Johnny-on-the-spot ne demek? | Johnny-on-the-spot anlamı nedir? | Johnny-on-the-spot

Johnny-on-the-spot anlamı nedir?

Johnny-on-the-spot ne demek?

Johnny-on-the-spot anlamı nedir?

Johnny-on-the-spot | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili her zaman yardım etmeye hazır becerikli kimse, Hızır gibi yetişen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. benek benek lekelemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.).

1.Rum piskoposu, metrepolidi. 2.Eskiden Bizanslı ve Balkanlı derebeyi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autocrat. despot. despotic. high-handed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A master; a lord; especially, an absolute or irresponsible ruler or sovereign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who rules regardless of a constitution or laws; a tyrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despot. despotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a cruel and oppressive dictator. n an absolute ruler, a tyrant. an absolute ruler or a person who wields power oppressively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). despot, müstebit hükümdar. despotical (s). despotça, müstebitçe despot'ically (z) despotlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. F.). Rum piskoposunun dairesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mutlakiyet, hakimiyete dayanan idare; despotizm, istibdat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rum piskoposluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despotism. high hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). bazı aşağı cins hayvanlarda bulunan basit göz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili yeni gelen kimse, yeni katılan kimse, tecrübesiz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili her zaman yardım etmeye hazır becerikli kimse, Hızır gibi yetişen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Amerika'da su veya süt ile yapılan mısır çöreği; Avustralya'da buğday unu çöreği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, (k.dili) gece kulübü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Basın ve yayın yoluyla belirli bir maksadı ifade etmek üzere yapılan cümle; radyo spotu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. spot

1. tanıtımcık,

2.ekon. peşin,

3.ışıntı

1. Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı tanıtım sözü.

2.Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma.

3.Belli bir alana verilen çok güçlü ışık.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mark on a substance or body made by foreign matter; a blot; a place discolored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stain on character or reputation; something that soils purity; disgrace; reproach; fault; blemish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small part of a different color from the main part, or from the ground upon which it is; as, the spots of a leopard; the spots on a playing card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small extent of space; a place; any particular place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A variety of the common domestic pigeon, so called from a spot on its head just above its beak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It has a black spot behind the shoulders and fifteen oblique dark bars on the sides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Called also goody, Lafayette, masooka, and old wife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The southern redfish, or red horse, which has a spot on each side at the base of the tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Redfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Commodities, as merchandise and cotton, sold for immediate delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make visible marks upon with some foreign matter; to discolor in or with spots; to stain; to cover with spots or figures; as, to spot a garnment; to spot paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To mark or note so as to insure recognition; to recognize; to detect; as, to spot a criminal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To stain; to blemish; to taint; to disgrace; to tarnish, as reputation; to asperse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To become stained with spots.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lit., being on the spot, or place; on hand for immediate delivery after sale; said of commodities; as, spot wheat. a business establishment for entertainment; 'night spot' a playing card with a specified number of pips on it to indicate its value; 'an eig

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a point located with respect to surface features of some region; 'this is a nice place for a picnic'. a short section or illustration that is often used for advertising. a blemish made by dirt; 'he had a smudge on his cheek'. a small contrasting part of s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually refers to a cash market price for a physical commodity that is available for immediate delivery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Series of satellites developed by the French Space Agency, with the cooperation with Belgium and Sweden for the purpose of remotely monitoring resources on the Earth The first SPOT satellite was launched in 1986 See the following website for more informat

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the characteristic of being available for immediate delivery An outgrowth of the phrase 'on the spot,' it usually refers to a cash market price for stocks of the physical commodity that are available for immediate delivery, or conversely and dep

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Satellite Pour l'Observation de la Terre. The most common foreign exchange transaction Spot or Spot date refers to the spot transaction value date that requires settlement within two business days, subject to value date calculation. a location on the fiel

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the characteristic of being available for immediate delivery Also refers to the cash market price of a specific commodity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Systeme Pour l'Observation de la Terre French, polar-orbiting Earth observation satellite with ground resolution of 10 meters SPOT images are available commercially and are intended for such purposes as environmental research and monitoring, ecology manag

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short for spot price; A small area of corrosion or foreign substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small area of corrosion or foreign substance Also, short for spot price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Le Systeme Pour 'l Observation de la Terre This satellite captures either 10 m panchromatic or 20m 3 band multispectral imagery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The position of the aircraft when the jumpers exit Spotting duties can be done by a skydiver or the pilot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To spot a car Position a car in a designated position or location usually for loading or unloading This is usually at a customer location.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Market of immediate delivery of the product and immediate payment Also refers to a maturing delivery month of a futures contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

System Pour l'Observation de la Terre Polar-orbiting Earth observation satellite designed and operated by the French, having a ground resolution of 10m.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An infestation in the forest, usually referencing a bark beetle infestation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Satellite Pour l'Observation de la Terre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The undesirable presence of ink or dirt in a space.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A high resolution satellite Earth Observation System designed by CNES , France, and developed with the participation of Sweden and Belgium MORE.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This artifact defined as an opaque area on the surface of the polarizer that does not allow any light through This type of artifact impacts transmission and may not be visible in crossed polarizer conditions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generally describes a transaction which will come to settlement in two days. The most common foreign exchange transaction Spot or Spot date refers to the spot transaction value date that requires settlement within two business days, subject to value date

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An earth resource satellite with high resolution sensors launched by France in January 1986.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yer, mevki, mahal; benek, nokta, leke; ayıp, leke; gölgebalığı, sarıağız, deniz güzeli, zool. Sciaena; projektör ışığı; kısa reklam; İng. bir miktar (içecek); (argo) güç durum; s. yerinde olan; peşin; ara sıra rasgele. spot ball siyah benekl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ted, -ting) beneklemek, lekelemek, benek benek etmek; kirletmek, şerefini lekelemek; bulmak; tanımak; nişanalmak; yer yer dağıtmak: yerleştirmek; atamak; lekelenmek, benek benek olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Pozlamanın belirlenmesi için sahnenin belirli bir bölümünün seçilmesini sağlayan bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, tertemiz, pırıl pırıl; kusursuz. spotlessly z. lekesiz, tertemiz olarak, kusursuz bir şekilde. spotlessness i. kusursuzluk, pirupak oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. projektor ışığı; yaygınlık; f. ışığa tutmak; üzerine dikkat çekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. noktalı, benekli, lekeli; düzensiz, intizamsız. spotted crake bataklık tavuğu, zool. Porzana porzana. spotted fever tıb. lekeli humma, tifüs. spotted sandpiper kum çulluğu, düdükçin, zool. Actitis macularia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili. detektif; mağaza hırsızlarına karşı özel detektif; düşman uçaklarına karşı gözcü; kuru temizleyici dükkânında lekeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. benekli, lekeli, noktalı; hep bir kalitede olmayan. spottiness i. lekelilik, beneklilik; düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. nokta kaynağı yapmak; i. nokta kaynağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güneş lekesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (iskambil) iki; A.B.D., (argo) önemsiz kimse; A.B.D., (argo) iki dolarlık kağıt para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lekesiz, beneksiz; temiz, pak, arı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by