Jün ne demek? | Jün anlamı nedir? | Jün

Jün anlamı nedir?

Jün ne demek?

Jün anlamı nedir?

Jün | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(I. F.). Put.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Junior, June.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ilâve, ek, esası teşkil etmeyen kısım; iş arkadaşı, yardımcı, muavin; (gram). başka kelimeleri tanımlamak veya nitelemek için kullanılan kelime veya kelimeler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). birleşmiş, bitişik, ortak, müşterek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). birleşme; aynı zamanda vaki olma, rastlantı, tesadüf; (gram). bağlaç; (astr). konjonksiyon. in conjunction with ile bir arada, birlikte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). konjonktiv, göz küresini göz kapaklarıyla birleştiren ince zar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). bitiştiren, birleştiren; birleşik; (i)., (gram). bağlaç, atıf edatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). konjonktivit, konjonktiv iltihabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çeşitli olay veya işlerin bir araya gelmesi; kritik durum, buhran, kriz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ayrı, munfasıl. disjunction (i). ayrılma. disjunctive (s)., (i). ayıran, bölen; (i). ayırıcı nitelikte herhangi bir şey; (gram). iki ayrı fikri birleştiren bağlaç; (man). ayrık önerme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. emir, uyarma, öğüt; emir verme, yasak etme; huk. taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. besleyici olmayan; kuvvetsiz, zayıf; yavan, anlamsız, manasız, kuru. jejunely z. kuvvetsiz bir şekilde; yavan olarak. jejuneness i. kuvvetsizlik; yavanlık, anlamsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. incebağırsağın üst yarısı, boş bağırsak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Junior, June.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitişme, birleşme; bitişilen yer, birleşme yeri, kavşak yeri, iki demir yolunun birleştiği yer. junction box elek. bağlantı kutusu, elektrik tellerinin birleştiği noktada bulunan kutu, buat, kutu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitişme, bağlantı, irtibat; oynak yeri, mafsal; dikiş yeri; nazik zaman, mühim an; aralık, vakit, zaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haziran; bir kadın ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çok sık ağaçlı ve yüksek otlu vahşi orman, çengel; çok sık ve karışık yeşillik. jungle cat bir yaban kedisi, zool. Felis chaus. jungle fever batı Hindistan ormanlarına özgü çok şiddetli sıtma. jungle fowl Hint kuşu, yaban tavuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yaşça küçük; kıdem bakımından aşağı olan; iki kişiden küçük olanı; b.h. küçük (babasıyle aynı ismi taşıyan kimsenin ismine ilave olunur); i. yaşça küçük kimse; mevki veya kıdemce küçük olan kimse; lise veya üniversitede sondan bir evvelki sınıf

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ardıç, bot. Juniperus communis. black juniper kara ardıç, bot. Juniperus sabina. juniper berries ardıç meyvası, ardıç yemişi. juniper resin ardıç sakızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Çin sularında kullanılan bir çeşit yelkenli gemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kullanılmış karışık eşya, hurda; k.dili değersiz eşya, çöp; (argo) esrar; den. hurda halatlar; eskiden gemilerde yenilen tuzlanmış sert sığır eti; f., k.dili çöpe atmak. junk dealer eski eşya satıcısı, eskici, hurdacı. junk shop eski eşya dükk

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kesilmiş sütten yapılan bir çeşit kaymak, yoğurda benzer bir yiyecek; ziyafet, kır eğlentisi; A.B.D. devlet hesabına gezi; f. eğlenmek, ziyafet vermek; devlet hesabına seyahat etmek; grup halinde sözde ciddi bir maksatla seyahat etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) ilaç veya eroin tiryakisi olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kullanılmış arabalar atılan yer; kullanılmış demir ile yedek parça ve inşaat malzemesi satılan yer; eski demir parçalarının yeniden satılması veya kullanılmasl için depo edilen yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Romalıların evlilik tannçası; endamlı ve güzel kadın; astr. küçük gezegenlerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CUNTA) (i. ispanyolca), isçnya’da siyasî veya idarî konsey (bu, niımî bir konsey veya ihtilâl konseyi oladlir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cunta

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., gram. şart (kipi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by