Kabe ne demek? | Kabe anlamı nedir? | Kabe

Kabe anlamı nedir?

Kabe ne demek?

Kabe anlamı nedir?

Kabe | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kabe

Türkçe Sözlük

(i. A.) (küb şeklinde olduğu için böyle denmiştir). Mekke-i Mükerreme’ deki kutsal yapı ki, Hazret-i İbrahim ve İsmail’den kalma olup bütün Müslümanlar’ ın kıblesi ve hac yeridir: KSbe-i Şerife, KAbe-i Mükerreme. tes. Kâbeteyn = KAbe-i Şerîfe ile Kudüs’teki Mescid-i Aksâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kaaba.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kaaba.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Sarp ve çıkılması müşkül yokuş. 2. Tehlikeli geçit, dar ve iki tarafı pusu yeri olan boğaz: Geçilecek bir takım akabeler vardır. 3. Muhatara, tehlike. Hastalığın veya diğer bir halin en tehlikeli ve korkulur süresi: Bir akabe atlattı; şu akabeyi de geçirsek artık korkmam, (hi. mü. coğrafya). Kızıldeniz’in kuzey ucunda, Süveyş’in doğu tarafında dar bir körfez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عقبه] geçilmesi güç geçit. 2.yokuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sarp geçit, çıkılması zor yokuş. 2.Tehlike. Atlatılması zor güçlük, muhtıra.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in exchange for. and the same to you.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالمقابله] karşılığında, aynen, mukabele ederek, mukâbil olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A.). Karşılık olarak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حلقه بگوش] köle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منقبه] ünlü kişilerin yaşamlarına ilişkin ve çoğu gerçekle bağdaşmaz öyküler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(«menkıbe» şekli galattır) (i. A.) (c. menâkıb). Birinin fazilet ve kahramanlığına ait mevzu ve bu çeşit mevzulerı anlatan eser.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kabl» den mufâale). 1. Karşı karşıya bulunma, karşılık, karşılama: Biri diğerinin mukabelesindedir («mukabilinde» de denir). 2. Karşı gelme, karşılık verme, karşı durma, aynen karşı koyma: Bana pek ağır sözler söyledi amma ben mukabele etmedim; bana o kadar ikramlar etti, ben mukabelede bulunamadım. 3. İki şeyi, meselâ müsvedde ile temizini yan yana koyarak veya okuyarak uygunluğuna bakma, tatbik etme, karşılaştırma: Yazdığınızı mukabele edelim. 4. Karşı karşıya yapılan zikir ve semâ: Eskiden Mevlevî-hânelerde mukabele olurdu. 5. Camilerde hafızlarla Kur’an’ı açık tutanların karşılıklı Kur’an okumaları: Mukabele okumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

responding. response. reciprocation. retaliations. comparing. comparison. collating. give and take. interchange. payment. reply. requital. retort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUKAABELE-Bİ’LMISL) (i. A.). Fena bir harekete, aynı şiddette bir başka hareketle cevap verme, misilleme («mukabele-i bi’l-misl» yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eskiden bir kalemde temize çekilen yazıları müsveddeleriyle karşılaştıran kâtip. (bk.) Mukabele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kibri den masdar) (c. mükâberât). Münakaşada ağız kalabalığı ile karşısındakini yenmeye çalışma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rükub»dan). 1. Bakıp gözetme. 2. (tasavvuf) Tanrı’nın birliğine dalıp kendinden geçme, Ar. istiğrak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

introspection. inspection. supervision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auditing. inspection. control. audit. contemplation. meditating on spiritual things. revision. examination. surveilance. superintendence. overlooking. oversight. supervision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مراقبه] denetim. 2.kendi iç dünyasına dalma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). Nakiblik. (bk.) Nakib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. rikab). 1. Boyun, gerden. 2. mec. Sahip olabilme hakkı. 3. Köle, halayık, esir. Itâk-ı râkabe = Köle ve câriye Azâdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). 1. İş ve sanatta veya ilim ve hünerde üstünlüğe çalışmak ve başkalarına rağmen kazanmak gayreti: Fabrikalar arasındaki rekabet. 2 Rakiplik: Ben, ona karşı rekabete girişemem. 3. Kıskanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competition. rivalry. antagonism. opposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competition. rivalry. antagonism. opposition. infighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competition. rivalry. competing. jelousy. rival business. contention. convalescence. infighting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compete. to rival. emulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

competitiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yatalak hasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by