Ittihad-ı Islam ne demek? | Ittihad-ı Islam anlamı nedir? | Ittihad-ı Islam

Ittihad-ı Islam anlamı nedir?

ittihad-ı islam ne demek?

ittihad-ı islam anlamı nedir?

ittihad-ı islam | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ittihad islam

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اتحاد اسلام] panislamizm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclamation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclamation. clap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclamation. applauding. cheering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). El çırparak ve yüksek sesle yaşa diye bağırarak takdir ve tahsin etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). El çırparak yüksek sesle takdir ve tahsin etmek: Halk, sanatkârı şiddetle alkışladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclaim. cheer. clap one's hands. applaud. clap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclaim. applaud. cheer. clap. to applaud. to clap. to acclaim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to applaud. to cheer. to clap for. acclaim. clap. to give a big hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Altmış yaşına varmak, altmışlık olmak, altmış rakamına vasıl olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgiveness. pardon. remission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forgiveness. donation. granting. pardon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(M1Karşılıksız vermek, hediye ve ihsan eylemek, bahşetmek: Kendisine bir çiftlik bağışladı. 2. Alacağından vazgeçmek, sarf-ı nazar ve terk etmek: Birçok alacağım vardı lâkin bağışladım. 3. Ceza ve intikam istemekten geçip affetmek: Kabahatimi bağışladı. 4. (Cenâb-ı Hak) almamak, yaşatmak: Ne güzel çocuk Allah bağışlasın, anasına, babasına bağışlasın!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donate. give away. give to charity. pardon. forgive. excuse. have mercy. save. absolve. bestow. dispense. endow. grant. hand out. hand over. instate. kick in. remit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestow. condone. excuse. forgive. pardon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to forgive. to pardon. to donate. to make gift. to spare. absolve. contribute. dispense. excuse. give away. grant. remit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İslâm ülkesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. felsefe). Dışta bırakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

externalize. deport. exclude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

externalize. deport. exclude. coventry. to exclude. to externalize. to ostracize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exclude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir şeyi bir kimsenin kulağına fısıltı halinde söylemek. 2. Gizlice haber vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Haşlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «selâm» dan masdar). 1. Cenâb-ı Hakkin tebliğine ve öteki İman esaslarına inanma: Bütün peygamberler islâm üzere idiler, iman ile İslâm birdir: İslâm’a gelmek. 2. Peygamberimiz tarafından ilâhî vahy ile kurulan din, dîn-i Muhammedî, Müslümanlık: Dİn-i islâm. 3. İslâm dinini kabûl etme, Müslüman olma: Şeref-i İslâm ile müşerref oldu. 4. İslâm ümmeti, islâm cemaati: Ulemây-ı İslâm, halîfe-i İslâm, Alem-i İslâm. 5. Müslüman, Müslim: İslâm’dır, İslâm oldu. Hüccet-ülIslâm = En büyük kelâm bilgini imâm Gazâlî’nin lakabıdır. Seyf-ül-lslâm = Islâmin kılıcı HAlid bin Velîd’in lakabıdır. Şeyhülislâm — Osmanlı devletinde din, adalet ve eğitim işlerine bakan ve ulemânın başı sayılan büyük görevli; protokolde sadrâzamla eşit sayılır, fakat ondan sonra gelirdi. Türkistan’da büyük din Alimlerine de bu unvan verilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اسلام] müslümanlık. 2.müslüman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) islam; islam alemi, islâmiyet. IsIamic (s.) İslam'a ait. Islamics (i.) İslam ilimlerinin tetkiki. islamimsm (i.) Müslümanlık, İslamiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Muhammed(s.a.s)’e nazil olan ve kendisi tarafından insanlığa tebliğ edilen din, Allah’ın en son dini. 2.Allah’a teslim olma, onun emirlerine uyup, yasaklarından kaçınma. 3.İyi geçinme, barış içinde olma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Islatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. İslâmiyye). İslâm din ve ümmetine ait: Millet-i İslâmiyye, şerîat-i İslâmiyye, memâlik-i İslâmiyye, hamiyyet-i İslâmiyye. c. F. Islâmiyân = Müslümanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. İslâm). İslâm dîninde olanlar, Müslümanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İSLAMİYYET) (i.).Türkler’in «islâm, İslâm dini» mânâsında kullandıkları yanlış kelime.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسلاميت] müslümanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Uyma. 2. Yolun ortasından gitme. 3. islâm dinini kabûl etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vahdet» ten masdar). 1. Birleşme, bir olma: Bu iki şey ittihâd edemez. 2. Aynı fikir ve reyde olma, muvafakat, ittifak, iştirâk: ittihâd-ı Arâ, ittihâd-ı İslâm. İttihâd etmek = Müttehid olmak, birleşmek, birlikte hareket etmek üzere kuvvetleri birleştirmek ve sözü bir etmek. İttihâd-ı menâfi = Menfaatlerin bir ve ortak olması.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اتحاد] birlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اتحاد اسلام] panislamizm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. ittihâdiyye). Birlik ve ittifaka ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kargamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karışla ölçmek. Alın karışlamak = 1. Beğenmek ve övmek, Aferin okumak. 2. Meydan okumak: Bunu yapabilecek adamın alnını karışlarım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to measure by the span of one's hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kış olmak, kış hükmünü yerine getirmek, soğuk olmak: Hava kışladı. 2. Kışı geçirmek: Bu sene galiba köşkte kışlayacağız; koyunlarınız nerede kışlıyor? Osmanlı devrinde şark ordusu ekseriya Erzurum’da, garp ordusu Belgrad’da kışlardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

winter. to spend the winter. to winter. to become winter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to set in. to winter (somewhere. winter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mıknatıslı hile getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magnetize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞEYHU’L-İSLAM) (halk dilinde: ŞEHİSLAM) (i. A.). Osmanlı devletinde ulemanın başı. Diyanet işleri, eğitim ve adliyenin en büyük Amiri ve sadrâzam’dan sonra devletin ikinci görevlisi idi. (bk.) Meşihat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Tıs sesi çıkmak.

Türkçe Sözlük by