Izz ne demek? | Izz anlamı nedir? | Izz

Izz anlamı nedir?

izz ne demek?

izz anlamı nedir?

izz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: izz

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عز] değer. 2.yücelik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالضروره] zorunlu olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kendi, kendisi, nakil göstermeden: Bizzat kalkıp geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. in person. myself. itself. himself. herself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. self. in person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. in person. in the flesh. him. in propria persona. myself. oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tipi, şiddetli kar fırtınası

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (f). başı dönen, baş döndüren, sersem, şaşkın, gözü kararmış; baş döndürücü, sersemletici; düşüncesiz dikkatsiz; k.dili budala, kuş beyinli; (f). başını döndürmek, sersemletmek. dizziness (i). baş dönmesi, sersemlik. dizzily (z). sersemcesine,aptal

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). ince ince yağmak, çiselemek, serpiştirmek (yağmur); (i). ince ince yağan yağmur; çiseleme. drizzly (s). çiseleyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اعزه] azizler, ermişler. 2.saygın kişiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). yaş barut gibi vızlamak, fışırdamak; vızıltı, fışırtı; köpüklü içki. fizzy (s). fışırtılı, köpüren, köpüklü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). vızlamak; out ile, (k).dili vızlayıp sönmek, evvelâ iyi başlayıp sonradan suya düşmek, bozulmak; (i). vızıltı, fışırtı, köpürme; (k).dili fiyasko, başarısızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, frizzle (f)., (i). kıvırmak, kıvrılmak, kıvrım kıvrım olmak; (i) kıvrım, bukle. frizzy, frizzly (s). kıvırcık, kıvrım kıvrım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, frizzle (f). cızırdatarak kızartmak, cızırdayarak kızarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. taşlık; şaka mide. stick in one's gizzard kursağında kalmak; gücüne gitmek, ağır gelmek. It stuck in my gizzard Hazmedemedim. Gücüme gitti. Bana ağır geldi. Gk kıs. Greek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) kır saç; kır peruka; (s.) kurşuni, gri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) bozlaştırmak, bozlaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (ing.), (k.dili) üzülmek, sinirlenmek; şikâyet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kurşuni, gri, (boz.) grizzly bear Kuzey Amerika'ya mahsus çok vahşi ve kuvvetli boz ayı, (zool.) Ursus horribilis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), eski Z harfi. from A to izzard başından sonuna kadar, A'dan Z'ye kadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arapça terkiplerde «izzet» kelimesinin aldığı şekil. bk. İzzet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kıymet, değer, itibar. 2. Şeref, yüksek mertebe: izzet sahibi. 3. Kudret, kuvvet, celâl: Rabb-i İzzet. 4. Hürmet, saygı, riayet, ikram: Nereye gitse izzet ve ikram görür. Izzet-i nefs = İnsanın kendi nefsini hor ve zelil etmeyip vekar ve haysiyetini muhafazaya dikkat etmesi: Onun izzet-i nefsi vardır. İzzetle = Veda edip gidenlere söylenen selâm sözü (eski tâbir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greatness. dignity. excellence. honour büyüklük. yücelik. ululuk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glory. greatness. excellence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عزت] değer. 2.yücelik. 3.saygı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Değer kıymet yücelik, ululuk. 2.Kuvvet, kudret. 3.Hürmet, saygı ikram izan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İzzet ve şeref sahibi, Ar. muazzez, mükerrem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. izzet = saygı, Fars. yâften = bulmak). Şeref ve hürmet bulan, saygı ve ikram gören.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self respect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-respect. self-esteem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hürmet, ikram ve izzet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hürmet, ikram ve izzet görmek: İlim sahipleri nereye gitse izzetlenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değer, itibar ve şeref sahibi, değeri ve mertebesi yüksek olan. Tanzimat devri sonrası Osmanlı protokolünde mülkî rütbelerden sivil paşalığın en aşağı derecesinde ve bunlarla eşit sayılan askerî rütbelerden kaymakam (yarbay) ve miralay (albay) olanlara verilen resmî unvan: Izzetlû paşa, izzetlû miralay bey.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dünün kıymeti, kudret, ulviyeti. 2.Asıl şekli «İzzü’ddin»dir. - Türk dil kuralı açısından «d/t» olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sabırlı, tahammüllü.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sabırlı, dayanıklı kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Devletin izzeti. Ortaçağ Türk devletlerinde hükümdar unvanlarından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dînin izzeti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, mizen i., den. mizana direği, üç direkli geminin en gerideki direği; mizana yelkeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pizza.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Italian open pie made of thin bread dough spread with a spiced mixture of e.g. tomato sauce and cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pizza.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Flat baked dough covered with various combinations of tomatoes, olive oil, anchovies, sausage, cheese, etc. [Italian] Flat baked dough covered with various combinations of tomatoes, olive oil, anchovies, sausage, cheese, etc. soon?Java dialect with functi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bread-based open pie Originally from the Naples area, where it is still sold by the metre. main staple food of racers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Italian open pie made of thin bread dough spread with a spiced mixture of e g tomato sauce and cheese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pizza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pizza shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pizzeria. pizza parlour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A direction to violinists to pluck the string with the finger, instead of using the bow. to be plucked with the finger with a light plucking staccato sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Played by plucking the strings with the finger instead of using a bow, as on a violin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When string instruments that are usually bowed, such as the violin, are plucked with the finger instead. [pih-tzee-kah-toh] 'Plucked ' An indication to pluck the string or strings of an instrument which is usually bowed. with a light plucking staccato sou

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.,s., z., müz. tellerin parmak çekişleriyle seslendirilmesi, pizzikato; s. pizzikato usulünde çalınan; z. pizzikato usulünde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tuhaf, garip, gülünç; şakacı, takılan. quizzically z. şaka olarak, takılarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. cızırdamak; sıcaktan bunalmak; i. cızırdama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. çok sıcak bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. romla yapılan bir içki. swizzle stick içki karıştırmak için kullanılan çubuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) heyecan. all in a tizzy çok heyecanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by