Kafi, Kafi ne demek? | Kafi, Kafi anlamı nedir? | Kafi, Kafi

Kafi, Kafi anlamı nedir?

Kafi, Kafi ne demek?

Kafi, Kafi anlamı nedir?

Kafi, Kafi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kafi kafi

Türkçe Sözlük

(I. A. «kifayet» ten if.) (mü. kâfiyye). 1. Kifayet eden, elveren, yetişen, Ar. vâfî. Bana yirmi dört saatte yedi saat uyku kâfidir; bu yemek üç kişiye kâfi midir? Mıktâr-ı kâfi = Yetecek miktar. Mâlûmât-ı kâfiyye = Elverecek bilgiler. 2. Elverir, artık istemez, yeter, yetişir: Artık kâfil

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp) (mü. harkafiyye). Kalça kemiğine alt.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کافی] yeterli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - El veren, yeter, yetecek, yetişen, kifayet eden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A. «kifayet» ten if.) (mü. kâfiyye). 1. Kifayet eden, elveren, yetişen, Ar. vâfî. Bana yirmi dört saatte yedi saat uyku kâfidir; bu yemek üç kişiye kâfi midir? Mıktâr-ı kâfi = Yetecek miktar. Mâlûmât-ı kâfiyye = Elverecek bilgiler. 2. Elverir, artık istemez, yeter, yetişir: Artık kâfil

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kefâlet» den if.) (mü. kâfile). 1. Bir işi yüklenen, üstüne alan, müteahhit: Cenâb-ı Hak kullarının rızkına kâfildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (c. kavâfil). 1. Birlikte yolculuk eden atlılar takımı, kervân: Hacılar kafilesi. 2. Bir lokomotifle harekete geçirilerek birlikte giden yük, eşya vagonları, katar: Demiryolu idaresi, falân yer için günde iki kafile çıkarır. 3. Takım takım gönderilen evrak ve eşya vesairenin beher takımı: Askerî birliklerin sekizinci kafilesi dün yola çıktı. 4. Sıra ile biyografileri yazılan ünlüler dergisi: Kaafile-i şuarâ. Kaafile-sâlâr, sâlâr-ı kaafile = Bir sınıf adamların reisi, en önlerinde bulunanı, serdârları: Kaafile-sâlâr-ı üdebâ = Ediplerin en başta geleni, ünlüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caravan. convoy. group. cortege. procession. train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convoy. procession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procession. company. band. a number of vehicles travelling together. convoy. caravan. packtrain. a portion of a shipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قافله] kervan. 2.topluluk, kafile.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «küfr, küfrân» dan if.) (c. küffâr, kefere). 1. Tanımayan, bilmeyen, gördüğü iyiliği unutan, iyilik bilmeyen, şâkir zıddı: Kâfir-I nimet = Nankör. 2. Tanrı’nın birliğine, vahdâniyyete inanmayan, Tanrı’ya ortak tanıyan ve ona yakışmaz iş ve beşerî sıfatlar isnâd eden: O sözü söyleyen kâfir olur; küffâr-ı Kureyş’in sahâbeye ettikleri ezâ: Kefere-i Hind’in kötü inanışları. Kâfirîler = Araplar’ ın güneydoğu Afrika zencilerine (Zulular vs.) verdikleri ad ki, Ümit Burnu ile Zengîbâr arasında yaşarlar. Avrupalılar da Araplar’dan alarak «Kafres» demişlerdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blasphemous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infidel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of a race which, with the Hottentots and Bushmen, inhabit South Africa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

They inhabit the country north of Cape Colony, the name being now specifically applied to the tribes living between Cape Colony and Natal; but the Zulus of Natal are true Kaffirs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of a race inhabiting Kafiristan in Central Asia. a member of the Kafir people in northeastern Afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbeliever. ungodly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an offensive term for any Black African. a member of the Kafir people in northeastern Afghanistan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kâfire yakışır hal ve surette olan: Itikaad-ı kâfirâne = KAfirlere lâyık bir hal ve surette, küfr ile: Kâfirâne itikat, ibadet ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kâfirler memleketi. Afganistan’ın güneydoğusundaki MÜnistân eyaletinin eski adı. 2. Güneydoğu Afrika sahilleri, Fr. cafrerie.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dinsizlik, Tanrı’yı ve Tanrı’nın birliğini inkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (kâfir’in c.). Kâfirler. bk. Kâfir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (c. kavâfî). Beyitlerin veya mısrâların son harflerinin uyuşması: İlkçağ şairleri kafiyeye riayet etmezlerdi; kafiye usûlü Araplar’dan geçmiştir; ilm-i kavâfî, arûz’a ek bir ilim sayılır. Kafiye-senc, kafiye-perdâz = Kafiye uyduran, şair, nâzım (kafiye nesirde yani vezinsiz yazıda olursa secî denilir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhyme. rhyme uyak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhyme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Şiirde, mısra sonunda yer alan kelimelerin ses benzerliği, ses uyuşması, uyak. 2.Eski nesrimizde zaman zaman yer alan ses benzerliği ve uygunluğuna dayanan sanat, seci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kafiye uyduran, şâir, nâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (c. kafiyesencân). Kafiye uyduran, şâir, nâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. kafiye-senc). Kafiye uyduranlar, şâirler, nâzımlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiye uyduran, şâir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiyesi olan, Ar. mukaffâ: Kafiyeli şiir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhyming. rhymed uyaklı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rhymed. rhyming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قافيه پرداز] şair.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiyesi olmayan, kafiyesi uygunsuz olan, gayrı mukaffâ (şiir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without rhyme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiye noksanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kifâyet» ten if.) (mü. mükâfiye). Eşit, beraber, (matematik) Kat’-ı mükâfî = (bk.) Kat’.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Eşit, berab(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Kâfi olmayan, yetmeyen.

Türkçe Sözlük by