Kabul Odası ne demek? | Kabul Odası anlamı nedir? | Kabul Odası

Kabul Odası anlamı nedir?

Kabul Odası ne demek?

Kabul Odası anlamı nedir?

Kabul Odası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kabul odasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

reception room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Sultan's audience hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anteroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waiting room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

den. study. workroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

workroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HÜSN-İ KABÜL) (i. A.). İyi karşılayış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

friendly reception. favo u rable reception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

iyi karşılanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ilgi göstermek, iyi karşılamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. hüsn-i kabul göstermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Alma, verilen bir şeyi benimseme: Gönderdiğiniz hediyeyi kabûl ettim; hediyeniz kabûlümdur. 2. Ziyarete gelen kimseyi usûle uygun olarak veya her nasıl olursa bir suretle içeriye alma, ziyarete mukabele etme: Bana müsaade edin şu misafirleri kabûl edeyim; evde misafir kabûl edecek kimse yok; bu köyde misafir kabûl eden var mıdır? Gittiğimiz yerde iyi kabûle mazhar olduk; geleni soğuk bir suretle kabûl etti; pek rahatsız olduğum için ziyaretime gelenleri kabûl edemedim. 3. irtikâp etmek, kötü bir işe tenezzül eylemek: Ben yalanı kabûl etmem; o adam kendi evinde öyle bir hal olmasını hiçbir vakit kabûl etmez; sizin aleyhinizde bulunmayı hiçbir suretle kabûl etmem. 4. Razı olma, rıza, uyuşma: Bu hâl şeklini kabûl ettiniz mi? 5. Alıp kullanma, Ar. ittihâz ve istîmâl: Türkler’in eskiden kendi alfabeleri varken Müslüman olunca Arap alfabesini kabûl etmişlerdir; Sudan’ın güney bölgesi ahalisi, İslâm dinini yakınlarda kabûl etmişlerdir. 6. (hukuk) Almak için ikinci defa söylenen sözdür ki, onunla akit tamam olur. Hüsn-i kabûl = İyi karşılama, hoşlanarak ve sevinç göstererek ikram ve saygıyla karşıla-, ma: Her gittiğimiz yerde hüsn-i kabûl gördük. Uğradığımız yerlerde hüsn-i kabûle mazhar olduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acceptance. acknowledgement. acceptation. approval. admission. o.k. assent. receiving. reception. admittance. concession. drawing room. recognition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acceptance. admission. admittance. okay. reception. recognition. sanction. assent. acquiescence. approval. ok. okay!. all right!. agreed!. done.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the capital and largest city of Afghanistan; located in eastern Afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acknowledgment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the capital and largest city of Afghanistan; located in eastern Afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قبول] kabul etme. 2.alma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Afganistan'da Kâbil şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acceptance. acknowledgment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accepting. approval. adoption. confession. subscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accede. accept. acknowledge. adopt. brook. buy. concede. embrace. grant. initiate. naturalize. own. pass. presume. sanction. shoulder. subscribe. welcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accept. admit. adopt. to accept. to admit. to assent. to approve. to allow. to receive. to agree. to permit. to assume. to accredit. to confirm. to affirm. to suppose. to ratify. to own. to grant. to take. to take-over. to endorse. to pass. to recognize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disallow. disclaim. disown. dispute. exclude. refuse. reject. repudiate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to refuse to accept. demur. deny admittance. disallow. disclaim. dispute. exclude. to call in question. refuse. reject. repudiate. kick up a row. vote out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reception room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

audience chamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kabûl yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

espousal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adoption. resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accept. seize. settle for. concede. confess. give in. own. stand for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accept. acquiesce. lump. take. to accept. to acquiesce. to acknowledge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to accept. to seize for oneself. to appropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soda.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiquated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiquated. archaic. corny. dated. obsolete. out. outdated. outmoded. outworn. superannuated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of fashion. outdated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). İstidatsız, kabiliyetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living room. living / sitting room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber of industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumberroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box / trunk / store / lumber room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun} (i, A, «kabl» den.1. Karşı karşıya gelme, rast gelme, yüz yüze gelme: İki ordu tekabül edip harbe giriştiler. 2. Karşılık olma, bir şeye karşılık, onun yerini tutma: Ettiğim Kizmet vaktiyle kendisinden gördüğüm iyiliğe tekabül etmiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

correspondence. equivalence. compensation. reciprocity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber of commerce. trade chamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. vocabulaire

db. söz varlığı

Bir dildeki sözlerin bütünü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedchamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedchamber. bedroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dictate. entail upon sb. to force / to thrust sth down sb's throat. to ram sth down one's throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by