Jack Bilgisi Ne Demek | Jack Bilgisi Ne Demek ne demek? | Jack Bilgisi Ne Demek anlamı nedir?

Jack Bilgisi Ne Demek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: jack bilgisi

Türkçe - İngilizce Sözlük

man. dog. person. employee. guy. fellow. fellow man. bean. bird. bozo. chap. cookie. cooky. cuss. feller. jack. joker. buster. dick. fucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük

man. dog. person. employee. guy. fellow. fellow man. bean. bird. bozo. chap. cookie. cooky. cuss. feller. jack. joker. buster. dick. fucker. bastard. bloke. bod. gentleman.

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrocious. banal. base. cheap. coarse. common. contemptible. despicable. dirty. low. mean. measly. monstrous. poor. scurvy. shabby. shoddy. sordid. stale. tacky. tawdry. vile. vulgar. worthless. low-down. ordinary. customary. usual. cheapjack. third-rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük

footing. support. base. pad. coaster. horsejack. sole plate. fundament. horse. underlay. bolster. socle. trestle. litter. skid. building block. carriage. centering mount. matting sill. joist.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of heavy jacket.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). elma. apple blossom elma baharı. apple butter elma marmelâdı. apple green elma yaprağı renginde. applejack (i). elma rakısı. apple juice elma suyu. apple of discord (mit). kavga tanrıçası tarafından tanrılara atılan ve Paris tarafından Venüs

Türkçe - İngilizce Sözlük

frosty. frost. black frost. jack frost. dry cold. blackfrost. nip.

Türkçe - İngilizce Sözlük

casual labourer. wage earner. wageworker. wage slave. part-timer. daysman. oddman. workman. timeworker. hack. farm hand. floater. hodman. runabout. day labourer. jobbing man. jobber. jack. hired man. utilityman. dayman. occasional hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack. leg. limb. shank. knave.

Türkçe - İngilizce Sözlük

attachment. link. linkage. connection. commitment. communication. coupling. hookup. joint. tie. attachment. fixing. fixture. brace. bracing. knot. engagement. crossband. connexion. clamp. splice. fastening. jack. binder. clip. accouplement. jun.

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. naval officer. jack tar. jar tar. leatherneck.

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag. banner. ensign. flag. standard. colours. jack. fishplate. bracket plate. angle piece. gusset. gussetplate. colo u rs. national colours.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of small outer jacket, with or without sleeves, worn by women. a Spanish dance in triple time accompanied by guitar and castanets a short jacket; worn mostly by women music written in the rhythm of the bolero dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spanish dance in 3/4 time, 19th century Also known as Cachuca [back]. short small jacket with rounded front corners. music written in the rhythm of the bolero dance. a short jacket; worn mostly by women. a Spanish dance in triple time accompanied by guita

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathrobe. robe. barber's jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

fool. dullish. barren. chumpish. clownish. doltish. dreary. sappy. zany. fool. chucklehead. clod. jackass. juggins. noddy. noodle. prune. simple simon. soft. twit. zany.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack- in-office. jumped up. snooky. puffed up with wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük

penknife. pocketknife. jackknife.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jacknife. pocketknife. chatelaine. jack- knife. penknife.

Türkçe - İngilizce Sözlük

steal. blow. lift. walk away with. bag. thieve. knock off. knock. abstract. adopt. cop. crib. defalcate. filch. grind. grind out. heist. hijack. hoist. hook. hoot. incline. jangle. jingle. knelt. mooch. nick. nobble. make off with. pilfer. pinch. plu.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jacket. sports coat. jacket of a suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük

executioner. hangman. hatchet man. jack ketch.

Türkçe - İngilizce Sözlük

baton. blackjack. cosh. truncheon.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kraker, bir çeşit bisküvi; (ABD). barut; kıran şey veya kimse, kıracak alet; Amerika'nın güneydoğu eyaletlerinde bulunan fakir beyaz çiftçi. cracker-barrel (s). samimi, köylümsü, babayani. Cracker Jack (tic). mark üstü karamelalı patlatılmış mıs

Türkçe - İngilizce Sözlük

Normally a piece of felt, action cloth, or leather mounted to a jack which damps the string when the key is released Occasionally the overhead dampers of the sort found in grand pianos are used.

Türkçe - İngilizce Sözlük

small beer. cherrystone. hogwash. jackstraw. nonentity. pin. punk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. blue jacket. jacktar. jolly. mariner. salt. shipman.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). günün esas yemeği; akşam yemeği; ziyafet. dinner bell yemek zili veya çanı. dinner hour yemek saati. dinner jacket smokin dinner pail sefertası dinner party ziyafet, yemekli toplantı. dinner table sofra. dinner time yemek vakti.

Türkçe - İngilizce Sözlük

give the stick. give a beating. dust smb.'s jacket. beat. pound. punish. tan. knock about. knock around. thrash. give smb. a thrashing. hammer. forge. bash up. baste. batter. beat out. beat up. belabor. belabour. bruise. cane. castigate. chastise. cl.

Türkçe - İngilizce Sözlük

male. masculine. he. man. male. he. jack. gent. he-.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ingiltere de bir kasaba ve bir özel okul. Etoncollar ceket yakası üzerine dönen geniş ve sert bir çeşit gömlek yakası. Eton jacket kısa kadın ceketi.

Türkçe - İngilizce Sözlük

slip. jack. plug. check. tag. plug. index card. chip. token. counter. slip (of paper. receipt. marker. slug. form. connection plug. courtesy card. record card. register card. voucher.

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship. boat. craft. vessel. bark. keel. hijacker. sail.

Türkçe - İngilizce Sözlük

sailor. seaman. mariner. seafarer. navigator. bluejacket. gob. tar. jack tar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

mariner. sailor. sea dog. jack tar. jar tar. sea man. seafarer. seaman. tarpaulin.

Türkçe - İngilizce Sözlük

shirt. woman's slip. doctor's white coat. book jacket. generation. gas mantle. level. covering. cast of paint. cylinder liner. sleeve. integument. shade. smock.

Türkçe - İngilizce Sözlük

dayman. dayworker. hired man. jack. homeworker. utility man. daysman. floater. jobber. time worker. wage worker. wage earner. casual labourer. jobbing man. hack. daily servant. day servant. odd jobber. jobbing hand. day labo u rer. hired labo u rer. surfa

Türkçe - İngilizce Sözlük

moving. mobile. active. live. animate. full of action. alive and kicking. bouncing. brisk. bustling. like a jack-in-the-box. rattling. restless. shifting. sliding. swinging. zippy. go-go.

Türkçe - İngilizce Sözlük

one and all. to a man. the whole caboodle. all and sundry. every man jack. all. all hands. every damned one. people. everyone. everybody. all. every one.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kuvvet zoru ile çalmak; hareket halindeki uçağı veya başka bir taşıtı kendi istediği yöne çevirmek. hijacker (i). uçağı veya başka bir taşıtı kaçıran kimse, uçak korsanı.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cardigan. buttoned sweater. padded and quilted jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

burglar. thief. lifter. robber. cracksman. hijacker. housebreaker. larcener. larcenist. lurcher. picaroon. pilferer. purloiner. scrounger. shifter. yegg. yeggman.

Türkçe - İngilizce Sözlük

theft. robbery. burglary. thievery. steal. shoplifting. heist. hijack. hijacking. larceny. pilferage. rip-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük

coat , cover , envelope , hull , jacket , spout , velum , wrapper.

Genel Bilgi

Oyun kartlarının nerede ve ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. 7. ve 10. yüzyıllar arasında Çin’de ortaya çıktığı ve 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa’ya getirildiği tahmin ediliyor. Hindistan’dan veya Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var ama bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa’sına dayandığı kesin gibi.

O tarihlerde, Fransa’da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart Olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.

Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce’de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen ‘knave’ kelimesi kullanılırken, günümüzde ‘jack’ ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de ‘kız’ denilerek oğlana layık görülmüştür.

Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar ‘maça’ şeklini mızrağa benzeterek ‘pique’ adını vermişlerdir. İngilizce’de ise aynı anlamdaki ‘spades’ kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de ‘kupa’ klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona ‘coeur’, İngilizler ise ‘heart’ adını vermişlerdir.

‘Karo’ için Fransızca’da kare anlamındaki ‘carreau’ kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki ‘diamond’u tercih etmişlerdir. Bizim ‘sinek’ dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki ‘trefle’ kelimesini kullanırlarken, İngilizler ‘club’ (kulüp) ismini kullanmışlardır.

İşte bu nedenle briç oyuncuları ‘maça’ya ‘pik’, ‘kupa’ya ‘kör’, ‘sinek’e de ‘trefli’ derler, zaten aslına uygun olan ‘karo’yu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (oto.) kriko; adam, köylü; gemici; ağır yükleri yerinden kaldırmaya özgü makina, bocurgat makinası; iskambil bacak, vale; bazı oyunlarda top; argo para; (elek.) priz; (den.) cıvadra sancağı, demir sancağı; ingiliz veya Amerikan bayraklarının üs

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), up ile bocurgatla yükseğe kaldırmak; bir kimseye vazifesini hatırlatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) erkek eşek; ahmak adam, eşek herif. Iaughing jackass Avustralya'ya özgü bir cins balıkçıl.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), iskambil pot, ortada biriken para. hit the jackpot ABD, (k.dili) en büyük hediyeyi kazanmak, büyük bir başarı kazanmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jersey cloth. jersey jacket. jersey.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of knitted jacket; hence, in general, a closefitting jacket or upper garment made of an elastic fabric.

Türkçe - İngilizce Sözlük

reefer jacket. donkey jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

covering. skin. coat. bark. jacket. crust. encrustation. cortes. hull. husk. incrustation. integument. mantle. peel. rind. scab. scale. scurf. shell. shuck. squama.

Türkçe - İngilizce Sözlük

crust. husk. rind. shell. skin. outer covering. cover. bark. pod. peel. jacket. peelings soyuntu. scale. carapace. crust. scab.

Türkçe - İngilizce Sözlük

let escape. miss. abduct. kidnap. snatch. exude. give off. hijack. ladder. lose. ooze. rape. ravish. shuffle. slip. spirit away. spoil. whisk. make off with.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lift. erect. carry. remove. abolish. arouse. blank out. blue-pencil. boost. brook. cancel. clear. clear away. deration. do away with. elevate. get up. heave. heft. hoist. hold. hold up. jack. jack up. give smb. a lift. lift up. move away. perk. perk.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. third-class. cheap and nasty. coarse. hand-me-down. inferior. offgrade. ornery. punk. ropy. shoddy. sleazy. third-rate. of poor quality. cheap-jack.

Türkçe - İngilizce Sözlük

amateurish. cheap. junk. poor. shoddy. tacky. of poor quality. third-rate. cheapjack.

Türkçe - İngilizce Sözlük

container. case. holder. vessel. pot. utensil. binder. cape. hollowware. jacket. receptacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

vault cash. safe. strong box. cash register. till. safe-deposit box. body. case. door frame. window frame. horse. cash in hand. cash box. cash desk. coffer. collecting bank. pay desk. framing. jack. cash office. pay office.

Türkçe - İngilizce Sözlük

listless. carefree. indifferent. unregistered. unrecorded. unrestricted. without a provision. complacent. easy. impassive. incurious. jack easy. lax. lukeworm. neglectful. negligent. nonchalant. unconcerned.

Türkçe - İngilizce Sözlük

moneybag purse. small cloth bag. financial resources. bladder. cyst. jack. poke. pouch. sac. vesicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a long robe with wide sleeves traditionally worn with a broad sash as an outer garment by the Japanese; a loose dressing gown or jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

limitation. restriction. restraint. inhibition. constriction. qualification. straitjacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basic kit of cable, jacks and a patch panel to install on NetDay See the NetDay site for up-to-date information on NetDay kits.

Türkçe - İngilizce Sözlük

binder. file. box file. filing jacket. flat file. letter book.

Türkçe - İngilizce Sözlük

hijacker. pirate. pirate. hijacker.

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack. car jack. lifting jack.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) gülen, güldüren; gülme, gü1üş. laughing gas güldürücü gaz, (tıb.) azot monoksit gazı (anestezi için kullanılır). laughing hyena benekli sırtlan. laughing jackass (bak.) jackass laughing stock gülünecek kişi. no laughing matter şakaya gelme

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kereste; f. kereste kesmek; ormanda ağaç kesmek lumberjack i. ormanda ağaç kesen kimse. lumberman i. keresteci, hızarcı, bıçkıcı. lumberyard i. kereste deposu. lumber mill kereste kesme yeri.

Türkçe - İngilizce Sözlük

money. dough. dingbat. jack. lolly. tin.

Türkçe - İngilizce Sözlük

crowbar. lever. crank. lever arm. tipping. cantilever. crow. handspike. lifter. pinch bar. heaver. handspoke. ripper. pry bar. pry. break jack. link. tapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The jack of clubs, or any other trump held in sequence with it, whether by the player or by his adversaries.

Türkçe - İngilizce Sözlük

shiftless. indolent. helpless. wretched. lame / lazy dog. jack easy. miserable. poor-spirited. supine.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Network Access Module A special jack into which a printer or computer is plugged to connect to a network.

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumberjack. woodcutter. seller of firewood. woodsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük

boy. pansy. sodomite. catamite. jack. jack. gay. queen. queer.

Türkçe - İngilizce Sözlük

boy. youth. catamite. jack. laddie.

Türkçe - İngilizce Sözlük

block and tackle. pulley. hand chain. hoist. pulle block. pillow bloc. chain hoist. chain cat. set of pulley. lifting jack. gin tackle. gin. tackle block. purchase. muffle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzdeki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leanorda da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4.5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jackques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş, İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını 1.000 metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2.400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzde ki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leonardo da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4,5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jack-ques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş. İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını bin metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2 bin 400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraaları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An outer garment made of the skins of birds or mammals, worn by Eskimos, etc. a kind of heavy jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of heavy jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük

In draw games, a pat hand is one to which you draw no cards In lowball, J7542 is a pat jack, but also offers a draw to a 7 The other day I made pat straights twice in a row.

Türkçe - İngilizce Sözlük

In draw games, a pat hand is one to which you draw no cards In lowball, J7542 is a pat jack, but also offers a draw to a 7 The other day I made pat straights twice in a row.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dişi tavus. pea jacket göğsü çift düğmeli kalın yünden kısa gemici ceketi.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large fresh-water fish , found in Europe and America, highly valued as a food fish; called also pickerel, gedd, luce, and jack. any of several elongate long-snouted freshwater game and food fishes widely distributed in cooler parts of the northern hemis

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common name for the plastic polyethylene terephthalate Its characteristics include transparency, lack of colour, high tensile strength, and chemical stability Used in sheet or film form to make folders, encapsulations, and book jackets Trade names inc

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common name for the plastic polyethylene terephthalate Its characteristics include transparency, lack of colour, high tensile strength, and chemical stability Used in sheet or film form to make folders, encapsulations, and book jackets Trade names inc

Türkçe - İngilizce Sözlük

socket. plug. plug socket. wall plug. switch plug. jack. outlet. power outlet. power point. receptacle.

Türkçe - İngilizce Sözlük

power socket. socket for a plug. wall plug. jack. connector. solidification. setting. convenience. outlet. electrical outlet box. plug contact.

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the wires that make up the local loop, Ring is the connected ring on the jack that was used when operators use to switch the calls Also the term for the energy on a POTS line that allows the telephone to ring.

Türkçe - İngilizce Sözlük

coffee table. trestle. tripod. easel. gallows. gantry. carriage. horsejack. horse cradle. sawbuck. sawhorse. lifting jack. jacktable. derrick. rack. block. buck mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük

street peddler. hawker. pedlar. peddlar. badger. chapman. cheap jack. crier. itinerant merchant. itinerant pedling. itinerant trader. packman. pitchman. street hawker. street trader-. trafficker. transient merchant. travelling vendor. trucker. van sa.

Türkçe - İngilizce Sözlük

tuxedo. dinner jacket. dinner coat. evening dress. dinner-jacket. black tie.

Türkçe - İngilizce Sözlük

tux. tuxedo. dinner jacket. dj.

Türkçe - İngilizce Sözlük

dinner jacket. tuxedo. evening dress.

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rank of jacks or a device producing a peculiar tone quality or alteration of the sound Examples are: eight foot stop, machine stop, buff stop.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. daraltmak; sıkıntıya düşürmek. in straitened circumstances çok muhtaç vaziyette, büyük darlık içinde, fakir. strait jacket deli gömleği.

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexperienced. callow. jackaroo. naive.

Türkçe - İngilizce Sözlük

DuPont's trademark for tetrafluorethylene, a tough heat and chemical-resistant thermoplastic used as conductor and jacket insulations for plenum cables Chemical designation is FEP.

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the wires that makes up the local loop, Tip is the end of the jack that was used when operators use to switch the calls.

Türkçe - İngilizce Sözlük

green. inexperienced or immature person. callow. green horn. immature. inapt. inept. jackaroo. naive.

Türkçe - İngilizce Sözlük

aeroplane. airbus. aircraft. airplane. craft. hijacker. plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. charging low prices. cheapjack.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birleşme, bağlaşma; birlik; sendika; bir bayragın köşesinde bulunan birliğe mensubiyet belirtisi. union card sendika kartı. union down imdat isteme belirtisi olan başaşağa edilmiş bayrak. Union Jack İngiliz bayrağı. union label sendika üyeleri tara

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack. knave. houseman. waiting man.

Türkçe - İngilizce Sözlük

crab. crane. derrick. hoist. hoisting crane. hoisting engine. lifter. lifting jack. winch. windlass.

Türkçe - İngilizce Sözlük

crane. elevator. winch. windlass. hoist. hoisting machine / engine / crane. rig. capstan. gin. jack. lifter. crab. derrick. hoistaway. hoisting engine. lifting crane.

Türkçe - İngilizce Sözlük

yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.

Türkçe - İngilizce Sözlük

send up. advance. boost. bump up. drive up. elevate. enhance. ennoble. escalate. exalt. get up. heighten. hike up. increase. jack. jack up. lift. lift up. louden. mark up. promote. raise. rear. rise. run up. scale up. set up. step up. strengthen. swe.

Türkçe - İngilizce Sözlük

adverb. envelope. case. cover. jacket. adverb belirteç.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Fransız ordusunda hafif piyade askeri. Zouve jacket işlemeli kısa yelek.