Izgi ne demek? | Izgi anlamı nedir? | Izgi

Izgi anlamı nedir?

izgi ne demek?

izgi anlamı nedir?

izgi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: izgi

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.İzgü).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (botanik). Taçsız ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi ceviz ağacıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Gerek kalemle yapılmış gerek oyuk veya kabarık sıra, hat: Bu defterin siyah ve kırmızı çizgileri var, alın çizgisi. Çizgi çakısı = Ağaca işaret etmeye mahsus marangoz çakısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Nokta olarak başlar ve her yönde «düz, kıvrımlı, kırık, kalın, ince, koyu, açık» olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon. motion picture / animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde çizgi bulunan: Çizgili defter.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lined. barred. ruled. striped. striated. streaky. tabby. liny. banded. brindled. fasciated. striate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stripy. lined. ruled. striped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graphic. streaky. striated. striped. marked with lines. lineate. lineated. ribbed. lined. streaked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Cetvel tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linelike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Bir yüzey üzerinde, bir çizgi doğrultusunda yapılmış ya da düzenlenmiş betileri veya öğeleri niteler. 2. İnce kontur çizgileriyle oluşturulmuş betileri ve bu tür betileri içeren resimsel yapıtları niteler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hareket eden bir noktanın yüzeyde bıraktığı iz olarak tanımlanabilecek olan çizginin, kompozisyonda üstlendiği formu ortaya çıkaran hareketi ifade etme, dokuyu verme, dengeyi sağlama gibi rollerin başat olduğu türdeki kompozisyonlar «çizgisel kompozisyonlar» olarak tanımlanır. Sanatın ilk adımlarının, Lascaux mağarasında olduğu gibi çizgiyle atıldığı ve çizginin özellikle perspektif kurallarının henüz yeterince bilinmediği Rönesans öncesinde önemli olduğu bilinir. Barok dönemde ışık-gölge kullanımının devreye girişiyle çizgisellik, ışığın imkân verdiği ölçüde kullanılır. Bu dönemde konturlar, çizgisel kompozisyonlarda olduğu gibi belirgin olmaz. 19. yy.da Neo-klasik Dönemde yeniden önem kazanan çizgi ve çizgisel kompozisyon, Romantizm ile birlikte nerdeyse kaybolmuş, Empresyonistler tarafından da tamamen kaldırılmıştır. Sanatçıların bireysel çıkışlar yaptığı 20. yy.da ise Henri Rosseau, Paul Klee gibi sanatçılar tarafından kendi belirledikleri amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çizgili olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlined. unstriped. unmarked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Basım için harfleri dizme işi, tertip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typographic. composing. composition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. typesetting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string. composition. typesetting. set. series. coordinates order. orderliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compositor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compositor. typesetter. type setter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvanın ağzına geçirilen geme bağlı kayış. Binici bununla hayvanı idare eder: Dizginini çekmek, koyuvermek. Tek dizgin = Ağzı bozuk (at). Doludizgin = Hayvanı alabildiğine koşturmak. Dizginini çekmek = Pek ileriye gidenlere mâni olmak: Dizginini çektiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkrein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halter. rein. bridle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bridle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be bridled / curbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alabildiğine aşırı giden, sınır tanımayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfettered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın son hızla koşması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at a full gallop. at full speed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Televizyonda seyretmiş, gazetelerde okumuş belki de bizzat şahit olmuşsunuzdur. Bazı insanlar kızgın korlar üzerinde, üstelik de çıplak ayakla yürüyebilmekte, ayaklarına da bir şey olmamaktadır. Bu 3-4 metre uzunluğundaki ateş yığınım hiç acı çekmeden ve yara almadan yürüyerek geçenler bunu nasıl ve niçin yapıyorlar, kendilerini nasıl hissediyorlar?

Ateş yürüyüşü Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Endonezya, Tahiti gibi yerlerde binlerce yıldan beri dini geleneklere dayanarak uygulanagelmiştir. Günümüzde ise gösteri ve psikolojik tedavi de dahil bir çok amaçla uygulanmakta, bu konuda bilimsel toplantılar ve seminerler düzenlenmektedir.

Psikolojik tedavi amacı ile uygulayanlar asıl amacın ateşin üzerinden yürümeyi başarmak değil, bunu başardıktan sonra güven duygusu ile özel hayatta ve iş yaşamında da başarılı olmak olduğunu söylüyorlar. Önemli olanın ateşe hükmetmek değil, güvenemediğimiz her şeyin üzerine cesaretle gitmek olduğunu savunuyorlar.

Peki nasıl oluyor da ateşte yürüyenlerin ayaklarına bir şey olmuyor? Olaya ruhsal bilinç değil de bilimsel açıdan yaklaşanların değişik görüşleri var. Bir görüşe göre 200 - 300 derece sıcaklıkta ayak tabanları normalden çok ter atmakta, bu ter tabakası koruyucu bir örtü oluşturmaktadır.

Nasıl kızgın bir tava üzerine düşen su damlası, aralarında oluşan buhar tabakası nedeniyle hemen yok olmaz, tava üzerinde zıplayıp durursa, onun gibi bir şey. Ancak ayak tabanı ile kızgın kömürler arasında böyle bir şeyin oluşması mümkün görülmüyor.

Bir diğer görüşe göre önemli olan ayağın kömürler üzerine basış süresidir. Buna göre yüksek sıcaklıklar, çok kısa bir sürede etkili oldukları zaman acı vermiyorlar. Deri yüzeyindeki alıcılar ısıya oldukça yavaş reaksiyon gösterdiklerinden 0,3 saniyeden kısa bir sürede etkili olan 500 derecelik bir sıcaklığı yalnızca 2 derece olarak algılıyorlar. Bu nedenle ateş üzerinde yürüyenler işin tekniğini biliyorlar ve çok hızlı hareket ediyorlar, böylece ateşe basış sürelerinin çok kısa olmasını sağlıyorlar.

Ama bu görüş de tam tatminkar değil. Basış süresi 0,3 saniyeyi geçmesine hatta 7 saniyeyi bulmasına rağmen ayakları yanmayan yürüyücüler de var. Ateş üzerinde çorapla yürüyenlerin ayaklarının duyarsızlığı trans hali ile açıklansa bile bu, çorapların nasıl olup da yanıtladığını açıklayamaz.

Yürüyüş sırasında beynin acıyı bastıran ‘endorfin’ gibi maddeleri salgıladığı doğrudur ama bu da ayak taban derilerinin nasıl olup da yanmadığına açıklık getirmez.

Psikologlara göre ateş yürüyüşü henüz bilimsel yöntemlerle tam açıklığa kavuşturulabilmiş değildir. Hiç bir dini inancı olmayanlar da dahil, ateşte yürüyenlere kendilerinin bu gücü nereden aldıkları sorulduğunda, tümü aynı cevabı veriyor: İnanç.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Eruca cappadocica Reut. (Cruciferae) 10-50 cm yükseklikte rozet yapraklı, sarımsı renkli çiçekli, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Tohumlarından yağ çıkarılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hyphen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çok ısıtılmış, pek sıcak: Kızgın demir; kızgın su. 2. Dargın, gücenmiş, hiddete gelmiş: Şimdi pek kızgındır, söz söylenmez. 3. Şiddetlenmiş, alevlenmiş, aşırı olmuş: Kızgın kavga; kızgın münakaşa. 4. Azmış, azgın: Kızgın boğa, azgın kısrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hot. flaming. angry. pissed off. mad. red-hot. angry with. annoyed. ardent. baking. black. boiling. cross. dyspeptic. fervent. fierce. fiery. frowning. furious. glowing. hot-blooded. huffy. incensed. indignant. inflamed. irate. ireful. red. snappish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angry. belligerent. burning. fierce. fiery. furious. heated. indignant. irate. mad. ratty. surly. wild. hot. red-hot. cross. black. in heat. in rut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red-hot. red or glowing with heat. angry. in heat. in rut. cross. hot and bothered. hot under the collar. huffish. irate. pissed off. sore. torrid. up- light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get angry. to become red-hot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çok ısınmış şeyin hâli, fazla sıcaklık: Demirin kızgınlığı. 2. Dargınlık, gücenme, hiddet, gazap: Şimdi kızgınlığı vardır. 3. Alevlenme, çok şiddetlenme: Kavganın, münakaşanın kızgınlığı. 4. Azgınlık, küsünme: Boğanın, İneğin, aygırın kızgınlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furiousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anger. furore. fury. indignation. temper. rut. heat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anger. heat. rut. being red-hot. blinking / adj , adv /. displeasure. exasperation. flipping. indignation. ire. irritation. must. wrath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (yılan) Islık çalmak. 2. (doğan) Ava inerken kendine mahsus bir sesle bağırmak (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watershed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skyline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan tamamen yeni bir konsept olan “yeni ÇİZGİ” en son BRAVIA LCD TV’lere entegre edilmiş bir tasarım temasıdır. Bu genel seyir deneyimini etkilemeden, çevrenizi iyileştirecek temiz ve küçültülmüş çizgilerle ilgilidir. Sizin çarpıcı ekran ve yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesine odaklanabilmeniz için aşırı parçalar ve gereksiz boşluklar çıkarılır. Tasarım ve öğeleri tamamen Sony’e özgüdür.

Teknolojik Terim by