Kadr-dani ne demek? | Kadr-dani anlamı nedir? | Kadr-dani

Kadr-dani anlamı nedir?

Kadr-dani ne demek?

Kadr-dani anlamı nedir?

Kadr-dani | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kadr dani

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kadirdanlık, değerli adamları takdir etme, kadir bilirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mâmurluk, şenlik, bayındırlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آبادانی] bayındırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) /(Erkek İsmi) - Şanlı, şöhretli

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(A). Olabildiği kadar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علاقدرالامکان] olabildiğince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aldanmak fiili, bk aldanmak, aldanma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deception. illusion. phantom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. Alî = yüksek kadr = derece, mertebe). Kıymet ve derecesi yüksek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عالی قدر] saygıdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Yüksek kıymette olan, çok kıymetli, çok takdir edilen, çok saygıdeğ(Erkek İsmi) 2.Meşhur bir çeşit lale.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hippodrome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

account passbook. bank book. pass book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kalıcı, geçici olmayan. Ar. dâimî, bâkî sermedî, ebedî: Hayât-ı câvid, câvidâne. Câvidânî = Geçici olmayan, ebedî hayat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Atalardan gelen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. felsefe). Atacılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (F. dânek’den). (bk.) DAnek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denmark. danish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Denmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Kopenhag.

Nüfus: 5.188.000.

Yüzölçümü: 43.080 km2.

Komşuları: Güneyde Almanya, Kuzeybatıda Norveç, Kuzeydoğuda İsveç.

Önemli Şehirleri: Kopenhag.

Din: %91 Evangelist Lutherci.

Dil: Danimarkaca, Faroese.

Yönetim Biçimi: Anayasal Monarşi (meşruti monarşi).

Tarih: Bishop Absaion, kökeni antik çağlara kadar uzanan Kopenhag kentinin asıl kurucusu olarak kabul edilmektedir. Dones Vikinglerin Ortaçağdaki önemli merkezlerinden birisiydi. Danimarka krallığı 17.yy’a dek, yani güney İsveçteki topraklarını kaybedene kadar çok önemli bir Kuzey Avrupa gücüydü. Norveç 1815’te Scheswig Holstein ise 1864’te ayrıldı. Kuzey Schleswig 1920’de tekrar katıldı. Seçmenler 1992’de reddettikleri AT ile birleşme üzerine yapılan Maastricht Antlaşması’nı Mayıs 1993’te onayladılar.


Ülke by

Türkçe Sözlük

(hi.). Danimarka ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane. danish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bilgi, ilim, malûmat, irfan. Encümen-i dâniş = Akademi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانش] bilgi. 2.bilim.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Bilim, bilgi, ilim. Ehl-i daniş: Bilgi sahipleri. Daniş-Merd: Bilgili, Tanzimattan önce kadıların yanında stajer olarak çalışan kimse. - Danişmend: Sultan Melikşah’ın alimlerinden emir Danişmend’in kurmuş olduğu bir Türk devlet ve sülalesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(DANİŞGEH) (i. F). Bilgi yeri, mektep; üniversite.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Üniversite.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Daniş-gâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. dâniştrıend). Dânişmentler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şahâdetnâme, diploma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Alim, bilgin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. dânişver). Bilginler, Alimler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانش آموز] öğrenci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانشگاه] üniversite.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). Danimarka'ya ait; Danimarka dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Müzakere, müşavere, görüşme. 2. Mukavele, muvafakat, anlaşma. Danışık döğüşü = Gösteriş ve aldatmak kasdiyle önceden anlaşarak çıkarılan anlaşmazlık. Ar. muvâzaa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Danışık ile yapılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prearranged. sham.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sham. put-up job. thrown game. rigged game. collusion. frame- up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al.). 1.En iyi: Elinden bu işin daniskası gelir. 2.Katmerli. 3.Daniska Bir şehir adıdır Almanca danzig kentinin adından Türkçe’ye halk ağzında daniska olarak geçmiştir. Eskiden Almanya’dan danzig yoluyla gelen alışveriş nesnelerinin üzerinde danzig markası vurulurdu. Oldukça iyi ve sağlam olan bu mallar, halk arasında beğenilir, tutulurdu. Bir şeyin en iyisi, en ileri noktası anlamında bu söz kullanılır. Aslında daniska kötü gibi algılansa da anlamı kalteli ve iyi anlamına gelir.Saçma bir söz kullanıldığında en üst düzeyde saçmalama anlamında Saçmalığın Daniskası sözü kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the best. the finest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the finest. the best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Danışmak işi. Danışma bürosu = Bazı kuruluşlarda, kuruluşların işlerine ait sorulacak soruları cevaplandırmak üzere açılmış bulunan büro.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisory. consultative. consultation. counsel. inquiry. advice. deliberation. information. information desk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advisory. consultative. consultation. counsel. inquiry. advice. deliberation. information. information desk. reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information desk. counselling. consulting. information (desk. consultation. counsel. counsel l ing. information. advisory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information bureau / office / centre / center. information bureau / office. press bureau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir iş hakkındaki niyeti birine söyleyip onun da fikir ve reyini sormak, istişare etmek, görüşmek: Karar vermeden önce size danışmaya geldim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consult. take one's advice. advise with. confer. debate. deliberate. turn to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consult. refer. to consult. to confer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to consult with. to confer with. to ask sb's advice on a matter. advise. ask for advice. confer. consult. hold consultation. refer. take counsel. take information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Müşavir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consulting. adviser. advisor. consultant. counselor. counsellor. guidance conselor. counsel. guide. mentor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adviser. consultant. counsellor. counselor. advisor. mentor. supervisor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adviser. advisor. counsel. counsel or. advisor adviser. student advisor adviser. consultant. counsel l or. mentor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consultancy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counseling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consultancy. counselling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.) (c. dânişmendân). 1. İlim ve irfan sahibi, bilgin, Alim. 2. Osmanlı devrinde müderrislerin asistanı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دانشمند] bilgin, alim. 2.stajiyer kadı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Devlet şûrası, şûrây-ı devlet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دانشور] bilgin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(İbr.) (Erkek İsmi) - Ben-i İsrail peygamberlerinden biri. “Tanrı benim yargıcımdır” anlamına gelir. İki tane Daniyal vardır: a) Babillilcre esir olmuş genç Daniyal, b) Hz.Nuh ile Hz.İbrahim arasında geçen zamanda yaşayan Daniyal.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Balinagiîlerden, 8 9 metre boyunda denizde yaşayan bir memeli hayvan (mondon monoceros). Deniz gergedanlarının erkeğinin burnunda uzun bir diş bulunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ednâ). Ednâlar, en denîler, en alçaklar, (bk.) Ednâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Akademi, ilim encümeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

field of contest for brave men. field of contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (yanlış bir kelimedir). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Türk musikisinde bir perdenin adı. Portenin beşinci çizgisi üzerindeki boşluğa yazılan sol notası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.). Türk musikisinde bûselik beşlisi ile biten mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). İtibar ve değer sâhibi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [گران قدر] kıymetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airport. air drome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposit book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identity / identification card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(halk talâffuzu: KâDİR) (i. A.). 1. Değer, zâtî kıymet, miktar: Herkesin kadrini anlamalı; san’atkârın kadri büyüktür. 2. itibar, haysiyet: Kendi kadir ve itibarını muhafaza etmek. 3. Rütbe, pâye: Alî-kadr = Rütbe ve pâyesi yüksek. 4. Miktar, kemiyet, derece: Alâ-kadr’-ül-imkân = İmkân derecesinde, mümkün olduğu kadar. Karınca kaderince = Karınca gücüne göre. Leyle-i Kadr = Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi ki, Kur’an-ı Kerîm’in ilk Ayetinin indiği gecedir. Türkçe Kadir Gecesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قدر] değer. 2.şeref. 3.derece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kadirdanlık, değerli adamları takdir etme, kadir bilirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr., Ar. kadr = değer, Fars. şinâhten = tanımak). Değerli adamları tanıyan, seven, tutan: Pek kadrşinâs bir zattır, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli adamları tanıma, takdir etme, değerlerini anlama: Türkler kadirşinastırlar. Kadir bilme, kadir tanıma: Ibrâz-ı kadr-şinâsi ederek = Kadir bilirlik göstererek, bk. Kadirşinaslık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Katrat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Her türlü resimsel düzenin çerçeve sınırlarının belirlenmesi işlemi. Özellikle fotoğraf sanatı ürünleri için kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Saat, pusula gibi cihazların ibre, yazı, rakam veya başka işeretlerinin bulunduğu levha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dial. dial plate. face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

face. dial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدردان] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin kudreti, gücü. - Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Değer, itibar. 2.Onur, şeref, haysiyet, meziyet. 3.Rütbe, derece.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Değerli, itibarlı, can, ruh. - Kadri ve Can isimlerinden meydana gelen birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) – Değerli hükümdar, yönetici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. quadrille). İkisi bir tarafta, ikisi karşı tarafta olarak dörder kişi yani erkek-kadın ikişer çift ile oynanılan alafranga bir çeşit eski dans: Kadril oynamak; iyi kadril bilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quadrille.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Kadri).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. I.). 1. Bir işin yürütülmesi için gereken bir cinsten şeylerin, bilhassa insanların tamamı, bütünü. 2. Kadrodaki yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

establishment. framework. staff. payroll. personnel. cadre. stable. strength.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

staff. personnel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the permanent staff. the long-term employees of a place. cadre. descriptive listing of permanent positions (within a government office or d.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the permanent staff. listed as permanent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدرشناس] değerbilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), işbilirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «denv» den if.). Yakın, benzer. Bî-mücttnt = Benzersiz, emsalsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bilmezlik, cehalet. 2. Haddini bilmezlik, kabalık, nobranlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate of birth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket book. wallet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket book. wallet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. samadâniyye). Hak Taâlâ Hazretlerine ve ezelî kudretine mensup ve ait olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ulûhiyyet, Tanrılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. vahdâniyye). Allah’ın birliğine ve bir olan Allah’a mensup ve ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وحدانی] Tanrı’nın birliği ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’ın birliği ve varlığı: Vahdâniyete inanmak, vahdâniyet hakkı için.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وحدانيت] Tanrı’nın tekliği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [والاقدر] saygıdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. vicdâniyye). Vicdanla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of conscience. pertaining to one's conscience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Investment Consultancy)

Müşterilere, sermaye piyasası araçları ile bunları ihraç eden ortaklık ve kuruluşlar, şirket birleşme ve el değiştirmeleri, şirketlerin finansman ihtiyacının karşılanması hakkında ve benzeri konularda yönlendirici nitelikte yazılı veya sözlü yorum ve yatırım tavsiyelerinde bulunulması faaliyetidir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İlâhî, Fars. hudâİ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زندانی] zindancı. 2.mahpus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by