Kadem-nih ne demek? | Kadem-nih anlamı nedir? | Kadem-nih

Kadem-nih anlamı nedir?

Kadem-nih ne demek?

Kadem-nih anlamı nedir?

Kadem-nih | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kadem nih

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak basıcı.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Oynatma hızını kontrol ederek, bozulmayı engelleyin ve herhangi bir dersi, semineri veya röportajı kolayca yazıya dökün.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). İlimler, fenler meclisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academy. college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Akademi tarzında.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic. academical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academical. academic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graduate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Akademizm sözcüğü, bir sanat dalında, her türden yeni atılımı yadsıyarak, değişmez olduğu varsayılan; onaylanmış, standartlaşmış ilke ve kurallara uygun olarak çalışmak anlamında kullanılır. Yeni sanatsal arayışlara karşı çıkan bir tutumu ifade ettiği için, sözcük olumsuz niteliktedir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). imha etmek yok etmek; bozmak; iptal etmek, feshetmek. annihilable (s). imha edilebilir, fesh ve iptal edilebilir. annihila'tion (i). imha, yok etme; iptal; tüketme; fena.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) – Hayatın gözü, hayat pınarı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. bed = kötü, nihâd = tabiat, huy). Kötü tabiatlı, fena huylu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بدنهاد] kötü yaratılışlı, soysuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Nihâyetsiz, sonsuz, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ayniyle, olduğu gibi: O yazıyı biayniha dercetmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی نهایه] sonsuz, bitmez tükenmez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, kademesini değiştirmeden konuşma dosyanızın çalma hızını kontrol etmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cenâh). Cenâhlar, taraflar, (bk.) Cenâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürû = aşağı, nihâde = konmuş). Çıkarılmış, Osm. tarh ve tenzîl olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Gül fidanı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Gül fidanı. 2.Gül ağacı. - Birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گل نهال] gül fidanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arp. harp. harp çalmak. israrla belırtmek. durmak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military academy. staff college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (c. hem-kademân). Ayakdaş, arkadaş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Ayağı uğurlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nihâyete kadar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الی نهایه] sonuna kadar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. akdâm). 1. Ayak Fars. pâ Kadem basmak, vaz’-ı kadem etmek = Ayak basmak. 2. Adım, hatve: Kadem atmak. 3. 32 santimlik mesafe ölçüsü: Yirmi kadem boyu vardır. İngiliz kademi = Metrenin üçte biri. 4. Uğur, meymenet, yemin: Kadem getirmek = Uğurlu olmak; kadem getirdiniz. Kadembûsî = Eskiden ayak öpme merasimi. Sâbit-kadem — Ayak direyen. Hoş-kadem= Uğurlu, kademli. Kadem-rân = Adım atan, yürüyen, ilerleyen. Kadem-rence = Zahmet, tenezzül: Fakirhaneye kadem-rence buyurulursa. Kadem-keş = Ayağını çeken, içtinap eden, çekilip bir daha yanaşmayan: Bizimki içkiden kadem-keş oldu. Kadem-nihâde — Ayak basmış, gelmiş, mec. doğmuş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قدم] adım. 2.ayak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Ayak. 2.Adım. 3.Yarım arşın uzunluğunda bir ölçek. 4 Uğur. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak öpen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak öpme (töreni).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak çeken, gitmek istemeyen, yanaşmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak basıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Ayak basmış, gelmiş, vâsıl olmuş, doğmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Basamak, merdiven ayağı, derece: Kademe kademe yükselmek; bahçeyi kademe kademe yükseltmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step. grade. stage. bracket. echelon. remove. stair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

degree. scale. step. rank. grade. stair. rung basamak. echelon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step. degree. echelon. tier. gradin. rung of a ladder. functional grade. stair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قدمه] basamak. 2.derece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in steps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in stages. gradual. differential. progressive. fractional. cascade. in echelon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graded. in steps. in echelons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by or in echelons. stopped. gradual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kademiyye) (anatomi). Ayağa ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ayakbastı parası. 2. (hukuk) Hükümet emrini tebliğ eden memura eskiden ödenen vergi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uğurlu, meymenetli, mes’ut, mübarek: Dünyaya gelen çocuk uğurlu kademli olsun!

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.İlerleyen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(halk ağzında: KUDÜMSÜZ) (i.). Uğursuz, meymenetsiz, Ar. meş’Üm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uğursuzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kusurlu yaratılıştı, ters huylu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mâ = bağlama edatı, lâ = menfilik edatı, nihâye = son). Sonsuz, nihayetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taze fidan. mec. Uzun boylu genç sevgili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نونهال] genç fidan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Taze fidan, ağacın taze sürgünü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. «nihâden» fiilinden). Koyan, vaz’eden. Kadem-nih = Ayak koyan, basan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tabiat, yaratılış, tıynet, hilkat, huy. Bed-nihâd = Kötü tabiatlı. Nîk-nihâd = İyi huylu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نهاد] yaratılış, tabiat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Tabiat huy, yaratılış, kişilik, bünye. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Koymuş, vaz›etmiş. Kadem-nihâde = Ayak koymuş (basmış).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A! c.) (m. nahîf). Zayıflar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir işi, bir şeyi sona erdiren, işi kesen, en son: Nihâİ karar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

final. ultimate. eventual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

final.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decisive. final. last. plenary acuse. conclusive. definitive. eventual adj. final declaration. peremptory. ultimate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultimate decision. final judgment. final decision / judgment / order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fidan, dal. Nev-nihâl = Taze fiden, dal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nihle). (bk.) Nihle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نهال] fidan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Sevgili. 2.Taze, düzgün fidan, sürgün.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sofrada kullanılan tabak altlığı, (bk.) Nihâlî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trivet. dish cross. hot pad. tablemat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yeni yetişmiş, düzgün, fidan. 2.Avcı, korkuluğu. 3.Döşeme, döşenecek şey.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fidan dallarından yapılan ve sofrada yemek sahanları altına konulan dairevî şey ki, sırmalı meşinden, madenden vs. den yapılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fidanlık, fidan yetiştirilen bahçe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Gizli, saklı. 2. Hazır ve mevcut olmayan, kayıp.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نهان] gizli. 2.gizlice.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gizli, saklı. Bulunmayan, görünmeyen.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gizlenmek, saklanmak, kaybolmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gizlilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nihâd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki). Türk musikisinde rast (sol) perdesinde kalan bir şed makam (Batı İran’da bir şehrin adıdır).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İran’ın batı yöresinde ünlü bir kent. 2.Musikide bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (musiki). Türk musikisinde şimdi kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NİHAYET), NİHAYE (i. A.) (c. nihâyât). 1. Son, bitim, uç, Akıbet: Bu işin nihayeti ne olacak? 2. Son derece: O kadar yaramazlık etti ki, sabrım nihayete vardı. Ilâ-nihâye = Son dereceye kadar. Nihâyetü’l-emr = Akıbet. Nihayet bulmak = Bitmek, tükenmek. Bî-nihâye = Bitmez, tükenmez, sonsuz, pâyânsız. Nihâyetü’n-nihâye = En son derece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finally. at last. at the end. after all. eventually. lastly. in the upshot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. finally. end son. at last. at long last. in the end. in the long run. at length sonunda. after all / at last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclusion. end. finish. termination. outcome. result. at last. in the end. expiration. finally. lastly. at length. limit. in the long run. terminus. upshot. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نهایت] son.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Son. Sonunda. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sona ermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sonsuz, sonu gelmez, bitmez, tükenmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbounded. unfailing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Timsah.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hiçlik, yokluk; (fels.) nihilizm, varlığı inkâr eden öğreti, bilim ve gerçeğin temelini inkâr eden öğreti; (bh), (pol.) nihilizm. nihilist (i.) nihilizm taraftarı. nihilis'tic (s.) nihilizme ait. nihil'ity (i.) hiçlik, yokluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Nihilizm taraftarı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nihiliste

fel. yokçu

Nihilizm yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nihilist hiççi. nihilistic hiççi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who advocates the doctrine of nihilism; one who believes or teaches that nothing can be known, or asserted to exist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A member of a secret association , which is devoted to the destruction of the present political, religious, and social institutions. someone who rejects all theories of morality or religious belief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çarlık Rusya’sında başlayan bir çeşit anarşizm.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nihilisme

fel. yokçuluk

Her türlü gerçek varlığı inkâr eden aşırı bireycilik.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nihilism. nihilism hiççilik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nihilism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nihai). Din şubesi, mezhep: Milel ve nihai.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nehârîr). Mesleğinde mâhir ve çok tecrübeli Alim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ pâ = ayak, nihâde = koymuş). Ayak koymuş, ayak basmış, girmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Fars. pîş = ön, Ar. kadem = ayak). Tekke mukabelelerinde Ayîne başlayan derviş.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yalnızca iki hoparlör kullanarak surround ses efekti elde edilmesini sağlayan benzersiz Sony işleme yöntemi.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sünûh» tan if.) (mü. sâniha). Zihin ve fikirde doğarak kendini gösteren.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zihin ve düşüncede oluşup çıkan, fikre doğan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. sânihât). Akla gelen fikir ve mütalâa, çok düşünmeyerek doğan fikir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sanih).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Süs, bezek. 2.İnci.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İnciler, süs, bezek.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سرو نهال] fidan gibi düz servi. 2.servi boylu güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A..c.) (m. sâniha). Sânihalar, b. Sâniha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zırnık.

Türkçe Sözlük by