Kamp Yapma ne demek? | Kamp Yapma anlamı nedir? | Kamp Yapma

Kamp Yapma anlamı nedir?

Kamp Yapma ne demek?

Kamp Yapma anlamı nedir?

Kamp Yapma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kamp yapma

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make up in packages. to do the packing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discriminate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to discriminate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nudist camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gossip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gossip. vent a tale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prisoner camp. prison camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come out. lay down tools. leave work. strike. to lay down tools. walk out. to leave off work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. juggle. manoeuvre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. fox. fudge. humbug. sham. trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

örnek vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to run contraband. to engage in smuggling. to smuggle. to traffic in contraband goods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Belli bir i; ve eğlence süresince kırda geçirilecek günler İçin çadır veya baraka gibi eğreti araçlardan meydana getirilen konak yeri. 2. Bu şekilde konaklama: Kamp hayatı. Kampa çıkmak. Kamptan dönmek. 3. Esirlerin veya siyasi sürgünlerin toplandıkları yer: Toplama kampı. 4. Sporcuların bir yerde dinlenmeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camp. camp. camping. training camp. encampment. hutment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camp. camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camp. summer camp. camp ground. camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Çan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

campane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). 1. Sıkı bir faaliyet devresi: Şeker kampanyası. 2. Sıkı ve maksatlı uğraşma: Gazeteler pahalılığa karşı kampanya açtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

campaign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

campaign. drive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive. election campaign. harvesting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to form cliques.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. duvarlarla çevrili ve içinde evler de olan arazi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. campus

yerleşke

Bir üniversitenin genellikle kent dışında derslik, öğrenci yurdu gibi her türlü yapı ve etkinlik alanlarıyla toplu bir biçimde bulunduğu yer.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

campus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

campus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kesme Modu ile Kayıt Yapma, ayrı ayrı fotoğraflardan animasyonlu bir film yapılmasında kullanılır. Bu sayede çizgi filmler ya da duraklamalı oynatılan animasyonlar yaratılabilir. Her kesmeden 5 çerçeve (saniyenin 1/5’i) kaydedilir

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enslave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to preserve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court. flirt. woo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court. flirt with. get off with sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give sb a massage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gargara yapmak, ağızda su çalkalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

antlaşma yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a parcel. to parcel. to wrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dive. to make a dive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jest. kid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to joke. banter. chaff. rally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

election campaign. electoral campaign. political campaign. election / electoral campaign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dish up. serve up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.mezhebini gizlemek. 2.amacını gizlemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sketch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygulama yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

değişiklik yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kovuşturmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concentration camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

fiyat düşürmek, indirim yapmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tailor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be engaged in business. to trade. to carry on a business. carry on commerce. merchandise. monger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concentration camp. concentration / internment camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yapmak işi. 2. Düzme, sahte, yalandan: Yapma bir zarafetle. 2. Sun’İ, tabiî olmayan: Bu kuş yapmadır, (bk.) Yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial. dummy. imitated. postiche. sham. spurious. accomplishment. acquittal. construction. execution. exercise. fulfillment. fulfilment. implement. making. pursuance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

achievement. discharge. erection. execution. fabrication. false. foundation. fulfilment. imitation. observance. performance. transaction. made. done. artificial. sham. pretented. doing. making. building. bogus. affected. mannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doing. making. mock. artificial imitation. affected. feigned. artificial. factitious. fulfilment. knock it off. manufacture. nark it. performance. rendering. sack. spurious. fulfillment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapma, sun’İ tavır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affected. artificial. campy. cold. constrained. counterfeit. factitious. false. genteel. plummy. pretended. put-on. rose-water. set. shifty. sophisticated. studied. studious. theatrical. unnatural. feigned. chichi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affected. artificial. bogus. contrived. deceitful. histrionic. mannered. mock. phoney. sham. slimy. strained. theatrical. feigned. false. affectation. simulated. pretended. phony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affectation. affected. artificial. feigned. mock. affectedness. artificiality. pose. show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unaffected. free of show or affectation. natural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kılmak, işlemek, imal etmek: Bu resmi kim yaptı? Bir kılıç, bir elbise yaptı. 2. Vücuda, meydana getirmek, Osm. icat ve telif etmek, tasnî etmek: Güzel bir makine, bir eser yaptı. 3. Bina inşa etmek: Bu evi kim yapıyor? 4. Etmek, eylemek, bir işle meşgul olmak, bir iş ve harekette bulunmak: Ne yapıyorsunuz? 5. Hazırlamak, tamir etmek: Otomobili yaptınız mı? Odamı, yatağımı yapmadılar. 6. İş görmek, becermek, muvaffak olmak: Yapamadı. 7. Zarar vermek: Sen, bana ne yapabilirsin? İş yapmak =

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accomplish. acquit oneself. architect. build. carve out. contrive. create. do. engineer. establish. execute. fashion. fulfil. fulfill. get. go over. go through. have. implement. land. make. perform. ply. practice. practise. produce. profess. put thro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build. commit. construct. cost. deliver. discharge. do. draw. fabricate. fill. found. fulfil. have. hold. make. manage. manufacture. perform. perpetrate. practise. produce. put. redeem. transact. to do. to make. to perform. to fulfil. to carry sth out. to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make. to build. to construct. to fashion. to create. to manufacture. to produce. to prepare. to do. to buoy oneself with sth. to do sth as one's regular work or occupation. to carry out. to perform. to affect. to execute. to repair. to fix sth. to caus

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neglect. omit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neglect. omit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by