ıslık ne demek? | ıslık anlamı nedir? | ıslık

ıslık anlamı nedir?

ıslık ne demek?

ıslık anlamı nedir?

ıslık | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: islik

Türkçe Sözlük

(I.). Işkırıldığı vakit dudaktan çıkan ince ses, Ar. safîr. Islık çalmak = Bu sesi çıkarmak, ışkırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). İş yeri, atelye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle. catcall. hiss. sibilance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hiss. whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle. whistling sound. hiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

workshop. studio. workclothes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peculiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Altmış parçadan mürekkep, altmış toplamı. 2. Altmış yaşında (Adam). 3. Altmış paralık (sikke). 4. Altmış (para veya kuruş vesaire), değerinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sixty year old. sexagenerian. containing sixty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaygara, gevezelik, terbiyesizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sophistication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Derviş hal, sıfat ve kıyafeti: Dervişlik herkesin harcı değildir. 2. Tevekkül, tevazu ve iç temizliği: Benim dervişliğim öyle şeylere engeldir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sevmemek, hoşlanmamak, hazzetmemek; (i). nefret, hoşlanmayış. take a dislike to soğumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her şeyi önceden düşünüp neticelerini göz önünde bulundurma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Endîşî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saintliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmadan alınan genleri izole etmek, bu genleri yönlendirmek ve başka bir organizmaya katmak için kullanılan teknolojiler. Bilim adamları, 1973 yılında DNA’yı kesip yapıştırmayı öğrendiler. Ticari genetik mühendislik firmaları ise 1976 yılında kuruldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bolluk, vüs’at: Yolun, meydanın genişliği. 2. En, arz: Kumaşın genişliği. 3. Kolaylık, geçim ferahlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wideness. width. breadth. amplitude. spaciousness. roominess. largeness. openness. ampleness. expanse. expansion. extent. spread. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplitude. breadth. extent. width. wideness. ease. extensiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

width. wideness. comfort. wealth. amplitude. breadth. immensity. latitude. profundity. range. scope. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Görmemişe yakışacak davranış veya görmemiş olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprisonment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hasisçe davranış veya hasis olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stinginess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birine ıslık çalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle jeeringly at. to hiss sb. catcall. to hiss down. hiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sibilant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sibilant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kamış bitmiş yer, kamış koruluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tanrı’nın ve insanların nefretine uğramış, Ar. mel’Ün, laîn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monastic order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kış mevsimine, soğuk mevsime mahsus: Kışlık elbise, kışlık ev, kışlık zahire. 2. Kışın oturulan ev, kış barınağı: Yalısı var ama bir kışlık da tedarik ederse iyi olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wintery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wintery. suitable for the winter. winter house. winter range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable for use in the winter. winter house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. beğenmemek, hoşlanmamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Öğretmenlik, öğreticilik. 2. Eskiden camilerde ders-l Am hocalığı. 3. İlmî pâye. 4. Son devirde dârülfünOnda ordinaryüs profesör pâyesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müfettiş sıfat ve görevi, teftiş memuriyeti: Adliye, maliye müfettişliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inspectorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inspectorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mühendis görev, sıfat ve mesleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scurvy. dirt. mess. filth. soil. dirtiness. filthiness. impurity. pollution. contamination. crap. crud. dinginess. excrement. excreta. faecal matter. faeces. feculence. foulness. gook. griminess. jerk. mire. muck. nastiness. ordure. scum. smear. smut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. dregs. faeces. filth. impurity. mess. muck. dirtiness. filthiness. obscenity. dirty trick. nastiness. excrement. shit dışkı. necaset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. excrement. filth. dirtiness. filthiness. feces. nastines. vileness. contamination. crap. mire. muck. offal. pollution. shit. soil. squalor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a policeman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tumescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bump. nodule. protuberance. swelling. bulge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swelling. swollen condition. puffiness. swollen place. knob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhaustion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatâ etme, hatâlı söz, iş veya hareket: Bir yanlışlık ettik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrongness. error. falsity. fault. impropriety. inaccuracy. inexactitude. inexactness. mistake. slip. slip-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. falsity. fault. mistake. slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. mistake. blunder. black. bloomer. boner. cock up. fallacy. falsity. faux pas. inexactitude inexactness. slip. stumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yemiş veren ağaçları olan bahçe. 2. Meyveleri asıp saklamaya mahsus yer. 3. Sofrada meyve koymaya mahsus kap, meyve tabağı: Güzel bir çift yemişlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yetmiş lira vesaire kıymetinde yahut yetmiş kilo vesaire ağırlığında veya yetmiş parçadan meydana gelen. 2. Yetmiş yaşında: Yetmişlik bir ihtiyar.

Türkçe Sözlük by