Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ? ne demek? | Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ? anlamı nedir? | Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ?

Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ? anlamı nedir?

Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ? ne demek?

Kahraman Koç'un Sonu Ne Oldu ? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kahraman kocun sonu oldu

Genel Bilgi

17. yüzyılda Macaristan’ın Sobatzka Kalesi’nin Osmanlı muhafızları çok sevdikleri bir koçu özenle besliyorlardı. İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan felaketli devirde kale Almanlar tarafından kuşatıldı. Kurtuluş imkanı göremeyen askerler bir sabah vakti kaleden fırlayarak düşmanı yarıp Budin yoluna doğru yöneldiler. Onlarla beraber fırlayan koç da sahiplerini yalnız bırakmamış iri boynuzları ile önüne çıkan düşman askerini yaralayarak, kendini tutturmadan askerlerle beraber Budin’e gelmişti. Bu gazi ve cengaver koç Budin’de büyük bir şöhret kazandı. Ancak ne yazık ki aynı yılın kurban bayramında kesildi!

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

İstanbul’un en korkunç depremlerinden biri 14 Eylül 1509’da yaşandı. Sarsıntılar 45 gün sürüp ortalığı harabeye çevirirken deniz dalgaları Galata Surları’nı aşarak şehirde bir tufan görüntüsü yarattı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide. murder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murdering. murder. homicide. manslaughter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doldurmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filling. backfilling. charge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fill. filling. stuffing. loading. charging. packing. feeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Boş şeyi dolu hale getirmek, içine bir şey koymak: Testiyi su ile, sandığı eşya ile doldurmak. 2. Bir şeyi bir kabın içine koymak: Bu eşyayı sandığa, zahireyi anbara doldurmalı. 3. Eksik olan şeyi tamamlamak. Osm. iblağ etmek: Verdiğiniz parayı beş yüz liraya doldurduk; daha hesabı dolduramadık. 4. Ateşli silâhlara kurşun ve mermi koyup atılmaya hazırlamak: Tüfeği, topu doldurmak. 5. Kesilmiş hayvanın karnına, kabak ve yaprak gibi bir sebzeye pirinçle üzüm, fıstık vesaire koyup pişirmek, dolma yapmak: Kuzu, hindi, domates doldurmak. 6. Çukur bir yeri taş, toprak, moloz vesaire ile düzeltmek: Orasını dolduracağız. 7. Denizin içine taş ve çimentolu moloz vesaire atarak karaya çevirmek: Sahilin sığlarını doldurup rıhtım yapmalı. 8. İçilecek şeyi kadehe koyup sunmak: Bana bir su, bir limonata doldur. Çile doldurmak = 1. Tam kırk gün inzivada kalıp ibadet etmek. 2. Cefa çekmek. Defter-i Amâli doldurulmak = Günah-kâr olmak. Çukur doldurmak = mec. Ölmek, defnolunmak. Donuna doldurmak = Bir kimse, dışarı çıkmaya vakit bulamayıp donuna etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fill. charge. load. stuff. complete. write out. choke up. clog. congest. cover in. crowd. glut. infest. infuse. line. replenish. store. throng. top up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charge. fill. imbue. indoctrinate. load. occupy. pervade. store. stuff. to fill. to fill sth up. to fill sth in. to fill sth out. to crowd. to encumber. to urge. to egg sb on. to cram. to stuff. to charge. to load. to pervade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pad. to fill to charge. to load. to fill. to turn sb against sb else. close. congest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Doldurmak işini yaptırmak, doldurmayı temin etmek: Şu testileri kime doldurtacağız?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth filled or filled out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). içine bir şey konup boşluğu giderilmek, dolu hale getirilmek: Testiler dolduruldu mu? Sabahtan beri su verildiği halde havuz doldurulamadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultimately.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weekend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harvest home.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the end of the threshing season. residue of grain mixed with stones and soil. gleanings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). durdurma; gecikme; engel; yolunu kesip soyma, tabanca tehdidiyle soyma; yolun kapanması; (k).dili müşteriden fazla para isteme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yiğit, pehlivan, bahâdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroic. brave. stouthearted. stout. doughty. hero. character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brave. character. chivalrous. hero. valiant. heroine. protagonist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hero. brave. heroine. gallant. lion hearted. old horse. paladin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [قهرمان] yiğit

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Yiğit, cesur, (bahadır). 2.Hüküm sahibi, iş buyuran. 3.Fars mitolojisinde Rüstem’in yendiği kimse. - (bkz.Bahadır).

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

17. yüzyılda Macaristan’ın Sobatzka Kalesi’nin Osmanlı muhafızları çok sevdikleri bir koçu özenle besliyorlardı. İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan felaketli devirde kale Almanlar tarafından kuşatıldı. Kurtuluş imkanı göremeyen askerler bir sabah vakti kaleden fırlayarak düşmanı yarıp Budin yoluna doğru yöneldiler. Onlarla beraber fırlayan koç da sahiplerini yalnız bırakmamış iri boynuzları ile önüne çıkan düşman askerini yaralayarak, kendini tutturmadan askerlerle beraber Budin’e gelmişti. Bu gazi ve cengaver koç Budin’de büyük bir şöhret kazandı. Ancak ne yazık ki aynı yılın kurban bayramında kesildi!

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (kahramân’ın c.). Kahramanlar, yiğitler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. hal. F.). Yiğitçe, yiğitlikle, bahâdırâne: Bir tavr-ı kahramânâne ile; kahramânâne hücum etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroic. heroically. valiant. valiantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kahramanlık, yiğitlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yiğitlik, bahâdirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heroism. bravery. deed. exploit. feat. gallantry. prowess. valor. valour. achievements.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravery. chivalry. exploit. gallantry. heroism. heroic deed. feat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravery. exploit. gallantry. heroism. prowess. valour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Damarına basmak, tedirgin etmek. 2. Karıştırmak, kuşkulandırmak, bk. Gocundurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Alınmak, huylanmak, işkillenmek. 2. Telâş etmek: Al kaşağıyı gir ahıra yağırı olan kocunur. bk Gocunmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında çok eğlenceli olabilecek matematik bizlere katı formüllerle ve mantığın kolay kabul edemeyeceği ifadelerle öğretilince bir kabus olup çıkıyor. Artının artı ile, eksinin eksi ile çarpım sonucu artı iken artı ile eksinin çarpım sonucu eksi oluyor. Peki bunun mantıki izahı nedir? Yani -5 derece sıcaklıkla -8 derece sıcaklığı çarpınca sonuç +40 derece olup ortalık ısınıyor mu?

Tabii bu bir şaka, şaşırtmaca. Esas bilmemiz gereken (-2)x(-2)=(+4) diye bir eşitlik yazdığımızda, bunun sadece rakamların ve önlerindeki işaretlerin belirlediği mantıksal bir denklem olmadığı, bir beyan, bir ifade olduğudur.

Eğer sayıları bir çizgi üzerinde gösterirsek, ‘-1’ sıfırın eksi tarafındaki ilk sayı olarak düşünülebilir ama eşitlik içinde bu böyle değildir. Çizginin neresinde olursanız olun bir adım geri atmaktır. Yani çizgide ‘+4’ noktasında iseniz ve ona ‘-1’ ilave ederseniz, bir adım geri atarak ‘+3’e gelmiş olursunuz.

Toplama ve çıkartmada nispeten kolay olan bu açıklama, iş çarpmaya gelince biraz zorlaşıyor. Örneğin haftanın 5 günü işe otobüs ile gidip geliyorsunuz. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. 10 milyon tutarında 10 tane bilet aldınız. Her gün gidiş-geliş kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eşitlikteki yeri ‘-2’ dir. Siz bu işi 5 gün süresince yani 5 kere yaparsanız (-2)x(+5)=(-l0) olur ki biletler biter.

Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın perşembe ve cuma günlerine denk geldi ve tatil. Bu sefer yapmanız gereken hareketi yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Her gün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz. İki kere negatif hareketi ‘-2’ bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2)=(+4) bilet kalıyor.

Hala biraz karışık değil mi? Bir örnek daha verelim. Bir eşitliğin başına ‘-2’ yazdığınız zaman başlangıçta bu sizin sıfır noktasından iki kere geri sıçrayarak ‘-2’ noktasına ulaşacağınız anlamına gelir. Ama siz yapacağınız bu hareketin tam tersini yani negatifini iki defa yapıyorsunuz. Sıfırdan ‘-2’ye sıçrama hareketini iki kere ters yönde (-2) yapıyorsunuz ve sonunda ‘+4’ noktasına ulaşıyorsunuz. Ters bir kararın tersini yapınca doğruyu buluyorsunuz yani.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

okay. well. very well. ok.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Emr-i vâki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayli, epeyi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretty. quite. rather. fairly. well. somewhat. a bit of a. well enough. good. a whale of. a good many. reasonably. spanking. substantially. such. whopping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparatively. fairly. goodish. pretty. quite. rather. relatively. some. somewhat. widely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fairly. rather. pretty. to some extent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

until he is almost dead. savagely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Vukua getirmek, vuku buldurmak. 2. Yetiştirmek, hâsıl etmek, vücuda getirmek. 3. Olgun hâle getirmek: Hurmaları oldurmak için eylülde pek sıcak rüzgârların esmesi lâzımdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring sth into being. to ripen. to mature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öldürmek işi, katil, (bk.) Öldürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bloodshed. killing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

killing. murdering. dispatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ölümüne sebep olmak. 2. Katletmek. 3. İdam. 4. mec. Sertlik ve katılığı giderip yumuşatmak, kırmak: Salatayı, sebzeyi öldürmek. 5. mec. Çok eziyet etmek, fazlasıyle can sıkmak, kuvvet ve kudretini kesmek: Böyle sözlerle beni öldürmek mi istiyorsun? Sıcak bizi öldürdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assassinate. blast. butcher. dispatch. exterminate. fritter. kill. murder. shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to kill. to murder. blast. bump off. cut down. to make an end of. gun down. kiss off. knock off. liquidate. martyr. pip. polish off. remove. rub out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have kill (another. to have sb killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). 1. Öldüren, kaatil. 2. Helâk eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killing. lethal. mortal. murderous. punishing. suicidal. terminal. virulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadly. fatal. killer. murderous. mortal. oppressive. suffocating. murderer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lethality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Öldürme işine uğramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be killed. to be murdered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

killed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sanıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discoloration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Soluk hâle getirmek: Kuraklık bu çiçekleri soldurdu; Güneş perdeleri soldurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discolor. discolour. fade. wither. blanch. decolor. decolorize. decolour. decolourize. etiolate. pale. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fade. to cause sb to fade. discolour. pale. wilt. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Netice.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

result. consequence. consequent. conclusion. outcome. issue. end. aftermath. close. corollary. decision. deduction. denouement. effect. event. finding. fruit. harvest. inference. joy. payoff. produce. product. resultant. sequel. show. success. sum. u.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avail. child. close. conclusion. consequence. corollary. deduction. effect. ending. event. finding. fruit. hangover. inference. outcome. product. ramification. result. sequel. upshot. effect netice. end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

result. attendant. conclusion. consequence. corollary. culmination. curtains. deduction. effect. event. eventuality. fruit. harvest. inference. issue. judgment judgement. outcome. pay off. payoff. product. pursuance. ramification. sequel. termination. ups

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deduce the consequences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

finalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclude. bring to an issue. accomplish. finalize. get through. leave off. put a period to. snuff out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decide. effect. to bring to a conclusion. to conclude. to finish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carry through. conclude. tie up. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be concluded. end. finish. turn out. end up. work out. come out. conclude. culminate. be at an end. eventuate. go. issue. redound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

culminate. to result. end. come to a conclusion. to come to a conclusion. to conclude. to result in. to end in sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to come to a conclusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without any result.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sönmüş: Bu ateş sönüktür. 2. Parlak olmayan veya pek az parlayan: Sönük kandil. 3. (mec.) Şanlı ve şöhretli olmayan: Sönük adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extinct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dim. drab. faint. grey. insipid. out. extinguished. extinct. tarnished. lusterless. obscure. undistinguished. deflated. flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dead. extinguished. deflated. flat. weak. dim. faint. dull. stale. lusterless. lifeless. inactive. damped. insignificant. rayless. dimmed. dark. mat. withered. muddy. dismal. inanimate. insipid. sad. undistinguishe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sönük olanın hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insipidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. dimness. faintness. dullness. staleness. lackluster. lifelessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amortization. damping of an oscillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amortize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to damp itfa etmek. to extinguish. to redeem. to amortize. to pay off itfa etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to damp. to amortize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at last. in the end. eventually. finally. after all. in the upshot. last. in fine. yet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eventually. finally. through. at last. in the end. at long last. at length. in the long run.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at last. in the end. eventually adv. lastly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

date of maturity. maturity date. final term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çektirip kopartmak, söktürmek: Bahçenin otlarını yoldurmalı.

Türkçe Sözlük by