Jek | Jek ne demek? | Jek anlamı nedir?

Jek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: jek

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan VW serisi ev sineması projektörlerindeki 12 volt trigger çıkışı, güçlendirilmiş bir ekranı etkinleştirmenizi sağlar. Projektörü çalıştırmak için çevre birimlerine bir elektrik sinyali gönderilir.

Teknolojik Terim

15 pin D-sub bağlantı noktası, filmleri doğrudan bir bilgisayardan çalıştırabilmenizi sağlar. Bu, depolanan dijital içeriğin gücünü açığa çıkarabilmeniz için ev sinema projektörünüzü bilgisayarınıza bağlamak için bilgisayarlarda kullanılan elektrikli bir konektördür.

Teknolojik Terim

Ekrandaki parlaklık ve rengin tutarlı olması için BRAVIA Dijital Projektörler 3D Gamma Düzeltme özelliğini kullanır. Özellikle karanlık sahnelerde, görüntüler en ince ayrıntısına kadar hatasız ve tutarlıdır.

Teknolojik Terim

Pikselleri açıp kapatan, her biri kırmızı, yeşil ve mavi renkleri görüntülemek için tahsis edilmiş üç ayrı sıvı kristal ekran paneli kullanan arka projeksiyon ve ön ekran projektörlerinde Sony damgası.

Teknolojik Terim

Standart tip bir objektif montajı

Teknolojik Terim

Anamorfik zoom modu, HD Ready projektörler yelpazemizde sinemaya özgü en boy oranını sunar. Gelişmiş sinyal işleme özelliği ile, filmleri sinemada izleyebildiğiniz gibi görüntüleyin. İsteğe bağlı anamorfik zoom lensi, görüntüyü yatay olarak genişletir.

Teknolojik Terim

Gelişmiş Fotoğraf Sistemi tip-C (APS-C), DSLR olarak da adlandırılan dijital Tek Objektifli Reflex fotoğraf makinelerinde kullanılan bir sensör tipidir. Bu sensör, geleneksel sensör SLR’lerinden daha küçük sensör boyutlarına sahiptir.

Teknolojik Terim

Tüm Aralıklarda Net Odaklamalı (ARC-F) lens, tüm ekranda görüntü kalitesinin tutarlı olmasını sağlar. 1920 x1080 HD çözünürlükte Dijital Projektör SXRD™ panellerinden en iyi şekilde yararlanacak şekilde tasarlanan ARC-F daha keskin ve daha net görüntüler ve görüntü tutarlılığı sağlar.

Teknolojik Terim

Genellikle “dev ekran” televizyonlar olarak anılan bu büyük kasalı televizyonlar çoğunlukla en az 40 inç büyüklüğünde dahili ekranlara sahiptir. Bir kaç yıl öncesine kadar, tüm arka projeksiyonlu televizyonlar, görüntü yaratmak için üç CRT kullanırdı. CRTler kullanıldığı için ortaya nispeten ağır ve çok yer kaplayan — neredeyse zemin standlı olarak tasarlanan televizyonlar çıktı. DLP, LCD ve LCoS gibi daha yeni mikro ekranlı arka projeksiyon teknolojileri daha kompakt, hafif ve “masaüstü” dev ekran televizyonlar tasarlanabilmesine olanak sağlamaktadır.

Teknolojik Terim

Bölge Paneli Hizalama özelliği renk yönetimindeki boşlukları telafi eder. Ev sinema projektörünüzdeki SXRD™ panellerini hareket ettirmek hizalamayı geliştirir ve Bölge özelliği de ekranın çevresindeki kırmızı ve mavi anormallikleri sadece 0.1 piksel adımlarda çekebilmenizi sağlar. Sonuç ise daha keskin ve daha net bir görüntüdür.

Türkçe Sözlük

(TEKNOLOJİ TERİMİ) Yüksek hassasiyet, nesne hareketinden kaynaklanan bulanıklık problemlerine savaş açar. Fotoğraf makinesindeki ISO ayarının yükseltilmesi, hareket eden nesnelerin yakalanabileceği daha fazla deklanşör hızı anlamına gelir. Görüntü bulanıklığının başka bir ana nedeni de fotoğraf makinesinin hareket etmesidir. Optik Görüntü Dengeleyiciler, fotoğraf makinesinin titremesini algılayan ve doğru açıyı ayarlaması için objektifi hareket ettirerek her türlü fotoğraf makinesi hareketini telafi eden gyro sensörlerinden oluşmuştur. Çift Bulanıklık Önleyici koşuluna sahip ürünler bu teknolojilerin her ikisini de birleştirmektedir.

Teknolojik Terim

Yüksek hassasiyet, nesne hareketinden kaynaklanan bulanıklık problemlerine savaş açar. Fotoğraf makinesindeki ISO ayarının yükseltilmesi, hareket eden nesnelerin yakalanabileceği daha fazla deklanşör hızı anlamına gelir. Görüntü bulanıklığının başka bir ana nedeni de fotoğraf makinesinin hareket etmesidir. Optik Görüntü Dengeleyiciler, fotoğraf makinesinin titremesini algılayan ve doğru açıyı ayarlaması için objektifi hareket ettirerek her türlü fotoğraf makinesi hareketini telafi eden gyro sensörlerinden oluşmuştur. Çift Bulanıklık Önleyici koşuluna sahip ürünler bu teknolojilerin her ikisini de birleştirmektedir.

Teknolojik Terim

Fotoğraf makineleri ve video kameralar için objektif geliştirmek ve tedarik etmek üzere Sony ile ortaklık kuran ünlü objektif imalatçısı.

Teknolojik Terim

Objektif yüzeylerindeki ışık yansımasını azaltarak gölgelenme ve parlama gibi sorunları ortadan kaldıran çok katmanlı T* kaplamasına sahip bir objektif. Geleneksel objektiflerden daha az yansıma ile daha fazla doğal ışık görüntü çipine ulaşabilir, böylece daha doğal ve canlı görüntüler oluşturulabilir.

Teknolojik Terim

Kompakt fotoğraf makineleri ve video kameralarda kullanılması için tasarlanmış küçük, güçlü bir objektif. Parlak, net görüntü üretmek üzere kontrast ve rengi yakalamak için mükemmel.

Teknolojik Terim

Cinema Black Pro modu, BRAVIA SXRD™ televizyonları ve Sony SXRD™ ev sinema projektörlerindeki kontrast oranını artırmak için Gelişmiş İris Kontrolü’nü kullanan benzersiz bir Sony özelliğidir. Bazı modeller, lamba gücü watt değerini de kontrol edebilmektedir. Resim Ayarları menüsünden Cinema Black Pro ayarlama işlevini seçebilirsiniz.

Teknolojik Terim

Doğrudan izlenen televizyon monitörleri, masaüstü bilgisayar monitörleri ve ‘üç tüplü’ projeksiyon cihazlarında kullanılan Katot Işın Tüpü.

Teknolojik Terim

(Dijital Tek Objektifli Reflex). D-SLR içeren aygıtlar, objektiften ışık geçerken vizörün görüntüyü tam olarak oluşturulduğu şekilde göstermesine olanak sağlar. Işık düzeyleri kesin pozlama ölçümü için aynı objektif üzerinden de ölçülür.

Teknolojik Terim

DCI, LCD projektörler için tamamen titreşimsiz bir ekran görüntüsü oluşturur.

Teknolojik Terim

Dijital Işık İşleme anlamına gelir. Texas Instruments tarafından bulunan bir mikro ekran teknolojisidir. DLP üzerinde milyonlarca hareketli, mikroskobik aynalar bulunan bir dijital mikro ayna aygıtı (DMD) prensibine dayalıdır. Her bir ayna, yansıtılan görüntüdeki tek bir piksele karşılık gelir. Bir renk tekerleği aracılığıyla filtre edilen kırmızı, yeşil ve mavi dönüşümlü olarak saniyede 5,000 defaya kadar açılıp kapanan DND’ye yönlendirilir. Yansıtılan ışık bir lens aracılığıyla ekrana yönlendirilerek, görüntü oluşturulur. Gelişmiş HDTV projektörler yeşil, kırmızı ve mavi için ayrı DMD’lerle üç çipli bir çözüm kullanır ve renk tekerleğinin ötesine geçer.

Teknolojik Terim

Video görüntülerini - her biri bir piksele karşılık gelen, binlerce minik aynadan yansıtarak ışık kaynağı olarak kullanan projektör teknolojisi.

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır.

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim

Parlak ortam ışığı altında bile net ve yüksek kontrastlı resim kalitesi veren özel kaplamalı yeni tür taşınabilir ekran. DynaClear Screen™ ve yeni VPL-AW15 Sony projektörle, evde büyük ekran eğlencenin tadına varmak için artık büyük özenle aydınlatılmış bir odaya gerek duymazsınız. DynaClear Screen™, geleneksel taşınabilir ekranlardan daha hafiftir ve yalnızca saniyeler içerisinde kurulabilir.

Teknolojik Terim

Ekran kapısı efekti, yansıtılan görüntüde pikselleri ayıran ince çizgilerin görülebilir hale geldiği yerdir. Bu ismi almıştır çünkü bu efekt ince bir delikli elekten bakmaya benzer. Dijital projektörünüzün lensi keskince odaklanmışsa, her bir piksel ekranda kendi küçük siyah kutusu içerisinde görüntülenir. Kutuların çizgileri kontrol elektronik devrelerinin, ışığın panelde parlamasını önlediği yerlerdir.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nefiste meydana gelen, düşünülmüş şeye nisbetle, düşünene, zihne Ait bulunan. Fr. subjectif. Zıddı: Afâkî, Fr. objektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs)., (kim). fluorine, (mat). function, (foto). objektif açıklığı nispeti; (müz). fa anahtarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fiz) odaksal mihraki. focal distance odak mesafesi. focal plane (foto). bir objektifin odağını içine alan düzlem filim yeri. focal point toplanma noktası.

Genel Bilgi

Geceleri flaşla çekilen fotoğraflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotoğraftaki güzelliği bozan bu olay nasıl olur? Niçin her zaman olmaz? Niçin gündüzleri flaşla çekilen fotoğraflarda olmaz?

Gözümüz iç içe geçmiş üç tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akı da denilen sert tabakadır. İkincisi, kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür, karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen, ışığa duyarlı kılcal damar ağlarından oluşan ağ tabakasıdır.

Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanların gözlerinin arkasında, yani retinalarında ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı gibi bir ışık tutarsanız, bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pırıl pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yansıtıcı tabaka yoktur.

Fotoğraf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotoğraflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür.

Günümüzde, birçok fotoğraf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az önce olur ve gözbebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkincisi de tam fotoğraf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlem de odadaki bütün ışıkları açarak gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır.

Geceleri flaşlı fotoğraflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotoğraf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinenin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmızı göz olayı yaratmaz.

Genel Bilgi

Geceleri flaşla çekilen fotoğroflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotoğraftaki güzelliği bozan bu olay nasıl olur? Niçin her zaman olmaz? Niçin gündüzleri flaşla çekilen fotoğraflarda olmaz?

Gözümüz iç içe geçmiş üç tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akı da denilen sert tabakadır. İkincisi, kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür, karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabakada retina adı verilen, ışığa duyarlı kılcal damar ağlarından oluşan ağ tabakasıdır.

Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanların gözlerinin arkasında, yani retinalarında ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı gibi bir ışık tutarsanz, bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pırıl pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yansıtıcı tabaka yoktur.

Fotoğraf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotoğraflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür.

Günümüzde, birçok fotoğraf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az önce olur ve gözbebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkincisi de tam fotoğraf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlem de odadaki bütün ışıkları açarak gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır.

Geceleri flaşlı fotoğraflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotoğraf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinesinin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmızı göz olayı yaratmaz.

Teknolojik Terim

LCD projeksiyon ya da arkadan projeksiyon ekranlarda en iyi görüntü için farklı gri seviyelerinin ayrı ayrı ayarlanmasına olanak tanır.

Teknolojik Terim

Geniş açılı objektif sayesinde, fotoğrafını çekeceğiniz kişiden veya alandan uzaklaşmanıza gerek kalmadan her fotoğrafa çok daha fazlasını sığdırabilirsiniz. Bu özellik manzara ve parti çekimlerinde ve kareye daha fazlasını sığdırmak istediğiniz tüm durumlarda en büyük yardımcınız olacak.

Türkçe Sözlük

Amerika’lı matematikçi Edward Kasner, bir matematik teorisi üzerinde çalışırken işlemleri kısaltmak için 100 sıfırlı sayıya bir isim bulayım demiş ancak isim yada soyadını vermek yerine bir bebek olan yeğeni Milton Sirotta‘ya bu sayının yazılı olduğu bir kağıdı göstermiş ve “bu ne?” diye sormuş? Bebekte kendine yakışır şekilde gogol demiş.Sadece bir bebek hecelemesi ve son derece anlamsız, üstelik hiçbir matematikçide bu ismi bir teorisinde kullanmamış diyor ve adını gogol olarak koyuyor. Zamanla “Googol” diye daha sempatik okunan kelimemiz, Kasner’in “Mathematics and the Imagination” adlı kitabıyla birlikte popülerleşiyor. Google’ı kuran yazılımcı mühendis arkadaşlarda hayatları boyunca matematikle cebelleştikleri için ilk akıllarına bu kelime geliyor. Aramalar da birçok sonuç çıkacak, goooooooooooooogle diye uzayıp gider diyede bir mantik yürürüyorlar ve bu ismi begeniyorlar tabi anlamsız oldugu için internet isim hakkıda boşta bulunuyor ve birkaç doları bastırıp isim hakkınıda alıyorlar... Google şu anda 3 milyar siteyi sizin için tarıyor. Bilgiye ulaşmak dipsiz bir kuyuda dolaşmaya benziyor. İnternet’te dolaşmakta bundan farksız. Bu dipsiz kuyuda size en büyük yardımcıların başında ise arama motorları geliyor. Bu arama motorlarının başında ise iki genç adamın kurduğu Google şirketi geliyor. Google 1998 Eylül'ünde kurulmuştur. Google’da günde 400 milyon arama yapılıyor. Google ismini veren şirket kendini şöyle tanıtıyor: hayal edilemeyecek kadar büyük bir sayıya (10 üzeri 100) verilen ad.Evrendeki atomların sayısından bile daha fazlaymış! Buna kaçımız inanır bilinmez ama,şu ana kadar bilgilerin derlenip toparlandığı tek adres olarak karşımıza çıkıyor. Google ana sayfası hiç reklam almıyor ama aradığınız her kelime ile ilgili bir firma karşınıza çıkıyor. Kurumsal reklamlar ile google cirosu Dünyanın en fazla artış gösteren şirketi oldu. İKİ GENÇ ADAM KURDU Google’ın kurucuları ve şu andaki başkanları 30 yaşında, gencecik iki adam: Larry Page (Kurucu Ortak ve Ürün Başkanı) ve Sergey Brin (Kurucu Ortak ve Teknoloji Başkanı) 2002 yılında dünyaca ünlü teknoloji dergisi Wired tarafından “Yılın İşadamları” seçildiler. Google’da 88 dilde arama yapabiliyor. Ve yarım saniye içinde 3 milyar siteyi tarıyor. Google’ın arama sonuçları anahtar kelimeyle sitenin birbirine olan uyumluluğuna ve o sitenin o anahtar kelimeye verdiği öneme dayanıyor. Herkesin en objektif ve aradıklarıyla en alakalı sonuçları bulabilmesi için değişik teknolojiler kullanarak siteleri belirliyor Şu anda 3 milyardan daha fazla adres var Google’da. Ve hepsi tek tek inceleniyor. Aranan anahtar kelime sitenin neresinde geçiyor, kaç kere geçiyor ve nasıl geçiyor diye bakılıyor. Bu arada sitenin başka hangi sitelere link verdiğine ve bunun tam tersine de dikkat ediliyor. NET’TE BAŞLANGIÇ NOKTASI Google, internette bilgi bulmak isteyen kişilerin adeta başlangıç noktası oldu.

Türkçe - İngilizce Sözlük

indicative. projector. indicator. projector projektör. demonstrator.

Teknolojik Terim

Bu, projektör lensleriyle projektörün üzerine yansıttığı ekranın merkezi arasındaki mesafedir.

Teknolojik Terim

Grand WEGA®, en yeni, 16:9 resim biçiminde yüksek çözünürlüklü LCD arkadan projeksiyonlu TV’lere verilen addır.

Teknolojik Terim

OSD’ye benzer. Ev sineması kurulumunuza yapılacak herhangi bir ayarlama, TV / Projektöre bağlı olarak gerçekleştirilebilir. OSD’den farkı, kullanıcı kılavuzunun tamamen açıklamalı olup başlangıç seviyesinde olanlar için bile mükemmel ev sineması ve ince ayar sağlamasıdır.

Türkçe Sözlük

(HARİTA) (i. A. Yunanca’ dan). 1. Bir bölgeyi, ülkeyi, devleti, kıtayı, dünyayı veya dünyanın herhangi bir parçasını belirli projeksiyon usulleriyle belirli nisbetlerde küçülterek gösteren resim veya şekil: Harîta-i berriyye, harîta-i bahriyye = Kara haritası, deniz haritası. Harîta-i mücesseme = Kabartma harita. Harîta-tüs-semâ = Yıldızları gösterir harita. 2. Meşinden kese ve torba, dağarcık, mec. Bu, haritada yoktu = Umulmuyor, beklenmiyordu.

Teknolojik Terim

Objektifin açılmasıyla ilk resmin bir saniyeden kısa bir süre içinde çekilebilmesini sağlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., tıb. deri altına ait; i. iğne, şırınga. hypodermic injection iğne, enjeksiyon. hypodermic syringe deri altı şırıngası.

Teknolojik Terim

Bu özellik, makinenin fotoğrafçılık çok yönlülüğünü ve yaratıcılığını artırmak için isteğe bağlı objektiflerin ya da filtrelerin eklenmesine izin verir.

Teknolojik Terim

VW200 ve VW60 ev sineması projektörü modelleri ile birlikte gönderilen yazılım paketi. Image Director 3 yazılımı, kullanım kolaylığı için gama düzeltme ayarını düzenlemek ve saklamak üzere, bir RS-232C kablosu ile projektörünüzü bir bilgisayara bağlamanızı sağlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. içeri atmak; sokuşturmak; şırınga etmek, enjeksiyon yapmak. injector i. enjeksiyon yapan kimse veya şey; mak. enjektor.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içeri atma; içeriye atılan şey; tıb. enjeksiyon, zerk; mak. islim kazanına soğuk su sıkma; konu dışı bir fikri ortaya atma. injection cock püskürtme musluğu. injection engine soğuk su sıkarak islimi yoğunlaştıran makina, kondanseli makina. injectio

Türkçe Sözlük

(i.). 1. ışıldayan. 2. Uzağı aydınlatmak için kullanılan ve uzun bir ışık demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör.

Türkçe - İngilizce Sözlük

projector. searchlight. floodlight projektör.

Türkçe - İngilizce Sözlük

projection. projection. projection projeksiyon.

Teknolojik Terim

Profesyonel projektörler ya da monitörlerden mümkün olan en iyi görüntü kalitesinin sağlanması için video sinyallerini disk üzerinde kayıtlı olduğu şekilde verir.

Teknolojik Terim

Bir projektör tarafından ekrana yansıtılan veya ekranda görünen en karanlık ve parlak nokta arasındaki fark.

Teknolojik Terim

Sıvı Kristal Ekran teknolojisi düz panel televizyonlar yaratmak için kullanılan yöntemlerden biridir. Işık sıvı kristaller tarafından yaratılmaz; panelin arkasında bir ışık kaynağı (ampul) ekrana ışık verir. Ekran iki adet polarize saydam panel ile bunların arasına sıkıştırılmış sıvı kristal solüsyonundan oluşur. Sıvının içerisinden geçen bir elektrik akımı, kristallerin aralarından ışık sızmayacak şekilde hizalanmalarını sağlar. Her bir kristal, ışığın geçmesine izin vererek veya ışığı engelleyerek deklanşör vazifesi görür. Saydam ve karanlık kristallerin örgüsü görüntüyü oluşturur. LCD teknolojisi doğrudan izlenen arka projeksiyonlu ve ön projeksiyonlu televizyonlarda kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim

Silikon üzerinde Sıvı Kristal anlamına gelir. Bir lamel ile bir silikon çip üzerine yerleştirilmiş, piksellerle kaplı, oldukça yansıtıcı, ayna benzeri bir yüzey arasında bir sıvı kristal katmanı sıkıştıran projeksiyon televizyon ekranı teknolojisi. Bu katmanlar arka projeksiyon ve ön projeksiyon televizyonlarda kullanılabilen bir mikro ekran oluşturur. Üreticiler LCoS tabanlı teknolojileri için farklı adlar kullanır. Sony SXRD™ adını kullanır.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. adese, mercek; göz merceği. achromatic lens renksiz mercek. crystalline lens göz merceği. telescopic lens dürbün gibi fotoğraf makinası objektifi. wideangle lens geniş açılı mercek, geniş bir alanın resmini yakın bir mesafeden çekmek için kullanıl

Teknolojik Terim

Çoğu ev sineması projektöründe, Lens Kaydırma işlevi doğru orantılı görüntü yansıtırken resmin yatay ve dikey olarak konumunu (bazı modellerde yalnızca dikey kaydırma kullanılabilir) ayarlar. Bu işlev yüksek resim kalitesini korurken yansıtma alanını genişletir. Bunu, tam panel yüzeyini kullanarak ve elektrikli işlemeden kaçınarak gerçekleştirir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kireç lambası; tiyatro projektör ışığı. in the limelight genel ilgiyi üzerinde toplamış; herkes tarafından bilinen.

Teknolojik Terim

Küçük ve ayrıntılı nesnelerin mükemmel odaklanılmış yakın fotoğraflarının çekilmesini sağlayan gelişmiş bir objektif odaklama teknolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Felemenkli bir coğrafya ve harita uzmanının adı. Mercator's chart Merkator sistemine göre yapılmış harita. Mercator's projection Merkator projeksiyonu

Teknolojik Terim

Motionflow Karanlık Kare Ekleme özelliği 50Hz’den 100Hz’e kadar BRAVIA projektörlerinin kare hızını iki kat arttıran, Sony’e özel bir teknolojidir. Hızlı hareket eden görüntüler için daha fazla pürüzsüzlük sağlar, sıra dışı bir kontrast oranı sunar ve kamera sarsıntısını ortadan kaldırır. Gördüğünüz şey ise akıcı ve doğal hareketlerle gerçeğe dönüştürülen yüksek hızlı aksiyondur.

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). 1. Yaratıcı bir sebebin, ilâhî bir düzenleyicinin varlığını reddederek tabiatın kendiliğinden var olduğunu kabul eden doktrin. 2. (edebiyat) Müsbet ilmin metotlarını ve vardığı neticeleri sanata tatbik ederek, gerçekleri mükemmel bir objektiflikle anlatmayı hedef alan edebî görüş.

Teknolojik Terim

ND (Doğal Yoğunluk) filtresi, aydınlık ortamlarda resmin odağının bozulmasını önlemek için objektife giren ışık miktarını azaltır. Dijital video kamera ND filtresi gereksinimini otomatik olarak algılar ve vizörde bir işaretle bunu belirtir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نفسی] nefis ile ilgili. 2.subjektif.

Türkçe - İngilizce Sözlük

objective. objective objektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (tıb.) Iokal anestezi için kullanılan ve enjeksiyonla verilen bir ilâç, novokain.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şey, madde, görülür veya dokunulur şey, nesne, obje; hedef, nişan, amaç; (gram.) nesne. object at issue (huk.) anlaşmazlık konusu; iddia olunan şey. object glass bir mikroskop veya teleskopun hedefe yakın olan merceği veya mercekleri, objektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) objektif; öznel olmayan, dıştan olan; gerçek; (gram.) nesneye ait; nesnel; amaca ait; (i.) hedef; gram nesne; mikroskop veya teleskopta objektif (mercek). objective case ismin (i.) hali. objectively (z.) nesnel olarak. objectiv'ity (i.) tara

Teknolojik Terim

Objektif kapağı açıldığında, fotoğraf makinesi otomatik olarak açılır.

Teknolojik Terim

Her objektifin temel ölçüsüdür. Görüş alanını ve dolayısıyla nesnenin ne kadar büyütüldüğünü belirtir. Odak uzaklığının kısa olması, geniş görüş alanı ve düşük büyütme oranı anlamına gelir. Odak uzaklığının uzun olması, dar görüş alanı ve yüksek büyütme oranı anlamına gelir.

Teknolojik Terim

Objektifin odak uzaklığı, objektif sonsuza odaklandığında, optik eksen boyunca objektifin ikinci temel noktasıyla CCD düzlemi arasındaki mesafedir.

Teknolojik Terim

Dijital ve 35 mm fotoğraf makineleri, farklı odak uzaklıklarına sahip objektiflere sahiptirler. Odak uzaklığı, objektif ile sensörün yüzeyi arasındaki mesafedir. Tipik dijital sensörler, 35 mm filmin doğrusal boyutlarının yaklaşık altı biri kadardır. Görüntünün daha küçük dijital sensör üzerine yansıtılabilmesi için, odak uzaklığının aynı ölçüde küçültülmesi gerekmektedir. Örneğin 1/4 inç CCD kullanırken, odak uzaklığının 35 mm filme göre düzeltilmesi için 9,5 faktörüyle çarpılması gerekmektedir.

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Optik cihazlarda objektiften gelen ışınları göze veren mercek serisi.

Teknolojik Terim

Döner çok açılı objektif, çok sayıda yaratıcı çekim açısına izin verdiğinden, kendi fotoğraflarınızı ve zor fotoğrafları çekmeyi kolaylaştırmaktadır. Optik vizör, aşırı aydınlık koşullarda LCD ekranın zor görüldüğü durumlarda fotoğraf çerçevesinin belirlenmesini sağlar. Vizör, güç tüketimini azaltmak için LCD’nin yerine de kullanılabilir.

Teknolojik Terim

Basma düğme ile objektifin odak uzunluğunu değiştirerek optik zoom yapmanızı sağlar.

Teknolojik Terim

(ekranda gösterim) Şık bir ekranda gösterim ev sinema sisteminizi çalıştırması ve ayarlaması için, bağlanmış bir TV / projektör cihazıyla görüntülenebilir.

Teknolojik Terim

CRT arkadan projeksiyonlu TV’nin ön panelinde bir düğmeye basıldığında, gerçek resim saflığını sağlayacak kırmızı, yeşil ve mavi CRT’lerin birleşimini otomatik olarak ayarlar.

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjective. subjective sübjektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ned, -ning) foto sinema makinasmın objektifini bir yandan öbür yana döndürmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rüyada olduğu gibi bir seri tutarsız hayal; bir projektörle duvara yansıtılan ve ani olarak büyüyüp küçülen şekiller; hayalet. .

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fırlatma, atma, atış; çıkıntı, sondurma, fırlak yer; proje, tasarı, oranlama; projeksiyon, izdüşüm; sin. gösterim. projection booth gösterim odacığı. map projection harita çizme usulü, haritada kullanılan izdüşüm sistemi, projeksiyon. Mercator's pr

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. projektör, sinema makinası; bir şeyi zihninde kuran kimse, proje düzenleyen kimse, plan yapan kimse; fener kulesinde kullanllan ışık aynası.

Teknolojik Terim

RJ45 bilgisayar ve diğer cihazları yerel alan ağlarına (LAN’lar) bağlamak için kullanılan konektördür. RJ45 ağ bağlantısı ile BRAVIA ev sineması projektörünüzü uzaktan kontrol edebilir ve ağa bağlı bir bilgisayarda bulunan içeriği izleyebilirsiniz.

Teknolojik Terim

RS-232C, BRAVIA ev sineması projektörünüzün diğer seri cihazlarla iletişim kurmak için kullandığı arabirimdir. Bu da eğlencenizi tam olarak istediğiniz gibi yönetmenize olanak sağlayacak şekilde, projektörünüz herhangi bir oda kontrol sistemi ile hemen ve kolayca entegre edilebilir demektir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışıldak, projektör.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شيئی] nesnel, objektif.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شيئيت] nesnellik, objektiflik.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kepenk, pencere kanadı, pancur, pencere kafesi; foto objektif kapağı; f. kepenk takmak, pancurla örtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayma; kaydırak; üstünden kayılarak gidilen yer; heyelân, toprak kayması; projeksiyon makinalannda kullanılan resimli cam, diyapozitif, slayt; lam; müz. kaydırma, glissando; herhangi bir aletin kayıcı kısmı. slide bar kapı sürmesi, sürgü; kılavuz

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yer, mevki, mahal; benek, nokta, leke; ayıp, leke; gölgebalığı, sarıağız, deniz güzeli, zool. Sciaena; projektör ışığı; kısa reklam; İng. bir miktar (içecek); (argo) güç durum; s. yerinde olan; peşin; ara sıra rasgele. spot ball siyah benekl

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. projektor ışığı; yaygınlık; f. ışığa tutmak; üzerine dikkat çekmek.

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). 1. Düşünen şahısla alâkalı (düşünülen şeyle alâkayı ifade eden objektif zıddı). 2. Belirli bir şahsa mahsus; şahsî, ferdî.

Teknolojik Terim

Cyber-shot fotoğraf makinelerindeki teknoloji, CCD’nin ışık toplama performansını güçlendirir. Bu, her bir pikselin üst kısmına mikroskobik bir objektif yerleştirip üzerine mümkün olduğunca fazla ışığın odaklanması sağlanarak çalışır. Bu şekilde renk parazitleri azaltılıp resim kalitesi yükseltilir. Bu özellik ayrıca Advanced HAD CCD™ olarak Handycam® ürün serisinde de bulunabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. şırınga; f. şırınga etmek, şırınga ile yıkamak. fountain syringe lastik torba veya şişesi olan şırınga. hypodermic syringe ineli şırınga, enjeksiyon şırıngası.

Teknolojik Terim

Standart geniş açı ve portre objektiflerinden daha fazla odak uzaklığı olan objektif. Dar görüş açısı, nesnenin büyütüldüğü izlenimini verir. Uzaktaki nesnelerin yakın çekimi için uygundur.

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr ). Teleo jektifle uzaktaki cisimlerin resmini büyü’ rek çekme tekniği.

Türkçe Sözlük

(i. Y. Fr.). Uzaktaki cisimlerin resmini büyüterek çekmeye yarayan objektif.

Teknolojik Terim

Tepki süresi bir pikselin aktif (siyah) durumdan pasif (beyaz) duruma geçip tekrar aktif duruma dönmesi için geçen süredir (milisaniye cinsinden). BRAVIA TV’ler ve ev sinema projektörlerinin sahip olduğu hızlı tepki süreleri, görüntünün kusursuz bir şekilde daha pürüzsüz ve net olmasını sağlar.

Teknolojik Terim

Objektifler değiştirilirken toz parçaları D-SLR fotoğraf makinesinin gövdesine girebilir ve CCD sensörüne yerleşerek görüntü üzerinde nokta ve benekler oluşmasına neden olabilir.

Teknolojik Terim

TV-out teknolojisi ile TV-out destekli telefonlarda telefonun ekranındaki görüntüleri projektör ve televizyon gibi aygıtlara aktarılmaktadır.

Teknolojik Terim

Ultra Yüksek Performans (UHP) lamba teknolojisi, birçok dijital projektörde bulunan metal halojenürlü lambadan daha gelişmiştir. Aynı parlaklığı elde etmek için daha az güç kullanır ve bu da ışık çıkışı büyük ölçüde azalır demektir. Böylece kolayca değiştirilebilen yüksek performanslı lambalara sahip daha küçük, daha sessiz ve daha hafif bir projektörünüz olur.

Teknolojik Terim

Projektör, ekranın merkezine konumlandırılmadığında, görüntü belirli bir açıdan yansıtılır ve görüntüde bozulma görülebilir. Yastıklama Düzeltmesi bu bozulmayı otomatik olarak düzeltir. Sony SideShot™ ile yatay Yastıklama Düzeltmesi, gerektiğinde projektörü ekranın merkezinden eksen dışına konumlandırabilirsiniz. Fişe takıp açtıktan sonra izlemeye odaklanabilmeniz için otomatik olarak projektör yükselir, yastıklama düzeltme gerçekleştirilir, otomatik odaklanır ve giriş bulunur.

Teknolojik Terim

Yüksek kontrast plakaları BRAVIA projektörlerimizde bulunur. Işığın içeri sızmasını önlemek ve dolayısıyla da daha derin siyahlar ve daha yüksek bir kontrast oranı sağlamak için, bu plakalar Gelişmiş İris İşlevi ile birlikte çalışır. Geleneksel panellerin flüoresan tüplerinden ışık sızabilir ve bu da siyahların koyu gri görünmesine neden olur.

Teknolojik Terim

Kullanıcının, özel bir görsel efekt yaratmak için çekim sırasında bir fotoğraf çekmesini ya da bir nesneyi yakın çekime almasına olanak verir. Bu sürekli değişken bir işlevdir ve objektifin odak uzaklığı değiştirilerek elde edilir. Zoom hızı kontrol edilir.