ıstına ne demek? | ıstına anlamı nedir? | ıstına

ıstına anlamı nedir?

ıstına ne demek?

ıstına anlamı nedir?

ıstına | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: istina

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصطناع] seçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hukuk). Başka bir yerde bulunan bir şâhidin, oranın mahkemesince ifâdesinin alınması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giving a rogatory commission to (another court or to an individ. taking evidence of an absent witness. appointment of a proxy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sünûd» dan masdar) (c. istinâdât). 1. Dayanma: Değneğine istinâd edip durmuştu. 2. Güvenme, itimad: Her hususta Tanrı’ya istinâd ederim. 3. Bir şeye delil ve senet nazariyle bakıp bir dâvayı onun üzerine kurma: Gafletle söylenmiş bir söze istinâd ederek birtakım isteklere kalkıştı, (askerlik) İstinâd hattı = Askerin icabında çekilip dayanacağı hat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ استناد] dayanma. 2.güvenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dayanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Dayanacak, güvenecek yer, arka Ar. zahîr: Benim istinad-gâhım ancak Cenâb-ı Hak’tır

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Dayanarak, güvenerek, itimâtla: Filânın himâyesine istinâden buna cür’et ediyor; affınıza istinaden. 2. .Senet ve delil sayarak: Nâbî’nin bir beytine istinâden bu kelimenin yerinde kullanıldığını iddia ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

referring to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

based on. relying on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

based on. supported by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ استنادا] dayanarak. 2.güvenerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [استنادگاه] dayanak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mânâda, dayanağa ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Ye den başlama, (hukuk) (Son Osmanlı devrinde) ilk dereceli mahkemelerde verilen hükme râzı olmayıp dâvayı bir üst mahkemeye nakletme: lstînâf-ı dâvâ etti. Mahkeme-i istinaf = Sulh ve ceza mahkemelerinin üstünde ve temyizin altında olarak ikinci derecede olan mahkeme ki, dâvaları istinâfen yani ikinci defa görür. Son Osmanlı devrinde vilâyet (eyalet) merkezlerinde bulunurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appeal. appeal. to resort to an upper court against the decision of a trial court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استيناف] üst mahkemeye başvurarak alt mahkemenin kararının feshini isteme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appellate court. court of appeals. court of appeal. a first degree appellate court. court of review. appelate court. second instance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hukuk). İstinâf suretiyle, ikinci derecede muhâkeme olunmak üzere dâvası istinâfen görüldü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ. A.) (mü. isttnâfiyye) (hukuk). 1. Istînâfa ait: Mahkeme-i istinâfiyye. 2. (e.). Arapça gramerinde bir soruya cevap mânâsında bulunan: Cümle-i istînâfiyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nûr» dan masdar). Nurlandırma, parlatma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «üns» ten , masdar). Unsiyet peydâ etme, alışma, ehlîleşme, yakınlaşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) İstinad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relying upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leaning against. resting on. relying on. depending on. based upon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retaining wall. supporting wall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by