I’zam Etmek ne demek? | I’zam Etmek anlamı nedir? | I’zam Etmek

I’zam Etmek anlamı nedir?

i’zam Etmek ne demek?

i’zam Etmek anlamı nedir?

i’zam Etmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: izam

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

göndermek, yollamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالالتزام] bilerek, bile bile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. b = edat, el = harf-i tarif, iltizam = iş edinme). Bile bile iş edinerek, hususî surette, kasd ve niyetle: B’il-iltizâm bu işi bu kadar uzattı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüzûm» dan masdar) (c. iltizâmât). 1. Kendi üzerine lâzım sayma: lltizâm-ı sükût. İşe karışmamayı yi iltizâm ettim. 2. Birinin tarafını tutma, tarafgirlik etme: Biri Akif’i ve diğeri Fikret’i iltizâm ederek münakaşaya giriştiler. 3. İcap ettirme, gerektirme: Serveti iyi yaşamasını iltizâm etmez, yaşamasını bilmez ne zenginler vardır. 4. (mülkî idare) Osmanlı devrinde belirli bir bölgedeki belirli bir vergiyi, devlet nâmına toplamak: Bir kazanın Aşârını iltizâm etti. İltizâm almak, iltizâma vermek, iltizâmâta karışmak. Bil-iltizâm = İş edinerek, bilip isteyerek, rasgele değil: Bil-iltizâm bu işi yaptı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax farming. partiality. finding sth necessary. land tenure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ التزام] gerekli görme. 2.taraf tutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden iltizâm işini üzerine alan adam, Ar. mültezim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farmer of revenues.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı devrinde iltizâm usûliyle vergi toplama işi, mültezimlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İltizam yoluyla: Aşâr iltizâmen idare olunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. edebiyat) (mü. iltizâmiyye). Mânâ-yı iltizâmi, delâlet-i iltizâmiyye = Biri diğerini icabettiren iki şeyden birini anarak diğerinin kasdolunması. Siga-yı iltizâmiyye = Türk gramerinde yazmalı ve sevmeli gibi lüzum gösteren kip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hezimet» ten masdar). Bozulma, mağlûp olma, yenilme: İnhizama uğrayan asker, düşmanın inhizamı (Arapça’da mânâsı bozulup kaçmak ve birinden sığınacak yer istemektir).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انهزام] bozguna uğrama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nizâm» dan masdar) (c. intizâmât). Yolunda dizilmiş olma, düzgünlük, tertip: Bu işlerde hiç intizam yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neatness. regularity. order. orderliness. regulation. system. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انتظام] düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). intizamlı kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orderly. regular. tidy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [انتظام پرور] düzeni seven, düzenli, tertipli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Usûlüne göre tertiplenmemiş olan; yoluna konmayıp karmakarışık halde bulunan, .düzensiz, nizam ve tertibi olmayan: intizamsız bir ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorderly. irregular. untidy. halting. wayward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Usûlünce dizilmemiş olan şeyin hali, düzensizlik, tertipsizlik, karmakarışık hal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slovenliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorder. untidiness. lack of rules or a plan. disarray. disorderliness. litter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.,«azamet» ten masdar). Büyütme, büyük görme, küçük bir şeye ehemmiyet verip büyük gösterme: Bu adam hastalığını daima istîzâm eder (Arapça’da saygı ve kendini büyük görme mânâlarına da gelir).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [التزام ما لا یلزم] abesle iştigal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Azîmet’ten «yollama» mânâsiyle çok kullanılmışsa da Arapça’da böyle bir kelime yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. aztm). Azimler, büyükler, daha ve en büyükler, bk. Azîm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). Büyütme, büyük gözüyle bakıp lüzumundan fazla ehemmiyet verme, mübalâğa: İşi Izâm etmemeli; küçük bir işi Izâm ettiler («tâzîm»den çok farklı mânâdadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exaggeration abartma. büyütme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عظام] büyükler, ulular.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Vücutta kırmızımsı birtakım kabarıklarla kendini gösteren bir çocuk hastalığı. Ar. hasbe: Kızamık çıkarmak, kızamığa tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Daha ziyade 3-10 yaşları arasında görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde morbilli denilen bu hastalığın nedeni, bir çeşit virüstür. Kızamıklı hastanın tükürük damlacıkları aracılığı ile sağlamlara da bulaşır. Bu nedenle, kızamık lekeleri kaybolduktan sonraki 10 gün içinde de hastayı, sağlıklı kimselerle görüştürmemek gerekir. Hastalık mikrop alındıktan sonra 10 gün içinde orataya çıkar. Hastanın gözleri kızarır, burnu akar, hapşırır, öksürür. Ateş yükselir. Baş ağrılarından şikayet eder. Kuvvetli ışıktan rahatsız olur. Bu belirtilerden aşağı yukarı 4 gün sonra küçük kırmızı ufak lekeler görülmeye başlar. Bunlar grup halindedir. Bu dönemde dudaklarda kuruluk ve dilde paslanma dikkati çeker. Bir süre sonra da kızamık lekeleri yüzün her tarafına, boyuna, göğse, kollara, karına, ve bacaklara yayılır. Bu dönem 3-4 gün devam eder. Sonra ateş yavaş yavaş ya da birdenbire düşerek belirtiler kaybolur. Hastanın odası güneş görmeli ve çok temiz olmalıdır. Oda ısısı 18-20 derece arasında tutulmalı, günde en az iki kere havalandırılmalı ve hastanın üşütmemesi için azami dikkat gösterilmelidir. Ayrıca, hastanın ağız, burun ve beden temizliğine özen gösterilmelidir. Bunlara dikkat edilmediği takdirde hastalık, zatürree, bronkopnömoni, zatülcenp, ortakulak iltihabı veya ensafalit gibi tehlikeli hastalıklara neden olabilir. Kızamık geçirenler, bağışıklık kazanıp bir daha kızamık olmazlar. Ayrıca çocuklara 2 yaşında yaptırılacak kızamık aşısı da bağışıklık sağlar. Hastalığın kolayca geçmesi ve bir başka hastalığa neden olmaması için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Dut.

Hazırlanışı : Döküntüler başlamadan önce 250 gram dut yedirmek, döküntülerin çabuk çıkmasına yardımcı olur. Aynı uygulama karadut şurubu ile de yapılabilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measles. rubeola.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measles. rubeola.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kızamığa benzeyen ve ondan daha hafif geçen bir hastalık.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Deri döküntüleri, hafif ateş ve hafif nezle ile ortaya çıkan Alman kızamığı da denilen bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde, rubella denir. Daha ziyade çocuklarda görülür. Ancak, hamile kadınların da, gebeliğin ilk üç ayı içinde kızamıkçık olma ihtimali vardır. Bu durumda, ana rahmindeki cenin de etkilenir. Hastalık, havadaki zerreciklerle bulaşır. Kuluçka devresi, çoğunlukla 17 gündür. Hastanın vücudunda pembe, düz lekeler görülür. Bazen boynun arka tarafındaki bezler de şişer. Tedavi için kullanılacak özel bir ilaç yoktur. Hastalık genellikle 4 gün içinde geçer. Bu süre içinde hastanın odasını ayırmak ve sağlam kimselerle görüştürmek gerekir. Kesin istirahat da şarttır. Hastada görülen nezle ve ağrıları tedavi etmek amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Şeker.

Hazırlanışı : Ateşin üzerine 1 çorba kaşığı toz şeker konur. Yanarken çıkan duman teneffüs edilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubella. german measles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

measly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kızamık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Dizi, sıra. 2. Usul, tertip, kaide, düzen: işi nizâma koymak, işlere nizâm vermek. 3. Kanun: Nizâma uyarak hareket etmek. 4. Muntazam asker: Nizâm askeri. 5. (eskiden) Ordunun birinci sınıfı, nîzâmiyye sınıfı: İki tabur nizâm ve üç tabur redif askeri vardı. 6. Bir işe nizâm ve düzen veren adam, vezir. Nizâm-ı Cedîd = ili. Selim devrinde (1789 1807) yapılan askerî, mâlî vs. ıslahat. Nizam vermek, nizama koymak = Tertip ve tanzim etmek, düzenlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order. regularity. law. regulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The title of the native sovereigns of Hyderabad, in India, since 1719.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A regular soldier of the Turkish army.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Army organization, above.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrangement. order. regulation. system. structure. organization. method. rule. adjustment. array. canon. disposition. law. regime. regularity. statute. trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نظام] düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Haydarabat hükümdarının ünvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dizi, sıra. Düzen, usul, tertip, yol, kaide. 2.Kanunlar. 3.Hindistan’daki küçük devletlerin hükümdarlığı. Nizamüddin: Dinin nizamı, düzeni. - Dilimizde “Nizamettin” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

düzene girmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nizâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tüzük. Nizâmnâme-i dahilî = iç tüzük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Nizâmlar, kanunlar, düzenler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nizâma uygun olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nizâmiyye). 1. Nizâma ve düzene ait, nizâmında olan, tertipli, muntazam. 2. Kanun ve nizama uygun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal. regulatory. regulative. orderly. systematic or methodical (arrangement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Usulüne uygun, terkipli, düzenli. 2.Kanun ve nizama ait, onunla ilgili. Nizami; İran’ın en büyük şairlerinden olup, Genceli’dir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the regular army.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (idâre-i nizâmiyye’den kısaltılmış). Tanzimat ordusunun asıl silâh altında bulunan kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orderly. organized. structured. systematic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regulations or statutes of an organization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [نظام نامه] tüzük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorganized. disordered. unsystematic. illegal. unlawful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disorder. disorganization. lack of system or method. illegality. unlawfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by