Ismet-meab ne demek? | Ismet-meab anlamı nedir? | Ismet-meab

Ismet-meab anlamı nedir?

ismet-meab ne demek?

ismet-meab anlamı nedir?

ismet-meab | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ismet meab

Türkçe Sözlük

(i. A.), ismetli, ismetpenâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Devletin, saadet ve ihtişamının sığınacağı yer, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [حریم عصمت] kutsal saha.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Haşmetli, haşmet sâhibi. Osmanlılar’ın «majeste» karşılığında, yabancı imparator ve krallar için kullandıkları unvan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حشمت مآب] görkemli, haşmetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. su veya hava geçirmez; içinden geçilmez. impermeabil'ity, imper'meableness i. su veya hava geçirmeme özelliği. imper,meably z.su veya hava geçirmeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: İSMET) (i. A.) (Arapça terkiplerde: isme). 1. Namus, doğruluk, kötülük ve rezaletlerden kaçınma: İsmet sahibi bir zat, ismet-i mücesseme. 2. Nâmus, iffet, perde: Bir kadında en fazla ve en önce aranılacak şey ismetidir. 3. Günahsızlık, masumluk, temizlik: Onun ismeti mahkemece belli oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عصمت] masumluk. 2.haramdan kaçınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Masumluk, günahsızlık, temizlik. 2.Haramdan namusa dokunan hallerden çekinme. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Peygamberin sıfatlarındandır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.), ismetli, ismetpenâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). ismetli, ismet-meâb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İSMETLÜ) (i.), ismet, iffet, namus ve perde sahibi. Eski protokolde kadınlar hakkında kullanılan unvan. Devletlû ismetlû = VAlide-sultânlar, sultân-efendiler, kadın-efendiler hakkında kullanılan unvan. Yalnız . ismetlû, hanım-sultenlar ve hanım-efendi denen padişah ve şehzâde eşleri hakkında kullanılırdı. Bu prenseslere «ismet-meâb, ismet-penâh» denirdi. Prenses olmayan yüksek kadınlara. meselâ vezir zevcelerine iffetlû unvanı verilirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Bölme, pay etme, taksim, hisselere ayırma. 2. Talih, kader, kaderde olan şey: Kısmetim bu kadarmış; kısmet ise; kısmette var ise. 3. (matematik) Dört işlemden bölme (taksim). Hlric-I kısmet = Bölme işleminin sonunda çıkan sayı ki, bölünenin her bir sayısına düşen payı gösterir. Kısmet-i askeriyye = Osmanlı devrinde kassamiık vazifesi, bk. Kassâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destiny. lot. fate. chance. fortune. kismet. fatality. inning. innings. moira. portion. predestination. shot. foreordination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fate. fortune. lot. predestination. destiny. luck. chance. chance of marriage for a girl. match.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destiny. fortune. kismet. chance of marriage. fatality. lot. lottery. predestination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قسمت] nasip, pay. 2.bölme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kısmet, kader, nasip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bölme, pay etme, hisselere ayırma. 2.Talih, nasip, kad(Erkek İsmi) 3.Şayi olan hisseyi tayin etme belirtme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the source of one's livelihood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısmeti bol olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortunate. lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fortunate. lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısmeti olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfortunate. unlucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Geri dönülecek yer. 2. Sığınılacak yer, melce. Şevket-meâb = Şevket ve ihtişamın sığınak yeri, şevketpenâh, şevketli (Osmanlı hükümdarlarının unvanı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Maâbı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مآب] sığınma yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâber). (bk.) MAber.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. isimlendirilebilir; şöhrete lâyık, unutulmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nüfuz edilebilen, geçirgen. permeabil'ity i. nüfuz edilme kabiliyeti, nüfuziyet, geçirgenlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Saadet sahibi (saygı tâbiri).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( ŞEVKET-PENAH ) (i.). Osmanlı hükümdarlarının unvanıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شوکت مآب] yüce padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. evcilleştirilebilir, ehlileşme kalileştirilebilir tameability biliyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by