ya da MiniDisc parçalarını işaretlemelerini sağlar. Daha sonra bu işaretlenen parçalar otomatik olarak çalınabilir.

Teknolojik Terim by