Iyaz ne demek? | Iyaz anlamı nedir? | Iyaz

Iyaz anlamı nedir?

iyaz ne demek?

iyaz anlamı nedir?

iyaz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: iyaz

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kuvvetli birine sığınma: İyâzen. El-iyâzü-billâh = Allaha sığındık, maazallah!

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İhtiyacı olmayan, muhtaç olmayan, Ar. müstağni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’a sığındık, Allah esirgesin, maâzallah, neûzübillâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. imtiyâzât). 1. Diğerlerinden ayrılma, farklı olma, fark, üstünlük: Arkadaşlar arasında imtiyâzı vardır. 2. Masraflı veya mesuliyeti! bir işin başkaları yapamamak üzere bir şahıs veya şirket ve heyete tahsisi, hususî, ruhsat: Demiryolu, vapur, maden, fabrika, gazete imtiyazı, imtiyaz ruhsat-nâmesi, berâtı. 3. Istisnâ, muafiyet, istisnâİ haklar: O adamın bazı imtiyazları vardır. 4. Muhtariyet, iç işlerinde serbest, fakat başka bir devlete tâbî devletin idaresi: I878’de BAb-ı Alî, Bulgaristan’a imtiyaz verdi. İmtiyaz nişanı = II. Abdülhamid’in ihdas ettiği en yüksek dereceli ve murassâ, tek rütbesi olan Osmanlı nişanı. İmtiyaz madalyası = Bu nişanın madalyası ki, altın ve gümüş cinsi vardır. Sâhib-i imtiyaz = İmtiyaz sahibi. Bir bayındırlık işinin veya bir fabrika, gazete vesairenin imtiyazını almış olan adam: Filan gazetenin sâhib-l imtiyâzı Ali Beydir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privilege. concession. grant. franchise. prerogative. faculty. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concession. franchise. prerogative. privilege. distinction ayrıcalık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privilege. concession. benefice. benefit. charter. franchise. honour. liberty. licence license. patent. prerogative. tenure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امتياز] ayrıcalık. 2.kapitülasyon.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. imtiyâziyye). İmtiyaz ve istisna veya hususî müsaadeye ait: Hukuk-ı imtiyâziyye = İmtiyaz hakları. Şerâit-i imtiyâziyye = İmtiyaz şartları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İmtiyazı olan, başkalarından ayrı tutulan seçkin, üstün. İstisnâİ haklar taşıyan, bazı mükellefliklerden müstesna: Bu aşîret imtiyazlıdır. 3. Hususî surette ve başkaları yapmamak şartiyle ruhsat ve müsaade almış: Kibrit fabrikası imtiyazlıdır. 4. Idârî muhtariyeti olan: Bulgaristan, 1878-1908 arasında imtiyazlı bir Osmanlı eyaleti idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privileged. licensed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Preferred Stock)

Esas sözleşmede hüküm bulunmak kaydı ile, sahiplerine temettü ödemesi, rüçhan hakkı kullanımı, oy hakkı gibi konularda ayrıcalık tanıyan senetlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Yalvarma, rica: Bu işi görmenizi niyâz ediyor (rica ve istirhâm’dan daha kuvvetli ve daha naziktir). 2. Dua. 3. Bazı tarîkatlerde selâm tâbiri: Kendilerine arz-ı niyâz ederim. 4. ihtiyaç, muhtaçlık. Bî-r.iyâz = ihtiyaçsız, muhtaç olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supplication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entreaty. supplication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleading. entreaty. supplication. invocation. request. rogation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نياز] yalvarma. 2.dua.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Yalvarma, yakarma. Dua. 2.Bazı tarikatlarda küçüğün büyüğe karşı olan selam, saygı ve duası. 3.İhtiyaç, muhtaçlık.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yalvarmak. 2.rica etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Rica ve niyaz eden, yalvaran. 2. Muhtaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). T. Niyâz ederek, yalvararak. 2. ihtiyaçla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Yalvaran, niyâz eden. 2. Muhtaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). 1. Yalvararak, niyâz ederek. 2. İhtiyaçla.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.(bkz.Niyaz). 2.Yalvarıcı, niyaz edici. Sevgili. Türk mutasavvıflarından birisi. 18.yy.’da yaşamıştır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نيازمند] muhtaç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Soğan: Piyazlı kebap. 2. Zeytinyağlı ve sirkeli fasulye haşlaması : Fasulye piyazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beans with chopped onions. flattery. haricot bean salad. blarney.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold dish made with dried beans. chopped onions. parsley. hardboiled egg and olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Eti ateşe koymadan önce soğan ve baharatla ovup kendi hâline bırakmak. 2. (argo) Pohpohlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ravza). Ravzalar, bahçeler, (bk.) Ravza.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاض] bahçeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bahçeler, ağaçlık çimenlik yerler, ravza.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nefsini kırma, pehrizle kanaatkâr yaşayış: Riyâzet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mortification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضت] nefsinin isteklerine boyun eğmeden yaşama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Nefis kırma, dünya lezzetlerinden ve rahatından sakınma, perhizle, kanaatle yaşama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. riyâziyye). Matematiğe alt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ریاضی] matematikçi. 2.matematiksel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضيات] matematik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) matematikçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mathematics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Riyaziye ile uğraşan matematikçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Matematiğe lit ilimler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Matematik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضيون] matematikçiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by