Kaide-şiken ne demek? | Kaide-şiken anlamı nedir? | Kaide-şiken

Kaide-şiken anlamı nedir?

Kaide-şiken ne demek?

Kaide-şiken anlamı nedir?

Kaide-şiken | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kaide siken

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kaide kıran, kaideye, usûle riâyet etmeyen, kaideyi bozan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عهدشکن] sözünden dönen, antlaşmayı bozan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.): Gönül kırıcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل شکن] kalp kıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. din = din, F. şikesten = Kırmak). Dini kıran, dinin aleyhinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dini kıracak ve zarar verecek surette: Dinşikenâne hareket etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kadeh kıran. mec. Sarhoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (c. kavâid). Bir şeyin onun üzerine durduğu, ayaklık: Sütunun kaidesi. 2. Usûl, nizam, yol: Her şeyin bir kaidesi vardır; kaideye riâyet etmeli. 3. Bir ilim ve fenne ait karar ve usullerin her biri: Hesapta çarpma, bölme kaideleri; gramerde çekim kaideleri; umumî kaideler. 4.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plinth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedestal. rule kural. base. pedestal taban. duraç. ayaklık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. basis. method. pedestal. system. rule. regulation. buttocks. rump. bottom. bed. base plate. bedplate. stand. ground work. bedding. fundamental. foundation plate. block. mount. scole. support. axion. principle. technique. formality. formula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قاعده] kural. 2.temel, esas.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Oturan. 2.Temel, esas. 3.Başkent.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kaide kıran, kaideye, usûle riâyet etmeyen, kaideyi bozan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kaide kırarak, kaide kırarcasına, kaideye, usûle riâyet etmeyerek, kaideyi bozarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). Oturarak, oturduğu yerde: Kaiden selâmını aldı; namazda kaiden okunacak dualar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular. without base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kaidesine uygun olarak, usûl ve nizamına uydurup, usûlen, nizâmen: Kaideten böyle olmak lâzım gelir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قاعدة] kural olarak, esas itibarıyla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kaide ile ilgili. 2. (geometri) Tabana ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [قدسيت شکن] kutsallığı bozan; kutsal olan şeylere karşı saygısız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. F.). Düşman askerini kıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. saf = sıra, Fars. şikesten = kırmak). Düşman askerlerini, saflarını kıran, galip.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صاف شکن] düşman saflarını yaran savaşçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. şikesten fiilinden imas. olup birleşik sıfat terkibine girer). Ktran. Büt-şiken = Put kıran. Peymln-şiken = Yeminini bozan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شکن] kıran. 2.kıvrım, büklüm.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büklüm, kıvrım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşkence.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکنجه] işkence.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İskender.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Tâkati tüketen, tâkat kıran.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Terakkiyi kıran, terakkinin aleyhinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. tevbe, Fars. şikesten = kırmak). 1. Ettiği tövbeyi bozan. 2. Herkesin tövbesini bozan, tövbe bozduran.

Türkçe Sözlük by