ıştıra ne demek? | ıştıra anlamı nedir? | ıştıra

ıştıra anlamı nedir?

ıştıra ne demek?

ıştıra anlamı nedir?

ıştıra | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الاشتراک] ortaklaşa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالاشتراک] katılarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. b = edat, el = harf-i tarif, iştirâk = ortaklık). Ortaklıkla, ortaklaşa, ortaklık ederek, birleşerek: Ortaklar bi’l-iştirâk bir fabrika açtılar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

satın almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اضطراب] acı, ızdırap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İSTİRAHAT) (i. A. «râhat» dan masdar). Rahatlanma, dinlenme: Biraz istirahat etmeli; istirahate muhtaçtır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repose. rest. recreation dinlenme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repose. rest. reposing. resting. ease. relaxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استراحت] dinlenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dinlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «sirkat» ten masdar). Çalma, Ar. sirkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şirket» ten masdar).

1.Ortak olma, ortaklık etme, bir işe karışma, birlikte bulunma: Ben bu işte size iştirâk edemem.

2.Katılma, birlik, Ar. ittihad: Aralarında fikir iştirâki vardır. Biliştirâk = Müşterek olarak, birlikte, ortaklaşa.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participation. association. contribution. sharing. joining. taking part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partnership. participation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participation. participating. sharing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اشتراک] katılım. 2.ortaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Participation)

Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan, doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to partake. to participate in. to share. attend. participate. pool. to take a share. take part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulak misafiri olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participant. contributory. partaker. participator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اشتراکيه] komünizm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Iztırap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

painfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mental or emotional pain. anguish. misery. bodily suffering. affliction. distress. heartache. pang. throe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Iztıraplı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Iztırar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Iztırarî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Karışma işini yaptıran: Bu eşyayı, bu kitapları böyle karıştıran kimdir?

2.Fesat, ayrılık koyan: Araları iyi idi, şimdi elbette bir karıştıran vardır.

3.İki nehrin birleşip karıştıkları yer, kavşak. Fransızca: confluent.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ucu sivri demirli kısa üvendire, bizlengeç.

Türkçe Sözlük by