Istor, Stor ne demek? | Istor, Stor anlamı nedir? | Istor, Stor

Istor, Stor anlamı nedir?

istor, Stor ne demek?

istor, Stor anlamı nedir?

istor, Stor | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cet, ata, soy sop, dede. ancestor'ial, ances'tral (s). ecdada ait, ecdattan kalmış, geçmiş zamanlara ait. an'cestry (i). ecdat, nesep; iyi aileden gelme, asalet, soyluluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., A.B.D. (k.dili). taşrada temsil vermek; taşra halkını uçakla gezdirip para kazanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Özellikle güzel sanatlarda, fotoğrafta ve dansta; verilerini doğadan alan ve belirli normların ya da normal (olağan) biçimlerin bulunduğu kabul edilen görüntülerde biçimi abartarak sunma, « normal» in göstergelerini tümüyle yok etmeden değiştirme. Biçim bozmada amaç, daha güçlü bir etki yaratmak ya da güçlü bir anlatım sağlamaktır. Dışavurumculuk ya da Gotik sanat gibi duygu ve anlatımın vurgulandığı, izleyiciyle iletişimin etkili olmasının amaçlandığı sanat türlerinde biçim bozma yoğun olarak kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kurt pençesi, yılankökü, bot. Polygonum bistorta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. penceresiz kat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kitabevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atan kimse veya şey; dökümcü; eşyaların hareketini kolaylaştıran küçük tekerlek; sofrada kullanılan yağ, sirke veya limon şişesi. caster sugar (ing). pudra şekeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). caster.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kunduzun guddelerinden çIkarılan keskin kokulu, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan bir madde; kunduz kürkünden yapılmıs şapka; (nad). kunduz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ikizler burcundaki Kastor ve Polluks adlı yıldızlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

keneotu tohumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

hintyagı. castor-oil plant keneotu,(bot). Ricinus communis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). clerestory.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mim). bir bina, kilise, vagon vb'nin pencereli üst kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

soğuk hava deposu; kdili geçici olarak kullanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kilise idare heyeti; Papanın başkanlığındaki kardinaller kurulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). eğri büğrü etmek, çarpıtmak, biçimini bozmak, kırmak, bükmek; tahrif etmek, olduğundan başka anlam vermek; azdırmak. distortion (i).çarpıklık, bükülme; tahrif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarihçi, tarih bilgini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tarihsel, tarihi, tarihe geçmiş; önemli, mühim. historic character tarihi şahsiyet. historic method tarihsel yöntem. historic moment dönüm noktası, tarihi an.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tarihsel, tarihi, tarihe geçmiş; tarihe uygun. historical novel tarihi roman. historically (z). tarihe göre, tarihi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). olayın tarihi yönü, tarihi geçerlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarihçi, tarih yazarı. historiography (i). tarih yazma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarih, tarihi olaylar; tarihi dram; tarih kitabı. family history aile tarihçesi. natural history tabiat bilgisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahtekar kimse, hilekar kimse, dolandırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İner kalkar yaylı perde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beaver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Geminin en geniş yeri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. megastore

büyük mağaza

Her türlü tüketim malının, özellikle yiyecek maddelerinin ve mutfak gereçlerinin seçilip satın alınabildiği büyük satış yeri.


Yabancı Kelime by

Teknolojik Terim

DVD Video biçimi, diske, bir dizi farklı film öyküsünün kaydedilmesine izin vermektedir. İzleyiciler, oynatma sırasında hikayenin nasıl gelişeceğini seçebilirler.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Truva savaşında Yunan başkanlarından biri; akıllı ve yaşlı öğüt verici kimse, kıdemli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Nesturi mezhebine ait (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papaz. pastorate i. papazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pastoral

ed. çobanlama

Kır yaşantısını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını anlatan edebiyat türü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idyllic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pastoral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or pertaining to shepherds; hence, relating to rural life and scenes; as, a pastoral life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to the care of souls, or to the pastor of a church; as, pastoral duties; a pastoral letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A poem describing the life and manners of shepherds; a poem in which the speakers assume the character of shepherds; an idyl; a bucolic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cantata relating to rural life; a composition for instruments characterized by simplicity and sweetness; a lyrical composition the subject of which is taken from rural life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A letter of a pastor to his charge; specifically, a letter addressed by a bishop to his diocese; also , a letter of the House of Bishops, to be read in each parish. a literary work idealizing the rural life a letter from a pastor to the congregation of or

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a musical composition that evokes rural life. a letter from a pastor to the congregation. a literary work idealizing the rural life. of or relating to a pastor; 'pastoral work'; 'a pastoral letter'. relating to shepherds or herdsmen or devoted to raising

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Relating to a romantic or idealized image of rural life; in classical literature, to a world peopled by shepherds, nymphs, and satyrs. following Theocritus , verse about those shepherds and their beloveds who lived the simple vice-free life in Arcadia, a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A highly conventional mode of writing which celebrates the innocent life of shepherds and shepherdesses in poetry, plays and prose romances Pastoral literature describes the loves and sorrows of musical shepherds - usually in an idealised Golden Age of ru

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A poem that depicts rural life in a peaceful, idealized way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rural life, usually associated with people raising animals. a poem that describes the simple life of country folk, usually shepherds who live a timeless, painless life in a world that is full of beauty, music, and love Close Window.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Poetry dealing with idealized, rural life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. çobanlara ve kırlara ait: papazlığa ait; i. köy veya çobanların hayatını tasvir eden şiir veya resim, pastoral şiir ve resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i köy hayatım tasvir eden şarkl, parça veya piyes

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Pastörize etme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Pasteur’ün adından). 65 dereceye kadar ısıtıldıktan sonra sıcaklığı birdenbire düşürülmek suretiyle mikropları öldürülmüş olan süt, konserve vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pasteurized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aldığı ışına göre elektrik akımı ileten transistor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarihöncesi, tarihten önceki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tarihöncesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Lat.

tarih öncesi

Yazının bulunmasından önceki insan topluluklarının evrimini inceleyen bilim.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Roma'da idam cezası verme yetkisi olan hâkim; defterdar. quaestorship i. defterdarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. quaestor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. Fr.). Lokanta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Aslına uygun şekilde tamir (eski eserlerin tamiri söz konusu olunca kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. restauration

mim. yenileme

Eski bir yapıda yıkılmış, bozulmuş olan bölümleri aslına uygun bir biçimde onarma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. onarma ve düzeltme; restore etme; yenileme, eski haline getirme, eski mevkiini iade etme: iyileşme; bir şeyi sahibine iade etme: bir şeyin asıl şeklini gösteren model. the Restoration İngiltere'de Restorasyon devri: 18. Lui devrinde Borbonların tek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. onaran ve düzelten, iyi hale koyan; i. ayıltıcı ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To store again; as, the goods taken out were re-stored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bring back to its former state; to bring back from a state of ruin, decay, disease, or the like; to repair; to renew; to recover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give or bring back, as that which has been lost., or taken away; to bring back to the owner; to replace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give in place of, or as satisfaction for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make good; to make amends for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bring back from a state of injury or decay, or from a changed condition; as, to restore a painting, statue, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form a picture or model of, as of something lost or mutilated; as, to restore a ruined building, city, or the like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Restoration. give or bring back; 'Restore the stolen painting to its rightful owner' bring back into original existence, use, function, or position; 'restore law and order'; 'reestablish peace in the region'; 'restore the emperor to the throne' return to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

used in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

return to its original or usable and functioning condition; 'restore the forest to its original pristine condition'. return to life; get or give new life or energy; 'The week at the spa restored me'. give or bring back; 'Restore the stolen painting to its

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To refurbish a building or other asset to its original condition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A function that allows users to copy files from the backup storage pool to an on-line storage device.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To return a window to its previous size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To return a wetland to a close approximation of its condition prior to disturbance by modifying conditions responsible for the loss or change.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To return an icon or maximized window to its normal size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A system, zone, or sensor that is returned to normal status This does not necessarily mean that the alarm system is considered to be back to full operating status by the monitoring facility However, the term tends to be used interchangeably with Reset, an

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make service operative following an interruption by repair, reassignment, rerouting, substitution of parts, or otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A function that permits users to copy a version of a backup file from the storage pool to a workstation or file server The backup copy in the storage pool is not affected Contrast with backup. to return something to its original condition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To retrieve a backup copy of data from the Vault Server and upload it to a computer If a file has been accidentally erased or corrupted, it can be restored if there is a backup LiveVault Service can restore data over the Internet directly to the Agent com

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To copy files that once resided on your hard disk from another disk or a tape back onto your hard disk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The process of returning a backup copy to an active storage location for use TSM has processes for restoring its database, storage pools, storage pool volumes, and users' backed-up files For example, users can copy a backup version of a file from the stor

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To retrieve a file from backup If a file has been accidentally erased or corrupted, it can be restored if there is a backup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To recall a previously used lighting state later in the performance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To return your device to the state it was in when data was last backed up This involves copying your backup data to your hp Jornada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Administrator can restore -- bring back -- an archived TechPak or TechNeed and actively work on it again.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To return data on a disk to its previous state, typically by using a backup copy of the files You can restore files that have been damaged or corrupted back to the state they were in when you backed them up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Restores the state of livingstone to what it was when the Checkpoint was stored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The process of taking data saved to tape and putting it back onto disk See also backup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Restore Helper is that top hat with the cute little bunny ears in the upper right corner of some screens Basically, Restore is used to restore default values.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A restore is a computer program or process that copies information from a diskette or tape onto the system's hard disk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Previously backed up data can be restored or retrieved with the File, Restore selection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Use all original parts possible to reconstruct the original look and structure of the volume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bring a window back it its original size after having been minimised or maximised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. iade etmek; geri vermek; eski haline koymak, onarmak, restore etmek, yenilemek: iyileştirmek, sıhhatini iade etmek, sağaltmak; eski mevkiini iade etmek; bozulmuş yerini onarmak (resim); zararı ödemek. restorable s. yeniden sağlanabilir; onarılabili

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restore etmek. yenıleştırmek. eskı halıne getırmek. onarmak. görevıne ıade etmek. gerı vermek. ıade etmek. kavuşturmak. yenıden tahta geçırmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to restore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kum fırtınası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kar fırtınası, tipi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Norveç parlamentosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind. persian blinds. persiennes. shade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strong; powerful; hardy; bold; audacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Stoor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roller blind. roller shade. window shade. roll top. venetian blind. sunblind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. depoya koyma veya doldurma; depolama; ardiyede muhafaza etme; depo; ardiye ücreti; kompütörde bilgi saklama kısmı. storage battery akümülator.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. buhur, günlük; günlük ağacı, bot. Styrax; ecza. aselbent.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., (A.B.D. mağaza, dükkân; biriktirilmiş şey, stok; hazne, ambar; çoğ. levazım, kumanya; bolluk; f. saklamak; biriktirmek; levazımını tedarik etmek .store away biriktirip saklamak. store up biriktirmek, yığınak; depo etmek, ambara koymak. store teet

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar, ardiye, depo, mahzen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dükkâncı, mağazacı; ambar memuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar; sandık odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(İng), bak. story.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hikâye edilmiş, tarihte mühim yeri olan, destan konusu olmuş; tarihi tablolarla süslenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing.) storeyed s. katlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küçük hikâye

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. leylek, zool. Ciconia ciconia black stork kara leylek, zool. Ciconia nigra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. turnagagası, bot. Geranium robertianum .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. fırtına, bora; şiddetli öfke veya heyecan; ask. müstahkem bir yere hücum; (alkış) tufan; f. fırtına patlamak, bora çıkmak; fırtınalı geçmek; hiddetten köpürmek; ask. müstahkem yere hücum etmek. storm and stress buhran devresi, bak. Sturm und D

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fırtınaya tutulmuş, fırtına yemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fırtınadan gecikmiş; fırtınadan mahsur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fırtınaya karşı dayanıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fırtınalı, bozuk. stormily z. fırtınalı bir şekilde; hiddetle. storminess i. fırtınalılık. stormy petrel fırtına martısı; yelkovankuşu, zool. Hydrobates pelagicus; dert getiren kimse; asi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. hikaye, öykü; tarih; rivayet, anlatılan şey; makale; masal, efsane, destan; kısa roman; roman taslağı; k.dili. yalan, martaval; f. hikaye anlatmak: tarihi tablolarla süslemek. story hour masal saati. story writer romancı, hikâyeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bina katı; bir katta bulunan odalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hikâye kitabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hikaye anlatan kimse, masalcı; k.dili. yalancı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şimşekli yıldırımlı fırtına.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Germanyum veya silisyumun iletkenliğinden faydalanmayı sağlayarak elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. transistor. transistorize f. transistorla teçhiz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cafe / dining car. restaurant car.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kasırga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by