Kalın Sesli ne demek? | Kalın Sesli anlamı nedir? | Kalın Sesli

Kalın Sesli anlamı nedir?

Kalın Sesli ne demek?

Kalın Sesli anlamı nedir?

Kalın Sesli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kalin sesli

Türkçe - İngilizce Sözlük

back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Tek sesli olmayan musiki eseri. (bk.) Çokseslilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide aynı anda birden fazla sesin duyulması esasına dayanan sistem. Polifoni. Teksesli musikinin zıddı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rich. influential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Alnı ak, dürüst erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çapı ve derinliği fazla olan, yoğun, tok, kaba, Ar. kesif, galîz: Kalın ağaç, tahta, İp, kumaş, duvar. 2. Koyu, sulu olmayan, kıvamlı: Kalın yoğurt, pekmez. 3. mec. Terbiye olmamış, kaba, galîz, sert: Kalın adam. 4. Zekâsı olmayan: Kalın zihin, kalın kafa, kalın kafalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thick. stout. coarse. dense. grave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fat. leathery. rich. stout. thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boldface. thick. bold. coarse. fat. full. murky. stout. c family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obtuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickheaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dense. obtuse. slow. thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thick headed. stupid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep voice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lubricating oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Daha ziyade bağırsakları zayıf olanlarda görülen bir hastalıktır. Bazen iltihapla birlikte ülser de görülür. Buna tıp dilinde ülserli kolit denir. Hastalık aniden başlayıp, hiç beklenmedik bir anda kaybolabilir. Hastada aniden veya yavaş yavaş gelen ishal görülür. Dışkısı kanlıdır. Hasta, karın ağrılarından şikayet eder, ateşi de yüksektir. Doktora başvurmak şarttır. Bu arada istirahat etmek ve bol vitaminli gıdalar almak gerekir. Alkol, fazla miktarda meşrubat ve süt içilmez. Çekirdek gibi kabuklu şeyler yenmez. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Enginar, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 tane enginar doğranır. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Yemeklerden önce birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Martıya benzeyen eti lezzetli bir cins dere kuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Daha kalın olmak: Bu fanilalar yıkandıkça kalınlaştı. 2. mec. Servet ve kuvvet kazanmak: Ahmed Bey son zamanlarda kalınlaştıkça kalınlaştı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thicken. to thicken. to become thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thicken. to become thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çap ve derinIiğini artırmak, daha kalın etmek: Bu ipi biraz daha kalınlatmalı, kalınlaştırmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thicken. to thicken. to make thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thicken. to make sth thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kalınlaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to thicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çap ve derinlik fazlalığı, yoğunluk, Ar. gılzet: Bu ipin, bu ağacın kalınlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickness. stoutness. thick. crassness. denseness. density. diameter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickness. coarseness. deepth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thickness. coarseness. deepness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kalma işi mümkün oliTrak oturulmak, dinlenilmek, vakit geçirilmek: Buraıft kaç gün kalınacak?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stay. to stop. to rest. to spend the night.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. R.). Levreğe benzer bir cins balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Artmış miktar. Ar. bakıyye. 2. Nişan, alâmet, eser.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remainder. rest. residue. ruins. carcase. carcass. end. hangover. relic. remnant. residual. rump. waif. spoils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. hangover. oddment. relic. remains. remnant. residue. ruin. rump. trace. wreckage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remainder. remnant. leftovers. ruin. ruins. remains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital saklama alanınız dolana kadar kesintisiz VGA kalitesinde kayıt. Özellikler arasında ileri sarma, oynatma ve geri alma işlevlerinin yanı sıra, uzun kliplerin kısa bölümlere ayrılmasını sağlayan bir mod da bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - Dürüst, doğru iyi tanınmış kimsel(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ses ve sadası olan, sesi çıkan. 2. Gürültü, gürültüsü çok: Sesli bir yerdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vocal. voiced. noisy. sounding. sonant. vowel. vociferous. out loud. forte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sonorous. voiced. vocalic. talking. vowel. having a voice. noisy. sounding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

audible. sb who has a certain kind of voice. vowel. sonorous. vocal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sesli Açıklamalar kör ya da görme engelli kişilerin TV deneyimini geliştiren, filme dair açıklamaların yer aldığı bir ses kaydıdır. İzleyiciler için ekranda olup bitenleri açıklar ve sağır ya da işitme konusunda zorluklar yaşayan kişiler için altyazıların gördüğü işlevi görür. Şu ana kadar, AD özelliği sadece ayrı bir alıcı kutu ya da uydu alıcısı ile kullanılabiliyordu. TV’yi herkes için erişilebilir kılmak için, BRAVIA yelpazesi belirli TV kanalları tarafından yapılan açıklamalı ses kayıt yayınlarına kolayca erişim sağlayan tümleşik AD özelliğine sahip ilk üründür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talking film. sound film. talkies. sound picture. talkie. talky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soundness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sonority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mono.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1.). Musiki eserinin çoksesli olmaması, çokseslilik zıddı.

Türkçe Sözlük by