Ister ne demek? | Ister anlamı nedir? | Ister

Ister anlamı nedir?

ister ne demek?

ister anlamı nedir?

ister | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ister

Türkçe Sözlük

(e.). (Aslı istemek fiili; geniş zamanın 3. müfret şahsıdır). Gerek, Fars. hâh: İster o, ister başkası, ister kendi gelsin, ister birini göndersin. İster istemez = Arzu etse de etmese de, Fars. hâh nâhâh. Ar. tav’en ve kerhen, bk. İstemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

either. either.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

requirement. necessity. whether. or.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. demand. requirement. whether. or not.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yönetmek, idare etmek; vermek, icra etmek, ifa etmek: yemin ettirmek; hizmet etmek, levazımını temin etmek, donatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kilisenin vaftiz ayini için ayrılmış kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ing. dava vekili, mahkemede dava görebilen avukat, avukat

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بستر] yatak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koyu kahverengi bir çeşit boya; kurum boyası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kabarcık, fiske, su toplama; yakı; ask. uçağın üsünde bulunan ve içine silah yerleştirilen saydam odacık; f. kabarmak, su toplamak; kabartmak; azarlamak. blistery s. kabarcıklı; azarlayıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gürültülü; şiddetli; fırtınalı (dalga,hava,rüzgar). boisterously z.gürültülü olarak. boisterousness i. gürültülü olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çoğunlukla madenden yapılmış olan çay, kahve vb kutusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koro üyesi; kilise korosunda şarkı söyleyen erkek çocuk; koro şefi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kıl yolmaya ve batan diken vesaireyi tutup çıkarmaya yarayan maşa şeklinde düz Alet, cımbız.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sarnıç, mahzen, su deposu; (anat). vücutta herhangi bir sıvının toplandığı kese.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). manastır; bir binaya bitişik üstü kapalı kemerli yol; munzevi hayat, manastır hayatı; (f). manastıra kapatmak; tecrit etmek, ayırmak; manastır haline getirmek. cloistered (s). manastırda oturan; dünyadan uzak. cloistral (s). manastır ile il

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Sterin onda biri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. deftere kaydetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). oluk rendesi; oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ocakların iç tarafına doşenen çakmaktaşı ve balçıktan ibaret bir cins tuğla

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Gülden yatak, mec. Sevgilinin yatağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kül.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاکستر] kül.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاکستری] kül rengi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. fizik). Bir mıknatıs alanında tutulan bir çelik parçasının bu alandan uzaklaştırıldığı zaman, kendisinde yine bir kısım mıknatıslığın saklı kalması hâdisesi ve bunun derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İsteri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perforce. unavoidably. inevitably. necessarily. needs. willy nilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Y.). Mersin yağı ve zamkı, mey’a.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. tıp). His bozuklukları, çeşitli ruhî şaşkınlıklar, çırpınma, kasılmalar ve bazan inmelerle kendisini gösteren bir sinir bozukluğu.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Psikonevrozlar grubuna giren bir çeşit hastalıktır. Tıp dilinde babinski hastalığı veya pithiatisme adı verilir. Hastalığın belirtileri; hastanın sosyal ve entellektüel seviyesine göre değişir. Hastanın gayesi, çevresinin ilgisini üzerine çekmektir. Bunun için aşağıdaki şikayetlerin biri veya birkaçı birden görülebilir. Hastada; ağrılar, baş dönmesi, bayılma, iştahsızlık, titreme, boğazında düğümlenme duygusu, kaslarda gerilme, geçici körlük, sağırlık, herhangi bir uzuvda uyuşma, hafıza kaybı görülür. Tedavinin temeli telkindir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kediotu, bal, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 30 gram kediotu konur. Kaynatılıp süzülür. 1 çay bardağı kediotu suyuna, 1 tatlı kaşığı süzme bal konulup, içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hysteria. hysteria histeri.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hysteria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İsteri halleri gösteren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hysterical. hysteric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hysterical. hysterical histerik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hysterical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hakime ait, hakimane, amirane; tumturaklı; salâhiyetli maggisterially z. hâkimane surette. magisterialness i. amirane tavır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papaz, vaiz; bakan, devlet vekili; orta elçi. minister plenipo tentiarv orta elçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bakmak, yardım etmek, hizmet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bakanlık veya orta elçilik görevine ait; papaz veya vaizin görevine ait; yöneticiliğe ait; zorunlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). ingilizce’de erkeklere verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (kıs. Mr) Bay, Efendi (erkek soyadından evvel kullanılan ünvan).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Döşek, yatak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kaydetmek, deftere geçirmek, tescil etmek; göstermek (hareket derecesi); basılmış sayfaları veya renkleri birbirine uydurmak; taahhütlü olarak göndermek; kaydolunmak, ismini sicile geçirmek; birbirine uygun gelmek; (k.dili) tesir etmek, sezilmek,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) defter, kütük, resmi kayıtlar defteri; sicil; kayıt, sicile geçirme; sesin veya çalgının yükseldiği derece; (müz.) kalın ve ince olmak üzere ses perdelerinden biri; odayı ısıtma veya soğutmada kullanılan alet, regülator; kaydeden alet. register of

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kaydedilmiş, kayıtlı, müseccel. registered letter taahhütlü mektup. registered nurse ABD kayıtlı hemşire. registered tonnage ton olarak bir geminin yük veya yolcu taşıma istiabı, safi tonaj.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. cümbüş etmek, gürültü etmek. roisterer i.cümbüşçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uğursuz, meşum; netameli; bozuk, kötü, fesat; kötülük saçan; nad. sol; hane. kalkanın solundaki. a sinister design kötü fikir, meşum plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. kızkardeş, hemşire, bacı, abla, kardeş (kız); aynı cinsten olan kimse veya şey; rahibe; s. hemcins; kızkardeş gibi. sisterinlaw i. görümce, yenge, baldız. elder sister abla. half sister üvey kızkardeş . lay sister rahibe namzedi. sisterly s. kız

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kızkardeşlik, kızkardeşlik görevi; rahibeler birliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sofist; İng. bazı üniversitelerde ikinci veya üçüncü sınıf öğrencisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üvey kızkardeş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Alm.) (musiki). Musiki yayınlarında ses ayarı ile meşgul olan mütehassıs.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. salkım, bot. Wistaria.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -na) anat. göğüs kemiğinin arka kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by