ıssız ne demek? | ıssız anlamı nedir? | ıssız

ıssız anlamı nedir?

ıssız ne demek?

ıssız anlamı nedir?

ıssız | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: issiz

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sahipsiz, ahalisiz, boş: Issız ada. 2. Mâmûr, bayındır olmayan, şenliksiz, bk. Is.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşi olmayan, bir işle uğraşmayan, boş, muattal: İşsiz güçsüz = Boş vakit geçiren, haylaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desolate. deserted. solitary. isolated. desert. forlorn. forsaken. retired. stark. unfrequented. uninhabited. void. waste. widowed. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desolate. lonely. secluded. solitary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desolate. lonely and uninhabited. gaunt. lonely. solitary. unmanned. void.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unemployed. unoccupied. jobless. without occupation. off-the-job. out-of-work. workless. unemployed. idler. loafer. runabout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idle. unemployed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of work. unemployed. unembroidered. corner man. out of employ. free from business. idle. inoccupied. jobless. at leisure. leisured. off work. out of employment. out of a situation. resting. unoccupied. unwaged. vacant. workless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. unheeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Anlayışı zayıf olan veya hiç olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitive. inconsiderate. undiscerning. unsympathetic. blind. blunt. dim. purblind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. dozy. insensitive. intolerant. inconsiderate. lacking in understanding. obtuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconsiderate. lacking in understanding. blind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Anlayış zayıflığı veya yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hebetude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitivity. incomprehension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seamless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seamless. without stitches. loose- leaf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dişi olmayan, dişleri dökülmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edentate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

toothless. unserrated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diş eksikliği veya yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elverişli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disadvantageous. inconvenient. unfavourable. unsuitable. adverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenient. unsuitable. impracticable. impractical. unhandy. unsuited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Gramer). Lâzım; yaptığı iş faile tesir eden fiil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intransitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i,). Şekil ve dış görünüşü uygun olmayan, sevimsiz, kılıksız, kıyafetsiz: Hakikatte cesur olan adamlar gösterişsiz olur. Sağlam bina ise de gösterişsizdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservative. homely. humble. modest. quiet. severe. simple. sober. unassuming. unpretentious. unimposing. inconspicuous. plain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poor-looking. unimposing. inconspicuous. homely. homely atmosphere. quiet. sober. unassuming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plainly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şekil ve bütün uygunsuzluğu, kılıksızlık, biçimsizlik, sevimsizlik: Gösterişsiğliği değerinin düşmesine sebep oluyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unattractiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Duygusuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insentient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asleep. dead. insensitive. impassive. callous. unfeeling. stolid duygusuz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitive. callous. unfeeling. numb. devoid of sensation. impassible. impassive. insensate. insensible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitivity. callousness. numbness. indifference. insensibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idle. with nothing to do.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Issız olma hali, yalnızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), işle meşgul olmayış, boşta kalış, vaktini boşuna geçirme. İŞTAH bk. İştihâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unemployment. vacancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unemployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unemployment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slow-witted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kullanılması güç: Kullanışsız mobilya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incommodious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. cumbersome. clumsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unhandy. useless. unserviceable. cumbersome. impracticable. incommodious. unworkable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incommodiousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escheat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by