ıtla ne demek? | ıtla anlamı nedir? | ıtla

ıtla anlamı nedir?

ıtla ne demek?

ıtla anlamı nedir?

ıtla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: itla

Türkçe Sözlük

(I. A.). Başkasının üzerine bırakma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.) Umumiyetle, umumî olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolutely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علی الاطلاق] genellikle. 2.rastgele.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a monument status.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gadgetry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Casusluk etmek, tecessüs etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çekilen parmak yahut ateşe atılan tuz yahut sıçrayan kıvılcım gibi şey, patlayıp ses çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Parmakları veya ateşte tuz, mısır ve kestane gibi bir şeyi çıtırdatmak, patlatmak. Kıvılcım çıtlatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crack (one's knuckles. to drop a hint about. hint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Oyun kartlarının nerede ve ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. 7. ve 10. yüzyıllar arasında Çin’de ortaya çıktığı ve 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa’ya getirildiği tahmin ediliyor. Hindistan’dan veya Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var ama bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa’sına dayandığı kesin gibi.

O tarihlerde, Fransa’da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart Olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.

Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce’de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen ‘knave’ kelimesi kullanılırken, günümüzde ‘jack’ ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de ‘kız’ denilerek oğlana layık görülmüştür.

Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar ‘maça’ şeklini mızrağa benzeterek ‘pique’ adını vermişlerdir. İngilizce’de ise aynı anlamdaki ‘spades’ kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de ‘kupa’ klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona ‘coeur’, İngilizler ise ‘heart’ adını vermişlerdir.

‘Karo’ için Fransızca’da kare anlamındaki ‘carreau’ kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki ‘diamond’u tercih etmişlerdir. Bizim ‘sinek’ dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki ‘trefle’ kelimesini kullanırlarken, İngilizler ‘club’ (kulüp) ismini kullanmışlardır.

İşte bu nedenle briç oyuncuları ‘maça’ya ‘pik’, ‘kupa’ya ‘kör’, ‘sinek’e de ‘trefli’ derler, zaten aslına uygun olan ‘karo’yu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tulü» dan c. istıtlâAt). Anlamaya, bilmeye, öğrenmeye çalışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tulû» dan masdar) (c. istitlâat). Öğrenmeye ve heberdar olmaya çalışma, inceleme, araştırma: İstllâAtını yazdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. istıtlâ). Bilmeye, öğrenmeye çalışmalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «telef» ten masdar) (c. itlâfât). t. Öldürme, telef ve helâk etme. 2. Boş yere sarf, israf: Babasından kalan o kadar malı az vakitte itlâf etti. 3. Bozma, mahvetme, harâb etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

killing. destruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اتلاف] öldürme, telef etme, ortadan kaldırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Salıvermek, bırakmak, umumîleştirmek: Alelıtlak = Umumiyetle, genel olarak. Itlak olunmak = Ad verilmek, anılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «talâk» tan masdar). 1. Salıverme, koyuverme, kurtarma, Ar. tahlîs: Esirleri, mahbüsları itlâk ettiler. 2. Af, hapis vesair cezadan kurtarma: İtlâk olundu; itlâka nâil oldu. 3. Boşama: Zevcesini itlâk etti (bu mânâda «tatllk» daha çok kullanılmıştır). 4. Kayıtlı olmaktan kurtarıp umumiyet üzere kullanma, mânâsına genişlik verme, yaygınlaştırma: Zencilere de «Arap» denip «Arap» kelimesinin mânâsını itlâk etmemelidir. 5. isim verilme, Ar. tesmiye: Küçük kitaplara risâle itlâk olunuyor (dördüncü mânâdan çıkmıştır). Itlâk-ı inân = Bir yere yönelme. İtlâk-ı lisân = Ağıza geleni söyleme. Itlâk-ı yed = Hayır İşleme. Ale’l-itlâk = Kayıtsız, bir şeye bağlamaksızın, umumiyet üzere: Ale’l-itlâk eskiden Avrupalılar’a Frenk denirdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اطلاق] bırakma, salma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proof. proving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proving. proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prove. verify. show. be contented with. substantiate. attest. attest to. aver. certify. demonstrate. document. establish. evidence. shore. stamp. stand. make smth. stick. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attest. establish. prove. substantiate. testify. witness. to prove. to demonstrate. to attest. to establish. to substantiate ispat etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prove. argue. attest. bring home. show. substantiate. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be proved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şarta bağlamak, Osm. takyîd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitation. restriction. restraint. inhibition. constriction. qualification. straitjacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constraint. crackdown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restriction. the act of putting an incompetent person under the care of a guardian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clip one's wings. limit. restrict. restrain. bound. circumscribe. constrict. cramp. hedge. hedge about. hedge around. hem in. inhibit. qualify. stint. tie down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. cramp. to restrict. to limit. to cramp. to put under restraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constrain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be restricted. to be put under the care of a guardian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be put under the care of a guardian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restrictive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

limiting. restricting. restrictive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restrictive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restrictiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çayı, şekerini İçine atmayıp, ağıza alarak içmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Osm. «kahtlaşmak» tan galat). Az ve nâdir bulunur hâle gelmek, bulunmaz olmak: iyi yazı yazan hattatlar kıtlaştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become scarce. to become hard to find. run short of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

Şüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içersinde tekrar oluşması biraz zaman alır.

Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktarının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur. Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Evet geldik en çok merak edilen soruya! Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı mıdır? Bu konuda elde çok az bilimsel çalışma sonucu vardır. Bir görüşe göre parmak çıtlatmanın eklem yerlerimizdeki sıvıya bir tesiri yoktur. Diğer bir görüşe göre ise sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuzun buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

İüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 arttırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır.

Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktatının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur. Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Evet geldik en çok merak edilen soruya! Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zaralı mıdır? Bu konuda elde çok az bilimsel çalışma sonucu vardır. Bir görüşe göre parmak çıtlatmanın eklem yerlerimizdeki sıvıya bir tesiri yoktur. Diğer bir görüşe göre ise sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ahlak ve davranış konusunda tutucu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demonstration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be proved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (Güney Afrika Cumhuriyeti) ecnebi, yabancı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kanuni Sultan Süleyman zamanında okçulardan ok satın alan ünlü Kemankeşler soyundan 80 yaşındaki Ahmet Ağa’ya bir okçu çırağı, “baba sende kiriş gerecek kuvvet varmı ki ok alıyorsun ?” diye laf attı. Bu sözlere çok öfkelenen Ağa, at üstündeki ihtiyar çarşının kapısından sarkan zincirlere kolları ile sarılıp aynı anda bacaklarını altındaki atın karnına doladı. Kendini yukarı çektiğinde altındaki atı da havaya kaldırdı. Ağa’nın bu harekete etrafındakileri şaşkına çevirdi.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

response.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. reply. respond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answer. meet. respond. to answer. to reply cevaplamak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to answer. to reply to. make a response.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conflict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to oppose each other. to be opposite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave in diametrically different ways. conflict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by