ıtr ne demek? | ıtr anlamı nedir? | ıtr

ıtr anlamı nedir?

ıtr ne demek?

ıtr anlamı nedir?

ıtr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: itr

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطر] koku, ıtır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (ekon). tröstlerin teşekkül etmesine karşı olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). bir borsada satın alınan tahvilatı aynı zamanda diğer bir borsada kâr ile satma; arbitraj; hakem vasıtası ile bir davayı halletme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tahviller, hisse senedi, yabancı para v.s. yi daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. arbitrage

tic. ara kazanç

Hisse senedi, tahvil, yabancı para vb. değerli kâğıtları daha kârlı görülen başka kâğıtlarla değiştirme işi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital consumption allowances. arbitrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Arbitrage)

Fiyat farklarından yararlanmak amacıyla para, kıymetli maden, tahvil ve hisse senedi alıp satma işlemidir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karar verme hakkı veya yetkisi; hakem sıfatıyla karar verme; hüküm, karar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). indi, kendince, ihtiyari , keyfi. arbitrarily (z). keyfi olarak. arbitrariness (i). keyfi hareket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hakem sıfatıyla dinleyip karar vermek; karar vermek; hakem kararıyla halletmek.arbitra'tion (i). hakem kararıyla halletme. arbitration court (huk) hakem mahkemesi. arbitrator (i). hakem, iki taraf arasındaki bir meselede kesin karar verebil

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., mim sütunlar üzerine konulan ve üst kiriş makamında olan taban, taban.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

PITRAK (i. putrak). Çok şık, pek sık bitmiş, yeni bitip yüzünü büsbütün örtecek surette sık olan. Bıtrakotu = Demirdiken. Demirbıtrak = Eski cenk Aletlerinden olarak düşmanın ayağına batmak üzere yolun üzerine bırakılan üç köşeli demir diken. Kuzubıtrağı = Bir nev’i nebat, ganj. Bıtrak gibi kaynamak = Pek sık ve kalabalık olmak. Bıtrak gibi = Dallar üzerinde pek çok meyve olması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

PITRAKLI (i.). Dallı budaklı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Siyah bir fon önündeyken renkler daha parlak görünür. Sony Black Trinitron® resim tüplerinde, renklerin daha yoğun olmasını sağlayan ve kontrastı artıran özel bir koyu ton bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). santilitre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Afganistan’da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup narin yapılı, güzel gözlü ve gür saçlı, hoş ve cazip tavırlı olmalarına rağmen haşin, sert yapılı ve gaddar olarak bilinmektedirl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). asit sitrik tuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sitrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kim). asit sitrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). açık sarı, limon sarısı; sarı renkli bir kuvars taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ağaçkavunu; ağaçkavunu ağacı, (bot). Citrus medica; ağaçkavunu kabuğunun reçeli veya şekerlemesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merhem, sabun ve parfüm yaplmında kullanllan ve kokulu bir ottan çıkarılan yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). turunçgiller familyasma ait. citrus fruit turunçgillerden herhangi bir meyva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). On litrelik hacim birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decaliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decaliter. decalitre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Litrenin onda birine eşit hacim birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deciliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deciliter. decilitre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Hafif el ve ayak titremeleri; daha ziyade nevroz, isteri ve nevrastenide görülür. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : 1 çay bardağı kaynak suya yarım kahve kaşığı kekik konur. 5 dakika bekletildikten sonra süzülür. Hepsi bir kerede içilir.


Sağlık Bilgisi by

Ülke

Başkent: Asmera.

Nüfus: 3.200.000.

Komşuları: Güneyde Etiyopya Doğuda Cibuti, Batıda Sudan Kuzeyde Kızıldeniz.

Din: Müslüman ve Hıristiyan.

Dil: 7 yerli dil.

Yönetim Biçimi: Geçiş Döneminde.

Tarih: Eritre 1890’dan 1941’de İngilizlerin eline geçene kadar bir İtalyan kolonisiydi. İngiliz ve BM denetiminin ardından, 1952’de federe bir birim olarak Etyopya’ya bırakıldı. Etyopya 1962’de Eritre’yi bir eyalet olarak ilhak etti. Bu, 24 Mayıs 1993’te Eritre bağımsızlığını resmen ilan edene kadar sürecek olan 31 yıllık bir bağımsızlık mücadelesine neden oldu.


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Eritre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. érythrocyte

anat. alyuvar

Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erytrocyte. red blood cell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Süper İnce Nokta Aralıklı Resim Tüpü, görüntü çözünürlüğünü inanılmaz geliştirir. Ortadan aralıklı tüp yuvaları, 0,47 mm’ye indirilerek yatay çözünürlük %60 oranında artırılmış ve hassas resim ayrıntıları daha iyi görüntülenebilir hale getirilmiştir. Yeni CRT sürücü devresi, odaklanmayı %25 oranında geliştirmektedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony FD Trinitron® WEGA®, hem yatay, hem dikey düzlemde tamamen düz ekranlı ilk resim tüpüdür. Neredeyse hiç yansımasız, etkileyici düzeyde titreşimsiz görüntüler sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Oruç açma, oruç bozma. Zekât-ı fıtır. (bk.) Fıtra. lyd-ı fıtr = Ramazan bayramı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فطره] fitre. 2.kuru üzüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (yukarıdaki kelimenin aynıdır). Ramazan bayramında verilen miktarı belirli sadaka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eğerin arkasına hususî kayışlarla bağlanan eşya, terki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.), 1. Yaradılış, Ar. hilkat, Fars. Aferîniş: Fıtrat-ı Alem. 2. Yaratılış, ahlâk, tabiat, maya. Herkesin fıtratı başkadır. Asalet onun fıtratında vardır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فطرت] yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فطرتا] yaratılıştan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fıtra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. fıtriyye). Hilkatte, yaratılışta olan, doğuştan. (Fr. par naissance), Ar. hulki, tabiî, cibillî. İstidâd-ı fıtrî, mehâsin-i fıtriyye = Doğuştan iyi huylar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

connate. inborn. inbred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فطری] yaratılıştan gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yüz litrelik hacim ölçüsü birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hectoliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عيد فطر] ramazan bayramı, şeker bayramı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. istitrâdât). Aslı bahis konusu olmayıp bir münasebetle, söz arasında söylenen fikir, hatıra: İstitrâd yoluyla söylenmiştir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استطرادا] sırası gelmişken.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istitrâdiyye). Istitrâda ait veya istitrâd yoluyla söylenilen: Fıkra-i istitrâdiyye. bk. istitrâd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tarâvet» ten masdar). Övmede mübalâğa, lüzumundan fazla medhetme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Soy, akraba, kabtle, aşiret: Itret-i celîle-i Cenâb-ı Nebevi (Peygamberimizin soyu).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. ıtriyye). Güzel kokuya ait, güzel kokulu. Güzel kokuya dair.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطری] ıtırlı, kokulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Itrî (Buharizâde Mustafa Efendi). Türk besteci, hattat ve şair.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfumes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfumes. attars. essences. perfumery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Güzel kokulu esanslar, yağlar vesair şeyler, esans, losyon, parfüm. Mevâdd-ı ıtriyy» = Kokulu maddeler: Itriyât satıyor, Japon çiçeklerinden yapılan ıtriyât pek makbûldur, ıtriyât kullanmak sünnet-i seniyyedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Itriyat satan kimse veya dükkân, attâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. kimya). Senbolü Y, atom ağırlığı 88,93 olan bir eleman.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطریات] kokular, ıtırlar, parfümler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Bir desimetre kübe eşit hacim birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liter. litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measure of capacity in the metric system, being a cubic decimeter, equal to 61.022 cubic inches, or 2.113 American pints, or 1.76 English pints.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Liter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liter. litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Informal term for a cubic decimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unit of volume equal to one cubic decimetre. n liter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric volume measurement equal to a little less than one imperial quart. a metric unit of capacity equal to the volume of 1 kilogram of pure water at 4 degrees centigrade and 760 mm of mercury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liter. litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A measure of capacity in the metric system, being a cubic decimeter, equal to 61.022 cubic inches, or 2.113 American pints, or 1.76 English pints.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Liter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liter. litre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Informal term for a cubic decimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unit of volume equal to one cubic decimetre. n liter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A metric volume measurement equal to a little less than one imperial quart. a metric unit of capacity equal to the volume of 1 kilogram of pure water at 4 degrees centigrade and 760 mm of mercury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Litref miktarında sıvı elan: İki litrelik şişe. Beş litrelik kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which holds liters / litres.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which holds liters / litres.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

metrdotel, baş garson; (tereyağ, maydanoz ve limon suyu ile yapılan) soslu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Lor peynirinin tazesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Litrenin binde biri, bir santimetre küp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milliliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

millilitre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milliliter. millilitre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mitralyöz, makinalı tüfek. mitrailleur i. makinalı tüfek kullanan asker, mitralyözcü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mıtraka.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مطرق] değnek. 2.tokmak. 3.çekiç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tark» tan la) (c. matârık). 1. Değnek, cop, sopa. 2. Cenk sopası, tokmak. 3. Çekiç. (bk.) Matrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to a miter; resembling a miter; as, the mitral valve between the left auricle and left ventricle of the heart. of or relating to or located in or near the mitral valve; 'mitral insufficiency' relating to or resembling the miter worn by some cle

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of or relating to or located in or near the mitral valve; 'mitral insufficiency'. relating to or resembling the miter worn by some clerics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. kalpteki iki yapraklı kapağa ait (sol kulakçık ve sol karıncık arasında). mitral valve bu kapak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Ağır makinalı tüfek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gatling gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machine gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. miter.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). Nitrik asit tuzu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Genellikle bir nitrojen, üç oksijen atomundan oluşan azot içeren bileşiklerdir. Nitrojen döngüsünün doğal bir parçası olarak nitritlerin dönüşümüyle oluşurlar. Nitrat, bitkinin büyümesi için hayati önem taşıyan elemanlardan biridir. Doğal ve suni gübrenin temel maddesi nitrattır. Fazla nitrat ise çevre kirliliğine yol açar. Kolayca çözülebilen bir madde olan nitrat, topraktan geçerek yer altı sularına karışabilir. Nehir, göl ve diğer su kaynaklarında aşırı nitrat birikmesi bitkilerin, ekosistemi çökertecek ve kimi zaman deniz yaşamını sürdürecek kadar çok büyümesine yol açabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) nitrik asit tuzu, nitrat. silver nitrate cehennemtaşı, gümüş nitratı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kim.) nitrik asit, kezzap, azotik asit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) nitratlaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (kim.) nitratlaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr. kimya). Sanayide kullanılan bir asit, kezzap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aqua fortis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitric acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) nitröz asidi tuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) azot, nitrojen. nitrog' enous (s.) nitrojene ait, azotlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) nitrogliserin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nitrogen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (kim.) azota ait, azota benzer, azotlu. nitrous acid (kim.) nitröz asidi. nitrous oxide (kim.) diazot monoksit, güldürücü gaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Fazlaca, kırmalı. 2. Bir bitki takımı. Pıtrak gibi = Dallardaki meyvelerin çokluğu ifade için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. pozitron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

potassium nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Birleşik Amerika'ya mahsus bir çeşit siyah meşenin iç kabuğu; bu kabuktan çıkarılan sarı boya ve tanen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski derebeylik sisteminde bir mülkün kirasını ödeyerek başka her türlü görevden bağışık olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) inat etmek, karşı gelmek, boyun eğmemek. recalcitrance, recalcitra'tion (i.) inatçılık, serkeşlik. recalcitrant (s.), (i.) inatçı, serkeş (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yatsı namazının son iki rekâtlık sünnetinden sonra kılınan üç rekâtlık vacip namaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr. matematik). «Litre» nin yüzde biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centiliter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centiliter. centilitre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yalnız arka tekerlekleri olan römork.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Estâr, sütOr). Örtecek şey, örtü, perde, astar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citric acid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sodium nitrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Super Trinitron® resim tüpleri, HDTV (Yüksek Tanımlamalı TV) kullanımı için idealdir. Tüpte, resim kalitesini önemli ölçüde geliştiren parlak bir kaplama bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Super Trinitron® Wide TV görüntüsü, 16:9 en-boy oranına sahip olmanın yanı sıra düzdür. Yansıma ve bozulmalar önemli ölçüde elimine edilmektedir.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. titre

san

Bir kimsenin işi, mesleği veya toplum içindeki durumu ile ilgili olarak kullanılan ad.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f, kim titre etmek titra'tion i titre, titrasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bez dokurken pamuğu çirişledikleri beyaz sakız, kitre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eli veya bütün vücudu titreyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doddering. shaky. tremulous. wobbly. trembling. shaking. quivering. quaky. flickering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shaky. shaking. trembling. quivering. quaking. tremulous. tottery. unsteady. vibrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vibrancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shakiness. tremulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Titremek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shaking. trembling. the shivers. shivering. vibration. quake. quiver. thrill. chill. dither. flicker. judder. pulsation. quaking. rigor. rigour. shake. shimmy. shiver. shudder. tremble. tremor. trepidation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chill. flicker. quaver. quiver. shake. shiver. tremble. tremor. wobble. trembling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flicker. shake. vibration. shaking. quivering. trembling. shivering. oscillation. wabble. wobble. rattle. undulation. jar. swing. dither. flutter. quake. quaver. quiver. rigour. shudder. tremble. tremor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sık sık ve durmadan oynamak: Elleri titrer. 2. mec. Çok korkmak. 3. Çok üşümek: Kışın ortasında paltosuz titriyor. Üzerine titremek = mec. Birine çok sevgi duyup fazlaca dikkat etmek Yer, gök titremek = Büyük ve dehkımıldanışı, Ar. ihtizaz.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Tremor denilen titremek, irade dışında meydana gelen bir hastalık belirtisidir. El ve ayak titremesi; daha ziyade, nevroz, isteri veya nevrasteninin belirtisidir. Hafif titremeler, genellikle, guatr, alkolizm, kurşun veya cıva zehirlenmesi ya da ihtiyarlığın işaretidir. Şiddetli titremeler parkinson hastalığı ve uyku hastalığında görülür.

Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake. tremble. quake. shiver. vibrate. dither. flicker. flutter. jerk. judder. pulsate. pulse. quiver. shimmy. shudder. thrill. throb. waver. wobble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flicker. judder. palpitate. quail. quake. shiver. shudder. tremble. vibrate. wobble. to tremble. to shiver. to shudder. to quiver. to flicker. to falter. to quake. quiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Bir noktanın göz farkedemeyecek derecede kısa ve hızlı kımıldanışı, ihtizâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vibration. oscillation. pulse. pulsation. beat. fade-out. judder. undulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vibration. resonance. oscillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resonance. vibration. shivering. trembling. shaking. quivering. beat. vibrancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oscillatory. vibratory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resonant. vibrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Satırların dönüşümlü olarak birleştirilmiş iki ızgara taramada tarandığı ekran.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vibration free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oscillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oscillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Hep birlikte ve birden korkup titremek. 2. Titreşim hâlinde olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tremble. to quake. to vibrate. to shiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Titreşmesini sağlamak, titreşmesine sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Titremesine sebep olmak, çok korkutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulsate. quiver. vibrate. to cause to tremble. to quiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth to shiver / to tremble / to shake / to quiver / to flutte. to cause to flatter. to flicker. to terrify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. renksiz ve patlayıcı bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nitrat ile toluenden mürekkep kuvvetli bir patlayıcı madde, kıs. T.N.T.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tek olan şey. S.l.t-ı vitr = Yassı (yatsı) namazından sonra kılınan üç rikât namaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stained glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stained glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cam kabilinden, camlı; camdan yapılmış veya alınmış; cama benzer; cam şeklinde; anat. camsı. vitreous body, vitreous humor anat. gözün retina ile çevrili olan boşluğunu dolduran pelte koyuluğundaki saydam ve renksiz sıvı, camsı cisim. vitreous

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cam gibi, cam şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. cam haline koymak veya girmek. vitrification i. camlaştırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Camekân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display window. glass case. shop window. shopwindow. show glass. show window. window.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showcase. window. shopwindow. china cabinet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shopwindow. showcase. vitrine. china cabinet. display. display case. display window. glass case. shop case. shop front. shop window. squeegee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. sülfürik asit, zaç yağı, karaboya; herhangi bir maden sülfatı; iğneleyici söz veya yazı; yakıcı şey. blue vitriol göztaşı. vitriolic s. zaç yağına ait; acı, yakıcı; iğneleyici; öfkeli (söz).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vitriyol haline koymak; zaç yağı ile yakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by