Işleme ne demek? | Işleme anlamı nedir? | Işleme

Işleme anlamı nedir?

işleme ne demek?

işleme anlamı nedir?

işleme | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: isleme

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İşlemek işi. işlemek. 2. Nakış veya oyma işi, oyma. 3. Bir şey üzerinde biraz daha çalışmak: Bu yazıyı daha işlemeniz lâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

working. processing. work. handiwork. engraving. service. movement. travel. crop. cultivation. fancywork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manipulation. motion. needlework. operation. working. running. processing. committing. commitment. treatment. embroidery. handwork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handling. processing. working sth up. embroidery. handwork. embroidered. film processing. entering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çiriş sürmek, çirişle yapıştırmak.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital Ses İşleme (DSP), ses üretiminin atmosferini değiştirerek, sese ayrı bir hava katabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. mimarlık). Diş diş bezek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nibble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Diş geçirmek, ısırmak: Köpek baldırını dişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bite. to nibble. to dent. to notch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bite. to nibble. to gnaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

card indexing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fıslamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. Fr. T.). Fişe kaydedip tasnif etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prepare an index card on. to open a file on sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. extension. broadening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expansion. broading. spreading. enlargement. evolution. widening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bollanmak, enli olmak, Osm. tevessü eylemek, kesb-i vüs’ at etmek: Bu elbise eskidikçe genişledi. Yollar genişledi. 2. Geçinmesi kolaylaşmak: Hâli vakti genişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widen. extend. expand. dilate. enlarge. spread out. broaden. splay. sprawl. yawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broaden. dilate. enlarge. expand. widen. to broaden out. to widen. to broaden. to enlarge. to dilate. to expand. to extend. to ease up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to widen. to broaden. to expand. to ease up. to expend. branch out. bulk. eke out. enlarge. evolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gerçek Renk İşlemesi özelliği inanılmaz renk gösterimi sağlar. Tüm görüntüyü değiştirmeden, ekranda belirli renkler üzerinde ince ayarlar yapılabilmesine olanak sağlar. Örnek olarak, suyun rengini etkilemeden, gökyüzündeki mavi ayarlanabilir ve çimlerin rengini değiştirmeden, yeşil daha göze çarpar hale getirilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kalite ve dosya boyutunu en iyi hale getirmek için sensörden gelen sinyalleri bellek kartına saklamadan önce işleyen, fotoğraf makinesinin içindeki dijital devre.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroiderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İse tutup karartmak. 2. (mahallebi vesaireyi) Is kokutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. İş görmek, işle uğraşmak, meşgul olmak: Günde sekiz saat işler. 2. Girmek, nüfuz etmek: Su, toprağın içine işlemiş. 3. Tesir etmek: İçime işledi; soğuk iliğime kadar işledi. 4. (makine vesair) çalışır olmak, bozuk ve battal olmamak: Saat, barometre, makine, değirmen işliyor. S. Çok gidilip gelinmek, battal olmamak: Bu yol çok işliyor; yeni açılan dükkân, gazino iyi işliyor. 6. Cerahat bağlamak, cerahatlanmak: Yara, çıban çok işliyor. 7. Yapmak, imâl etmek: Ne işliyorsun? 2. Oymak, oyarak süslemek: Bu tavanı güzel işlemişler. 9. İğne ile nakşetmek: Atlas üzerine ipekle güzel güzel çiçekler işliyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to soot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to blacken sth with soot. to smoke (a food to preserve it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work. process. operate. function. perform. commit. engrave. go. run. travel. farm. tame. cultivate. brand. discourse. ferry. forge. grave. hammer. handle. indwell. instil. instill. penetrate. pierce. sink. sink into. stamp. strike. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commit. function. go. mill. operate. ply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manipulate. to process. to treat. to work up. to do fine work on. to embroider. to penetrate. to soak into. to function. to operate. to perform. to do work. to be doing a good business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sırma veya ipekle nakış yapılmış, süslenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brocade. inlaid. embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroidered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Marmara Denizi’ne nisbetle Keşişdağı (Uludağ) tarafından esen güneydoğu rüzgârı ve yönü. Bununla güney yönü arasındakine kıble keşişlemesi ve bununla doğu yönü arasında olana da gündoğuşu keşişlemesi denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

southeast. southeaster. southeast wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kılıcına konulmuş kereste: Kiriş gibi kılıcına konulmuş, kılıçlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stringing. drawing the joisting. end on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yayın kirişini çekmek, germek: Yayını kirişledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to draw. to string. to joist. to furnish with joists.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Freeze)

Bir menkul kıymet yada menkul kıymet grubununfiyat ve/veya işlem miktarının, belirlenen bi r süre içerisinde belirlenen bir parametreyi aşan bir değişim göstermesi durumunda, o menkul kıymetlere aitişlemlerin geçicibir süre için otomatik olarak durdurulmasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kirletmek. 2. Def’i hâcet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to soil. to dirty. to defecate or urinate in or an an inappropriate place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Şiş ile delmek, şiş saplamak: Göğsünü iki yerden şişlemişler. 2. Şişe geçirmek, şişe geçirip dizmek: Şu köfteleri şişlemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stab sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by