Istif ne demek? | Istif anlamı nedir? | Istif

Istif anlamı nedir?

istif ne demek?

istif anlamı nedir?

istif | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

benefiting of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالاستفاده] yararlanarak, istifade ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Faydalanmak suretiyle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sâf hâle gelme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İSTİFA) (i. A. «afv» dan masdar).

1.Af isteme: İstîfây-ı kusûr.

2.Bir makam ve görevden affolunmayı isteme, kendi isteğiyle işten ayrılma: İstifasını verdi, istifası kabûl olundu, olunmadı, istifasını geri aldı: İstifadan vazgeçti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vefâ» dan masdar). Tamamiyle elde etme: İsteğini istifâ eti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resignation. resigning. demission. tender of resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resignation. attribution. demission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصطفا] seçme, ayıklama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resign. to demit office. to vacate one's seat. abdicate. bow out. cease to hold office. chuck. to leave office. peg out. quit one's job. recede from one's position. step down. surrender one's office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir memurun görevinden alınmasını istemek maksadıyla verdiği resmî kâğıt: İstîfâ-nâmesini sundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fâide» den masdar) (c. istifâdât).

1.Faydalanma, kazanma, kâr etme: Bu çalışmadan bir istifadeniz var mıdır?

2.Mânen faydalanma, bir şey öğrenme, bilgisini genişletme: Bu adamın sohbetinden istifade olunur; istifade olunacak bir kitaptır. Bundan ne istifade olunur: Ne kazanılır, ne çıkar, ne hâsıl olur?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profit. benefit. advantage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profiting. benefiting. profit. gain. benefit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [استفاده بخش] yararlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kârlı, kazançlı: İstifadeli bir iştir.

2.Faydalı, bilgi veren: istifadeli bir kitaptır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «iffet» ten masdar). İffetli ve namuslu olma (iffet bu mânâyı ifade ettiğinden lüzumsuzdur).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصطفائی] seçimle ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

letter of resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «feyz» den masdar). Feyz, bereket, verimlilik alma

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Malları, eşyayı istif eden kimse.

2.mec. Karaborsacılık maksadıyle mal biriktiren adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoarder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoarder. stacker. stevedore. packer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.istifçi işi. 2.mec. ileride bulunmayacağı veya pahalanacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma suçu: İstifçilik benciliğin en kötü belirtilerinden biridir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoarding for profit. stowage. work of a stacker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fehm» den masdar) (c. istifhâmât). Sorup anlama. Anlamak için sorulan sual. Edit-ı istifhâm = Soru edatı, Türkçe’deki «mi?» gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

query. inquiry. seeking an explanation. interrogation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ استفهام] sorma. 2.soru işareti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istifhâmiyye). Soruya ait: Hitâb-ı istifhâmî, cümle-i istifhâmiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sıralamak, dizmek, istif etmek: Odunları istiflediler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stow. to hoard. to cuttle. to pile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stack neatly. to stow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stacked neatly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) istifrâğ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kusma, Osm. kay, gasyan: İstifrâğ etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استفراغ] kusma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kusmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Ar. «firâş = yatak» tan Osmanlılar’ın yaptığı yanlış bir kelime). Odalık olarak bir cariyeyi kullanma: Cariyesini istifrâş etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Sorup anlama, bir şey hakkında tafsilât ve bilgi isteme: İstifsâr-ı hâtır = Hatır sorma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

açıklama istemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fetvâ» dan masdar). Müftüden fetvâ isteme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «feth» ten masdar).

1.Başlama, işe girişme, iptida.

2.Esnafın uğur saydıkları ilk alış-veriş (galatı: siftah): Daha istiftâh (siftah) etmedim.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ استعفا] affını isteme. 2.görevinden ayrılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by