Isli ne demek? | Isli anlamı nedir? | Isli

Isli anlamı nedir?

isli ne demek?

isli anlamı nedir?

isli | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

peculiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Altmış parçadan mürekkep, altmış toplamı.

2.Altmış yaşında (Adam).

3.Altmış paralık (sikke).

4.Altmış (para veya kuruş vesaire), değerinde.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixty year old. sexagenerian. containing sixty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ferâsetli, zeki, fatîn, her şeye akıl erdirir, serî-ül-intikal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understanding. considerate. wise. quick-eyed. comprehensive. discerning. gentle. heartthrob. indulgent. receptive. sagacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear. discerning. perspicacious. quick. sensible. understanding. intelligent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intelligent. understanding. apt. judicious. levelheaded. penetrant. penetrating. perceptive. percipient. perspicacious. quick. sagacious. shrewd. tactful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insightfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understanding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understanding. sympathy. judiciousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bakışı olan: Ahû bakışlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quintuplicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaygara, gevezelik, terbiyesizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mains powered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çiriş sürülmüş, çirişle yapıştırılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Derviş hal, sıfat ve kıyafeti: Dervişlik herkesin harcı değildir.

2.Tevekkül, tevazu ve iç temizliği: Benim dervişliğim öyle şeylere engeldir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikişi olan, dikişle tutturulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewed. stitched. sutured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sewed. stitched. sutured. seamy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dışlı, dışı olan, içli dışlı: Çok samlmt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Dişi olan; dişli çark.

2.mec. zararı dokunabilen, güçlü, kuvvetli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toothed. denticulated. dentate. indented. cogged. jagged. notched. formidable. hustling. gear. cogwheel. gearwheel. wheel. dontic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cogwheel. gear. toothed. cogged. geared. serrated. jagged. formidable. influential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geared. jagged. toothed. serrated. notched. gear. gear wheel. jaggy. serratiform. grainy. gritty. escaloped. sprocket. influential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sevmemek, hoşlanmamak, hazzetmemek; (i). nefret, hoşlanmayış. take a dislike to soğumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi önceden düşünüp neticelerini göz önünde bulundurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeterli, kâfi, vâfi. 2.Münasip, denk, uygun: O, bana çok elverişlidir.

3.Faydalı, hesaba gelen, menfaate uygun: Bu alış veriş bana elverişli çıkmadı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable. convenient. sufficient. favourable. practicable. opportune. adequate. auspicious. practical. propitious. prosperous. streamlined. susceptible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adequate. convenient. favourable. fit. practical. right. satisfactory. strategic. suitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenient. suitable. adequate. convenable. economic. effective. efficient. eligible. favo u rable. fit. handy. opportune. practicable. practical. propitious. prosperous. ready made. serviceable. strategic. sufficient. usable. workable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenience. facility. suitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability. practicableness. sufficiency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Endîşî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saintliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer). Müteaddî, yaptığı iş failden başkasına tesir eden fiil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transitive. transitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmadan alınan genleri izole etmek, bu genleri yönlendirmek ve başka bir organizmaya katmak için kullanılan teknolojiler. Bilim adamları, 1973 yılında DNA’yı kesip yapıştırmayı öğrendiler. Ticari genetik mühendislik firmaları ise 1976 yılında kuruldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bolluk, vüs’at: Yolun, meydanın genişliği. 2.En, arz: Kumaşın genişliği. 3.Kolaylık, geçim ferahlığı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wideness. width. breadth. amplitude. spaciousness. roominess. largeness. openness. ampleness. expanse. expansion. extent. spread. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplitude. breadth. extent. width. wideness. ease. extensiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

width. wideness. comfort. wealth. amplitude. breadth. immensity. latitude. profundity. range. scope. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Girme, geçme, zıvanalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görmemişe yakışacak davranış veya görmemiş olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şekil ve dış görünüşü güzel, kılıklı: Gösterişli adam, at, bina.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showy. thoroughbred. ostentatious. flashy. spectacular. bombastic. artsy. arty. arty-crafty. baronial. dashing. declamatory. dressy. flamboyant. flash. flatulent. flossy. garish. gingerbread. glossy. meretricious. nobby. polished. posh. sleek. smart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressy. flamboyant. flashy. florid. garish. gaudy. grandiose. meretricious. posh. pretentious. rakish. smart. sporty. swanky. swish. imposing. dashing. showy. poshy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of striking appearance. imposing. brilliant. dashing. deluxe. florid. gallant. garish. grandiose. lush. magnificent. mouth- filling. ornate. portly. pretentious. showy. smart. splendiferous. stilted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flashiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Gözkapakları, çoğunlukla fazla ağlama sonucu şişer. Nezle veya kızamık sırasında da görülür. Bunlardan başka, kalp, böbrek, hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da bir işareti olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir. Fazla ağlamak sonucu şişen göz kapaklarını tedavi etmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Pamuk.

Hazırlanışı : Bir parça pamuk soğuk suya batırıldıktan sonra göz kapakları üzerine konur. 5 dakika bekletilir. Gerekirse tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprisonment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hasisçe davranış veya hasis olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stinginess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Duygulu, içli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitive. emotional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitive. easily moved or affected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Husye torbası (erbezi) şişkinliklerinde; nedenin ne olduğunu araştırmak gerekir. Bazı şişliklerde, husye torbasının görünüşü ışık geçirecek kadar şeffaflaşır. Bazıları da ağrılı olur. Husyelerde, şişlik ile birlikte ağrı da hissedilirse, iltihaplanma veya kanama ihtimali vardır. Aşağıdaki reçeteler kanama maksadı ile kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Papatya, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 avuç kuru papatya çiçeği konup, kaynatılır. Soğuduktan sonra husyeler yıkanır. Husyelerdeki ağrıyı keser.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be in the family way. hail fellow well met.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sabit Disk Sürücünüzden DVD’ye aktarılan bilgileri sıkıştırırken en iyi kaliteyi korur. Bu biçim, kaydedilen her bir sahnenin bit hızını otomatik olarak kontrol eder. Bunu, içeriğin hangi kesimlerinin, örneğin, karmaşık aksiyon sahneleri, daha yüksek bit hızlarına ihtiyaç duyduğunu algılayarak yapar. Daha düşük sesli sahneler daha düşük bit hızlarında kaydedilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Hem suda, hem karada yaşayabilen bitki veya hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sloping downwards. having declivities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Işkırıldığı vakit dudaktan çıkan ince ses, Ar. safîr. Islık çalmak = Bu sesi çıkarmak, ışkırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). İş yeri, atelye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle. catcall. hiss. sibilance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiss. whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle. whistling sound. hiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

workshop. studio. workclothes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birine ıslık çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle jeeringly at. to hiss sb. catcall. to hiss down. hiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sibilant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sibilant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İstimden bozma. bk. İstim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steam istim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darmpf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kamış bitmiş yer, kamış koruluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capricious. fanciful. whimsy. fey. freakish. humoursome. notional. wayward. whimsey. whimsical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capricious. moody. wanton. whimsical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capricious. fey. moody. whimsical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tanrı’nın ve insanların nefretine uğramış, Ar. mel’Ün, laîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arcuate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quick to comprehend. quick-witted. penetrative. perceptive. percipient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monastic order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Kıbrıs adası ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cypriot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cypriot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kış mevsimine, soğuk mevsime mahsus: Kışlık elbise, kışlık ev, kışlık zahire.

2.Kışın oturulan ev, kış barınağı: Yalısı var ama bir kışlık da tedarik ederse iyi olur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wintery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wintery. suitable for the winter. winter house. winter range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable for use in the winter. winter house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kullanması kolay ve rahat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handy. convenient. practical. functional. useful. serviceable. purposive. all-purpose. available. general-purpose. manageable. operable. practicable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handy. manageable. practical. serviceable. useful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

user friendly/user-friendly. handy. useful. seviceable. available. commodious. convenient. down to earth. practical. purposive. serviceable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability. serviceableness. usability. usefulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: mevişli). Dalgalı: Menevişli kumaş, kılıç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Meneviş, menevişli vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Mıknatısı olan, mıknatıslanmış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. beğenmemek, hoşlanmamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Öğretmenlik, öğreticilik.

2.Eskiden camilerde ders-l Am hocalığı.

3.İlmî pâye.

4.Son devirde dârülfünOnda ordinaryüs profesör pâyesi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müfettiş sıfat ve görevi, teftiş memuriyeti: Adliye, maliye müfettişliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inspectorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inspectorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mühendis görev, sıfat ve mesleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embroidered. ornamented with embroidery. frescoed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Neodimium, olağanüstü güçlü manyetik özellikleri sayesinde hoparlör sistemlerinde mükemmel biçimde kullanılan, nadir bulunan bir metaldir. Neodimium mıknatıslar, düşük ağırlıkla maksimum yüksekliği bir arada sunarlar ve genellikle daha yüksek hassasiyet sağlarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Gösterişli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

front-wheel drive. front wheel drive. front drive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

front-wheel drive. front wheel drive. front drive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scurvy. dirt. mess. filth. soil. dirtiness. filthiness. impurity. pollution. contamination. crap. crud. dinginess. excrement. excreta. faecal matter. faeces. feculence. foulness. gook. griminess. jerk. mire. muck. nastiness. ordure. scum. smear. smut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. dregs. faeces. filth. impurity. mess. muck. dirtiness. filthiness. obscenity. dirty trick. nastiness. excrement. shit dışkı. necaset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. excrement. filth. dirtiness. filthiness. feces. nastines. vileness. contamination. crap. mire. muck. offal. pollution. shit. soil. squalor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. istilâcıların aleti olarak memleketini yöneten vatan haini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rutubetli dumenla kaplanmış, bulut yere inerek rutubetli duman ve pus içinde kalmış: Sisli hava, sisli deniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foggy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foggy. hazy. misty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foggy. hazy. misty. nebulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tumescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. nodule. protuberance. swelling. bulge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swelling. swollen condition. puffiness. swollen place. knob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İşitilebilir aralığın altındaki frekansları susturur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ateşli, yakıcı.

2.Tesirli.


Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Private Placement)

Sermaye artırımlarında artırılan sermayeyi temsil eden hisse senetleri ile mevcut hisselerin hissedarlarınca, halka arz edilmeyerek, doğrudan dışarıda yerleşik kişilere, kayıt öncesi belirlenmiş yurtiçinde yerleşik kişilere tahsisli olarak veya Borsa’nın ilgili pazarında toptan satışıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a lane in a road set aside for the exclusive use of one type of vehicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Anlayışlı, çabuk intikal eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quick. keenly intelligent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gear wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağışı çok olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatâ etme, hatâlı söz, iş veya hareket: Bir yanlışlık ettik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrongness. error. falsity. fault. impropriety. inaccuracy. inexactitude. inexactness. mistake. slip. slip-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. falsity. fault. mistake. slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. mistake. blunder. black. bloomer. boner. cock up. fallacy. falsity. faux pas. inexactitude inexactness. slip. stumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yemiş veren ağaçları olan bahçe.

2.Meyveleri asıp saklamaya mahsus yer.

3.Sofrada meyve koymaya mahsus kap, meyve tabağı: Güzel bir çift yemişlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yetmiş parçadan mürekkep veya yetmiş şeyi bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yetmiş lira vesaire kıymetinde yahut yetmiş kilo vesaire ağırlığında veya yetmiş parçadan meydana gelen.

2.Yetmiş yaşında: Yetmişlik bir ihtiyar.


Türkçe Sözlük by