Judaic,-ical ne demek? | Judaic,-ical anlamı nedir? | Judaic,-ical

Judaic,-ical anlamı nedir?

Judaic,-ical ne demek?

Judaic,-ical anlamı nedir?

Judaic,-ical | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Musevilere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). anatomik, anatomi ile ilgili. anatomically (z). anatomik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). papaz sınıfına muhalif, papazların siyasete karışmalarına karşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

( s ).,çok fazla, muazzam, aşırı astronomik; astronomi ile ilqili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tipik olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concessionairy. privilege. concession. speciality. eligibility. favor. favour. benefit. cachet. charter. faculty. franchise. immunity. incident. oracle. peculiar. prerogative. refusal. royalty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concession. franchise. prerogative. privilege.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privilege. concession. honour. prerogative. tenure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferential. privileged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privileged. concessive. franchised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Kitabı Mukaddes'e ait veya bunda bulunan. Biblically z. Kitabı Mukaddes'le ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayat hikayesine ait, biyografiyle ilgili biographically z. bir kimsenin hayatıyla ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. biyoloji ilmine ait, biyolojik biological warfare biyolojik savaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. abartmalı saçma, yüksekten atılan, şişirilmiş (söz ,konuşma). bombastically z. şişirilmiş bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bitkibilimsel, botaniğe ait; bitkisel. botanically z. botanik bakımmdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kilise kanununa göre; dini esaslara ait; Kitabı Mukaddes'in bir kısmı olan; meşru, kabul edilmiş. canonically (z). dini esaslara uyarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). din adamlarının görev esnasında giydikleri kıyafet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). soru cevap metoduyla öğretme usulüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). müshil, bağırsakları temizleyici;(i). müshil ilâcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). merkezi, merkezsel. centri'city (i). merkezi oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat). rahim boynuna ait, rahim boynuyla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kimyasal, kimya ile ilgili; (i). kimyasal madde. chemical action kimyasal etki. chemical compound kimyasal bileşim. chemical engineer kimya mühendisi.chemical fire extinguisher eczalı yangın söndürücüsü. chemical reaction kimyasal reaksiyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hayali, gerçek olmayan. chimerically (z). hayali olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). klasik, klasik değerde olan; klasik öIçülere uygun; mükemmel, şaheser. classical'ity (i). klasiklik classically (z). klasik olarak, eski usullere göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). katip veya yazıcıya ait; daire işiyle alâkalı, kırtasiyecilikle ilgili; kilisenin politikada yeri olmasını savunan; ruhban sınıfına dahil; (i). rahip, papaz, vaiz; (çoğ). papaz kıyafeti; kilisenin hükümetteki nüfusunu artırmayı savunan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). politikada kilisenin nüfüsu; bu nüfüsu destekleme; kilise mevzuatı, kilise yararları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). klinik ile ilgili; duygulardan arınmış bilimsel, nesnel. clinical thermometer derece. clinically (z). klinik ile ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). komik. comically (z). gülünçlü olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çözümsel, tahlili; tenkit eğilimli, tenkitçi; eleştiren, eleştiri mahiyetinde; buhranlı vahim, nazik, tehlikeli; dönüm noktasına ait. critical condition buhranlı durum, kriz hali. critical mass (fiz). uranyum gibi radyoaktif elemanların fasılasız

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). küp şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). devirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). alaycı müstehzi; insanın iyiliğine inanmayan; ahlâkı hor gören, bile bile ahlâk ve namus kurallannı çiğneyen. cynically (z). alay ederek, istihza ile; menfaatperestçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kilisece sonradan veya ikinci derecede muteber sayılan mukaddes kitaplara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ayıran, belirten, tefrik ve temyiz eden; (i). fonetik işaret. diacritical mark harfin fonetik değerini belirten herhangi bir işaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). evrensel; kiliselerin birleşmesine ait; bütün Hıristiyanlarca kabul edilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elektrikli, elektriğe ait, elektriksel. electrical engineer elektrik mühendisi. electrically z. elektrik kuvvetiyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. beyzi, oval, eliptik; kısa, kısaltılmış, bazı kelimeleri çıkarılmıs (yazı, konusma). elliptically z. beyzi olarak, eliptik şekilde. elliptic'ity i. elips şeklinde oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üzerinde durulmuş, kuvvetle ifade olunmuş, etkili; önemli, dikkati çeken; vurgulu, kuvvetli ifa desi olan, kesinlikle hareket eden. emphatically z. üzerinde durarak, belirterek; kesin olarak, muhakkak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. deneysel, tecrübi, tecrübeye dayanan. empirically z. deneysel olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. tamim edilmiş; i. genelge, tamim, özellikle Papanın Katolik piskoposlara gönderdiği tamim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) etnik, ırka ait, ırksal; Hıristiyan ve Musevî olmayan. ethnically (z.) etnik olarak, ırk bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) muhafazakar Protestan; Protestan; (s.) İncil'e ait, İncil'e özgü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). harici,zâhiri; genel, umumi; kolay anlaşılır; (fels). dışrak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). gülünç, tuhaf, maskaralık kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). titiz, kılı kırk yaran, çok meraklı. finically (z). kılı kırk yararak, titizlikle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. soy veya şecereye ait, şecereli. genealogical tree şecere. genealogically z. nesep şeceresi bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yerküresinin merkezine ait; bu merkezden görülen veya ölçülen; merkez olarak yerkü- resine ait olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geometrik, hendesi; geometrik sekillerle süslenmiş eski Yunan çömleklerine ait geo- metric progression geometrik artma ve eksilme. geometric propcrtion, geometric ratio geometrik orantı, geometrik bağlantı. geometric tracery mim. kargir binalarda

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bedensel, özellikle dansa ait hareketlerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bugün ancak Dalmaçya ve Hırvatistan'daki Katolik kiliselerinde kullanılan eski bir İslav alfabesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vecize veya darbımeselleri içine alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) gramere ait, sarfi, dilbilgisi kurallarına uygun. gram - matically (z.) gramer bakımından, sarfça, gramer kurallarına uygun olarak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) resim veya yazıya ait; tam tasvir olunmuş, canlı; yazıya uygun; şekillere ait, şekli, çizgili. graphic arts (güz.) (san.) grafik sanatlar. graphically (z.) canlılıkla; resimle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). heyecanlı, telaşlı; ihtiraslı; (tıb). verem hastalığında veya müzmin iltihaplı bir hastalıktan meydana gelmiş (humma); yanaklara verem kızartısı veren. hectically (z). telâşla, plansızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). helezoni, sarmal. helically (z). helezon şeklinde, sarmal şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). güneşin merkezine ait; güneşi merkez kabul eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Yunan tarihinde Büyük iskender zamanından sonraki devreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tefsir eden, açıklayan tefsiri. hermeneutics (i). tefsir ilmi; dini kitapları tefsir ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hava geçirmez, sımsıkı kapalı; simya ilmine ait, büyüye ait. hermetically (z). hava geçmez bir şekilde (kapalı); simya ilmine göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kahramanca, cesur; kahramanlar devrine ait; (güz.san). muazzam (heykel veya resim), gerçek boyutlarından çok büyük (cisim); kahramanlardan bahseden (şiir), destansı, epik; (i). kahramanIık şiiri; (çoğ). abartmalı sözler. heroically (z). kah

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kahramanca ve gülünçlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hiyerogliflere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tarihsel, tarihi, tarihe geçmiş; tarihe uygun. historical novel tarihi roman. historically (z). tarihe göre, tarihi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sahneye ait, aktörlere ait; fazla dramatik; aşırı duygusal. histrionically (z). coşkunlukla, taşkınlıkla. histrionics (i). düzme duygusallık; tiyatro sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Homer ve şiirlerine ait. Homeric laughter kah kaha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. sıskalık cinsinden, sıskalık illetine tutulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğaüstü, fizikötesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. isterik, isteriye ait. hysterics i., çoğ. isteri nöbeti. hysterically z. isterik bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «acele» den masdar). Acele ettirme, çabuk yaptırma (tâcil daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cevelân» dan masdar). Cevelân ettirme, dolaştırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Acele ile ve derhal yapılan veya bulunan şey. 2.El kitabı. İcabında müracaat olunup derhal faydalanılan, elde ve cepte taşına küçük ve iyi hazırlanmış kitap, Fr. manuel.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (ucâleten ve icâleten dendiği halde, bizce yanlış olarak aceleten kullanılır). Acele ile, serîan, hemen, alel-acele: Icâleten emri yazıldı. İcâleten bir şeyler yedik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجالة] aceleyle, acele olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aynı, bir, tıpkı, özdeş. identically z. aynen, aynı ,sekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıksız, mantığa aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elverişsiz, uygulanması mantığa aykırı; beceriksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düşman, hasım, zıt, muhalif, karşıt; ters, uygunsuz. inimically z. düşmanca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) iki dönence arasında bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) aslında olan, esasi, yaradılıştan, hakiki. intrinsically (z.) aslında olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sulhsever, sulh taraftarı, sulha götüren, uzlaştırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) inceden inceye alay eden, istihza ifade eden, cinaslı. ironically (z.) istihza ile, alaylı, iki manaya çekilebilecek surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Önceden hazırlanmadan veciz şekilde konuşma veya şiir söyleme: İrticâle muktedir bir şair.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Düşünmeksizin önceden hazırlanmadan, o anda içine doğduğu şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extempore. extemporaneously. off the cuff. off hand. offhand. offhanded. unscripted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ارتجالا] düşünmeden söyleyerek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extemporaneous. extempore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) izodinamik, eşit kuvvete sahip olan, eşit kuvvete sahip noktaları gösteren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (geom.) eşköşe, eşit açılı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «acl»den masdar). Acele ettirme, bir şeyin çabuk olup bitmesini isteme, Ar. tâcîl: Köprünün açılmasını istîcâl ediyorlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Musevilere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hâkime veya hâkimliğe ait; adli, kanuni. juridical person tüzel kişi. juridically z. kanuni şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kılıç gibi keskin yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. harekete ait. kinematics i., fiz. hareket ilmi, kinematik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) canından bezmiş gibi, cansız; alakasız, uyuşuk, tembel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) muhtasar, kısa ve manalı, az ve öz, özlü, veciz; vecizeli söz söyleyen. laconically (z.) kısa ve öz konuşarak. lac'onism, laeon'ieism (i.) özlülük; kısa söz, icaz, özlü söz, veciz ifade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir dilin kelimelerine ait; sözlüğe ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dile ait; dilbilime ait. linguistic stock dil ailesi. linguistically z. dil bakımından. linguistics i. lengüistik, dilbilim. comparative linguistics karşılaştırmalı dilbilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. jeolojiye ait. geolog'ically z. jeolojik olarak geol'ogist i. jeolog. geol'o gize f. jeoloji ile meşgul olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıki, mantıka ait; makul; uygun; mantıklı, esemeli. logically z. mantığa göre, mantıklı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. matematikle ilgili, kesin, tam. mathematically z. matematik yönünden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. makinaya veya alete ait; makina veya aletle yapılmış; el sanatlarına ait; makina gibi, mekanik; mihaniki; fiz. mekanik. mechanical advantage mekanik verim. mechanical drawing teknik resim. mechanical efficiency makinada kullanılan güçle verim arasınd

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tedaviye ait, tıbbba ait, tıbbi; iyileştirici, tedavi edici. medical botany tıbbi bitkiler ilmi. medical jurisprudence adli tıp. medically z. tıbbi maksatlarla, tıbben, tıb. yönünden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nizamlı, munta zam, düzenli, yöntemli; sistemli. methodically z. düzenli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. metreye ait, metreye göre; metre sistemini kullanan; şiir veznine ait, ölçülü. metric system metre sistemi. go metric metre sistemini uygulamak. metrically z ölçüyle; metre sistemine göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. müziğe ait; ahenkli, uyumlu; müziksever, musikişinas, müzik ustası; bestelenmiş; i. müzikli komedi. musical chairs müzik eşliğinde iskemle kapmaca oyunu. musical comedy müzikli, şarkılı ve danslı güldürü. musically z. ahenkle; müzikle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. özel resital.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mitolojik, esatiri. mythologically z. esatir kabilinden, mitolojiye göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. denizciliğe veya denizcilere ait, bahri, denizel, denizsel. nautical astronomy göksel cisimlere göre geminin yerini belirtmekle ilgili astronomi dalı, denizel astronomi. nautical mile deniz mili (1852 metre). nautical science denizcilik ilmi. nauti

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. neoklasik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sayıya ait, sayı ifade eden. numerical adjective sayı sıfatı. numerically (z.) sayıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) çocuk doğumuna veya gebeliğe ait. obstetrics (i.) gebelik ve doğumla uğraşan tıp dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. optikle ilgili; göz veya ışık vasıtasıyle işleyen; görme duyusuna yardım eden; görme duyusuna ait. optical illusion gözün yanılması. optically z. optik vasıtalarla; gözle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hatipliğe ait, hitabet ile ilgili; hatibe yakışır, belâgatli. oratorically z. hatiplikle ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. benzetme veya kıyas yoluyle ifade edilen; geom. parabolik. parabolically z. benzetme veya kıyas yoluyle ifade ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. açıklayıcı, şerh kabilinden. paraphrastically z. açıklayarak, şerh mahiyetinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (eski) kilise ileri gelenlerine veya onların yazdıklarına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çocuk terbiyesi ile ilgili, pedagojik; kurumlu peda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. pedagojik olarak. pedagogy i. pedagoji, eğitim bilimi, çocuk terbiyesi. pedagogics i. pedagoji ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. dergi, mecmua; s. belli zamanlarda çıkan. periodically z. belirli fasılalarla, muayyen zamanlarda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Ferisilere ait; ikiyüzlü, mürai. Pharisaic Judaism. Musevi dini. pharisaically z. ikiyüzlülükle, mürailikle. Pharisaism i. Ferisilere mahsus tavır ve davranış; k.h. ikiyüzlülük, mü- railik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eczacılığa ait; ilâç kullanımına ait. phar- maceutic chemistry farmasotik kimya. pharmaceutically z. eczacılık usullerine göre. pharmaceutics i. eczacılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hemcinsine karşı şefkat gösteren, iyiliksever; insan sevgisine ait. philanthropically z. hayırseverlikle, hayır işleri için.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. filoloji ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. felsefeye ait; felsefi, filozofça; akıllıca, sakin, düşünceli. philosophically z. filozofça, düşünerek. take (it) philosophically umursamamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. soğukkanlı, ağır tabiatlı, sakin, kendine hâkim. phlegmatically z. soğukkanlılıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.ışığın kimyasal etkilerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ışıkölçerle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ifade tarzına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. maddi, maddeye ait; cismani, bedensel; fiziksel, fiziki, tabiat ilmine ait .physical education bedeneitimi. physical examination sıhhi muayene. physical geography fiziki coğrafya. physical sciences tabii ilimler. a physical impossibility fiziksel i

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fizyolojik, diriksel. physiologically z. fizyoloji kaidelerine göre, fizyolojik bakımdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.şiir veya şairliğe ait;koşuk dilinde,şiir niteliğinde,manzum;şiir gibi en ince duyguları ifade eden,şairane.poetic justice kaderin tecelli ettirdiği adalet. poeti licenceyazıda kurallara veya gerçeğe aykırı olduğu halde güzelliği veya tanımlayıcı nite

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. devlete veya hükümete ait; siyasi, siyasete ait, siyasal;siyasi bir partiye ait. political agent siyasi delege. political economy iktisat ilmi. political science idari ilimler, siyasal bilgiler. politically z. siyaset bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Papaya ait; papalık makamı veya yetkisi olan; gururlu; i., çoğ. piskoposun veya papanın resmi esvabı. pontificate i., f. piskoposun ve özellikle papanın makamı veya yetkisi veya hizmet süresi; f. itiraz kabul etmez şekilde konuşmak; salâhiyet

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pratik, ameli; işe gelir, kullanışlı, elverişli, uygulanabilir; tecrübeli; işlek; fiili. practical joke eşek şakası. practical nurse pratikten yetişme hemşire. practically z. hakikaten, gerçekten; hemen hemen, yaklaşık olarak, takriben; faydalı su

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uygulanabilme, tatbik imkanı, elverişli olma; pratik iş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pragmatik; pratik, ameli; günlük işlerle ilgilenen. pragmatically z. pragmatik olarak; ameli olarak, pratik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tıp öğrenimine hazırlayıcı, tıp öğrenimi öncesi (kurslar veya öğrenci).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. klinik devresinden evvel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. prizma şeklindeki, biçmesel, prizmatik; şeffaf prizmadan oluşan (renk). prismatically z. prizma şeklinde olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şüpheli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sıkıcı; adi, bayağı; şiir güzelliğinden mahrum, şairane olmayan; nesir kurallarına uygun, düzyazı kabilinden. prosaically z. sönük bir şekilde, alelade olarak. prosaicness i. adilik; düzyazı kurallarına uygunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insan ruhuna ait, ruhi; zihni; uzaduyumla ilgili; akli melekelere ait; i. aşırı duyu sahibi kimse; ispritizmada medyum. psychically z. ruhen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ruhi, ruha ait; ruhbilimsel, psikolojik. psy- chologic moment en uygun zaman, en olumlu an. psychologically z. psikolojik bakımdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüksek ısıyla meydana gelen kimyasal değişikliklere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tuhaf, garip, gülünç; şakacı, takılan. quizzically z. şaka olarak, takılarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. köke veya asla ait, temel; kökten, temelden, esaslı, köklü; bot. kökten çıkan, tabandan çıkan; mat. bir sayı veya niceliğin köküne ait, köksel; Radikal Partiye ait; i. kök, asıl; gram türetilmiş olmayan kelime, kök; Radikal Partiden bir kimse;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köktencilik, radikalizm; radikallerin ilkeleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güzel söz söylemeye ait; güzel söz söyleme sanatına ait. rhetorical question cevabı beklenilmeyen ve etkili olsun diye kullanılan soru. rhetorically z. belâgat ilmine göre, belâgatli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. recül). Recüller, erkekler, (bk.) Recül.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ رجال] erkekler. 2.üst düzeyde bulunanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Erkekl(Erkek İsmi) 2.Onur sahibi kimsel(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Velîler, Tanrı adamları, evliyâ.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sebt gününe ait; tatile ait sabbatical i., sabbatical year üniversite öğretim üyelerinin çoğunlukla yedi senede bir yaptıkları ücretli izin yılı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. sadistçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iğneleyici, müstehzi, alaylı, küçümseyici sarcastically z. istihza ile; alay ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki .

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Seytanca, iblise benzer satanically z. şeytan gibi, şeytanlıkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hiciv niteliğinde. satirically z. hicivle ifade ederek, taşlama yaparak. satiricalness i. hiciv özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ayrılık yaratan, dinde mezhep ayrılığı husule getiren; i. hizipçi. schismatically z. bölünme yaratarak, hizip kabilinden. schismaticalness i. hizipçilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. iskorbüt hastalığı ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yersarsıntısına ait zelzeleden ileri gelen, depremsel. seismic sea wave zelzeleden meydana gelen met dalgası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. semiotic.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sosyolojiye ait. sociologically z. sosyoloji yönünden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Sokrat'a ait; Sokrat'ın felsefesine ait. Socratic method Sokrat usulüne göre sorulara cevap vermek suretiyle karşılıklı konuşma tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sofistçe, safsata kabilinden; i. sofistlerin sanat veya yöntemleri. sophistically z. sofistçe davranışlarla. sophisticalness i. sofistlik taslama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. küre şeklindeki, küresel, kürevi; küreye ait; gökcisimlerine ait. spherically z. küre şeklinde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DSLR fotoğraf makinelerinde kullanılan odaklama ekranı teknolojisi. Daha kolay kompozisyon ve daha doğru odaklama için görüntü parlaklığını arttırır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küre şeklinde olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki uzun heceli vezin tefilesi gibi veya bundan ibaret.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, i. statik, duran cisimlere ait; sakin, dengeli; fels. dural; pasif elemanlara ait; ikt. varidattan ayrı sermaye ile ilgili olan meselelere ait; elek. sürtünmeden hâsıl olan elektriğe ait, statik; i. radyo parazit; kdili. istenilmeyen itiraz . stati

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sevinç veya kedere karşı kayıtsız, metin, sabırlı; b.h. stoacılığa ait. stoically z. metanetle, heyecana kapılmadan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. strategic.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. stratejik olarak, strateji bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. astropikal. subtropics i., çoğ. astropika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cerraha veya cerrahlığa ait, cerrahi; cerrahlıkta kullanılan veya yapılan. surgical operation ameliyat. surgical ward hariciye koğuşu. surgically z. ameliyat suretiyle, cerrahi müdahale ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. heceye veya hecelere ait; hecelerden ibaret; hece vezniyle yazılmış (şiir). syllabically z. hece hece; heceleri ayırarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bakışık, simetrik, mütenazır; muntazam, mütenasip; bot. simetrik, bakışık; mat. aynı sayıyla bölünebilir. symmetrically z. bakışık olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. araz olan, alamet olan; araza göre (tedavi) . symptomatically z. araz kabilinden. symptomatology i., tıb. araz bahsi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. özellikle genel greve giderek üretim vasıtalarını işçi örgütlerine devretmeye çalışan siyasi hareket. syndical s. bu hareketle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. özet halinde olan; bir konuyu aynı yönden ele alan. Synoptics i., (çoğ.) Matta, Markos ve Luka incilleri. synoptically z. özet halinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., gram. sözdizimi kurallarına ait. syntactically z. sözdizimi yönünden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sentetik; suni; dilb. çekimli, yanaşık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. usul ve kaideye göre veya uygun; usulüne göre iş gören, sistematik. systematic liar daima yalan söyleyen kimse. systematic worker düzenli çalışan kimse. systematically z. sistemli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tabiyeye ait; tedbirli, tedbir ve intizama ait. tactically z. tabiye bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. lüzumsuz yere tekrarlayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sanata ait; ilmi, fenni, mesleki, teknik; resmi, resmiyete uyan; kanuna göre, kurallara göre. technically z. teknik bakımından; resmi yönden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilmi nitelik; ilmi veya fenni terimlerin kullanılması; fen veya sanayi ile ilgili ayrıntılar; incelik, ayrıntı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. teknolojiye ait technologist i teknoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. telgrafla ilgili veya telgraf makinalarına ait; çok kısa .telegraphically z .telgrafla .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalnız teleskopla görülebilen: teleskopa ait: uzağı gören: iç içe girmek suretiyle uzayıp kısalan. telescopic boiler iç içe kayar kısımları olan makina kazanı. telescopicchimney iç içe kayar kısımları olan vapur bacası. telescopic stars yalnız teles

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) tiyatroya ait, temsili, gösteriş kabilinden, yapmacık, sahte; (i.), (çoğ.) amatörler tarafından oynanılan piyesler. theatrical makeup sahne makyajı. theatricalism (i.) gösteriş için fazla heyecanlı davranma. theatrically (z.) sahnede imiş gi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ilahiyata ait. theologically (z.) ilahiyat bakımından, tanrıbilimle ilgili olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) nazariyeye ait, nazari, kuramsal. theoretically (z.) kuramsal olarak. theoretics (i.) bir ilmin nazari kısmı, nazariyat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) tedavi edici, şifa verici. therapeutics (i.) terapi ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. termometreye ait. thermometrically z. termometre ile, termometreye göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yüksek sesli ve küfürlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. övüngen, büyüklük taslayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuya ait; tartışmalı; yöresel, mahalli, mevzii; güncel, günün meselelerine değinen; tıb. lokal. topical coloring kumaş basması, bez üstüne yapılan renkli basma. topical song güncel konulu şarkı topically z. tartışmalı olarak; yöresel olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. topografyaya ait, topografik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. facia kabilinden, facialı; trajik; korkunç, müthiş, feci, hüzünlü, acıklı. tragic drama, trajedi. tragically z. faciayla, trajik bir şekilde, feci surette. tragicalness i. facialılık, acıklı durumı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alâmet kabilinden, simge cinsinden; tipik. typically z. tipik olarak; tipik derecede; umumiyetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zalim, zalimane, gaddar, gaddarca, müstebit. tyrannically z. zalimce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. göbeğe ait; göbeğe yakın. umbilical cord göbek kordonu; bir insanı veya cihazı uzay gemisine veya başka bir şeye bağlayan kablo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eleştirmeyen, tenkit etmeyen, değerlendirici olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dilbilgisi kurallarına uygun olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (eski) ava ait, avla ilgili, avda kullanılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru sözlü, gerçeğe sadık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. düşey, dikey; tam tepede olan; bot. dikey; i. dikey çizgi, dikey düzlcm; dikey kiriş. vertical circle astr. ufuk düzlemine dikey olan büyük daire.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dikeylik. vertically z. dikey olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. acayip fikirli; havai; kaprisli, saçma, tuhaf, acayip; mizahi. whimsicality i. mizah. whimsically z. acayipçe; kaprisle; mizahi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by