Kancalı Kurt ne demek? | Kancalı Kurt anlamı nedir? | Kancalı Kurt

Kancalı Kurt anlamı nedir?

Kancalı Kurt ne demek?

Kancalı Kurt anlamı nedir?

Kancalı Kurt | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kancali kurt

Türkçe - İngilizce Sözlük

hookworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Türkler’in Kıpçak koluna mensup bir soy. Başkurtlar Ural dağları bölgesinde yaşar.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ural dağlan bölgesinde yaşayan ve Türklerin Kıpçak kolundan olan bir boy. Asıl ismi Başkırt’tır. Ural dağlannın güneyinde yerleşiktirler

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Baykoca).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Göktürk efsanelerinde yer alan kutsal hayvan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambulance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambulance. lifeguard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambulance. lifesaver. lifeguard. meat waggon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain / snow shelter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life raft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life raft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life-boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life buoy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cork jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life jacket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kancası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

provided with a hook. hooked. barbed. crooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

safety pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hookworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça kükürd’den). S senbolü ile gösterilen 32,06 atom ağırlığında bir eleman. Tıpta ve sanayide kullanılır. Kükürt çiçeği = Saf halde olanı.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi: S

Atom Numarası: 16

Kütle Numarası: 32,065

Yoğunluk: 2,07 g/cm3

Erime Sıcaklığı:115,21 °C

Kaynama Sıcaklığı:444,72 °C

Genellikle yanardağların ve sıcak su kaynaklarının yakınlarında bulunur.

Barut ve sülfürik asit yapımında, kuru meyvelerde mikrop öldürücü olarak kullanılır.

Canlılar için önemli bir elementtir.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sulphur. sulfur. brimstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sulphur. sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sulfur. brimstone. sulphur sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

İşlem görmemiş kömür, doğal gaz gibi fosil yakıtlarının içerdiği kükürdün yanması sonucunda ortaya çıkan zehirli gaz. Yakılan her yüz ton kömür ve kokun ortaya üç ton kükürt dioksit çıkardığı bilinmektedir. Metallerde paslanmaya neden olmasının yanı sıra, solunum sistemine de zarar verir. Asit yağmurunun baş suçlusu kükürt dioksittir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dusting with sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dust with sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dusted with sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kükürdü olan, kükürtle yapılmış: Kükürtlü su; kükürdü olan maden suyu: Bursa’nın kükürtlüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sulphurous. sulfurous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sulfurous. containing sulfur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tanınmış yırtıcı hayvan ki, köpeğe benzer; pek kuvvetlidir, koyun vesair evcil hayvanlara musallat olur. 2. Kurt postundan yapılmış kürk. Kurtağzı = Çekmece, sandık vs. tahtalarının birleşip köşe teşkil ettikleri yerde birbirine geçmek üzere yapılan doğrama. Kurtayağı = Bir cins bitki, Osm. kibrît-i nebâtî. Eski kurt = Her çeşit hileyi bilen kurnaz ve tecrübeli adam. Kurtbağrı (daha doğrusu kurtbaharı) = Beyaz çiçek açan bir küçük ağaç. Kurtboğan = Bir bitki. Kurt pençesi, kurttırnağı = Kan otu çeşitleri. Kurthelvası = Ar. baklatü’l-gazâl denilen bitki. Kurt kapanı = 1. Kurdu tutmak için üstü çalı çırpı ile örtülü çukur. 2.. Pehlivan oyunlarından biri. Kurtkulağı = Bir cins bitki. Kurt gidişi = Bir çeşit aksak yürüyüş. Kurt masalı = Birini oyalamak için söylenen söz. Kurt masalı okumak = Boş sözle aldatıp vakit kazanmak. Kurtmantarı = İçi boş bir çeşit mantar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ayaksız ve sürünerek hareket eden küçük hayvan ki, çeşitleri vardır, Ar. dûd. Ağaç, peynir, et, yer kurdu, ipek kurdu. Bazı ayaklı böceklere de bu ad verilir. Kurdeşen = Ekseri atlarda olan serpme kan çıbanı (kurt eşen de denilir). Kurt vurmak = (Kereste) yeşillenip mantarlanmak. Kurtyeniği = 1. Tahtalardaki kurt yuvası yeri. 2. mec. Şüphe çeken hâl: Bu işte bir kurtyeniği olmasın. 3. mec. Özür, ayıp, kusur, mahzur. Kurtyemez ağaç = Katelpe ağacı. İçinde kurt yok = Bir işe hevesli olmayan, koşup çalışmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: KÜRD) (hi. A.) (c. Ekrâd). Yakın Doğu kavimlerinden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gadgety. hard-boiled. wolf. worm. caterpillar. borer. cestode. cestoid. gnawing. hand. helminth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maggot. wolf. worm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wolf. grub. hard boiled. maggot. worm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kurdish. kurd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kurd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kurdish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excuses that don't hold water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dovetail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. tıp). 1. Hasta dokuları kazıyarak alma işi, kazıma. 2. Dölyatağının içini kazıyıp cenîni alma ameliyesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abortion. curettage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curetting. curettage. abortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curettage. curetting. abortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Brokerage Fee)

Aracı kuruluşların, aracı olarak Borsada gerçekleştirdikleri işlemler karşılığında menkul kıymetlerin işlem fiyatlarıyla hesaplanan tutarı üzerinden müşterilerinden aldıkları komisyondur.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Tehlikeden uzaklaştıran, Osm. tahlîs eden. Cankurtaran = Denize düşüp boğulmak tehlikesinde bulunanları kurtaran veya bu işle resmen görevli adam. Cankurtaran demir = Tehlike hâlinde atılmak üzere gemide yedek bulunan ağır demir. Cankurtaran simidi = İcabında tutunup boğulmamak üzere gemilerde bulunan mantarlı halka. Cankurtaran sandalı, flikası = Gemilerde ve tahlisiye idarelerinde yanları mantarlı olarak batmaz bir surette yapılmış sandal. Cankurtaran otomobili = ilk yardıma muhtaç hastaları taşıyan otomobil, ambülans.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kurtulmasını sağlayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saving. life-saver. savior. saviour. saver. rescuer. a card up one's sleeve. liberator. messiah. redeemer. salvor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

messiah. salvation. saver. saving. saviour. savior. breakdown lorry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliverer. wrecker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salvation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kurtarmak işine mevzu teşkil etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be saved. to be rescued.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue. save.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea-rescue. wrecking. rescue. redemption. saving. salvage. salvation. deliverance. extrication. liberation. recovery. relief. save.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliverance. redemption. relief. rescue. salvation. saving. recovery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recovery. rescue. rescue operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue vehicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rescue ship. relief ship. salvage-ship. rescue vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birini tehlikeden çıkarmak, selâmete eriştirmek, Osm. tahlîs eylemek: Denize düşeni kurtardılar, doktor hastayı kurtardı; herkes canını kurtarmağa çalışıyordu. 2. Verilmiş ve rehin bırakılmış bir şeyi o kayıttan çıkarmak: Evimi rehinden kurtarmak İsterim, borcumun bir miktarını verip bir senedi kurtarmalıyım. 3. Cezadan veya mesuliyetten uzaklaştırmak. 4. Sarfedilecek bir parayı sarfetmemek yolunu bulmak, kazanmak: Aramızda pazarlık ederek uyuşabilirsek komisyoncuya vereceğimiz parayı kurtarmış oluruz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

save. set free. deliver. redeem. rescue. salve. salvage. recover. free. help. absolve. bail. bail out. bring off. bring through. clean up. clear. disabuse. disabuse of. disembarrass. disembody. disengage. extricate. get smb. out of a jam. keep from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disengage. extricate. free. purge. reclaim. rescue. save. to save. to rescue. to deliver. to redeem. to bring sb through. to get sb off. to be acceptable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recover. to deliver. to rescue from. to save. to redeem sth pawned. to recover one's losses in a game.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(Lycopode): Kibritotunun en çok görülen şeklidir. Boyu 1 m kadardır. Sporlu başaklarından kurtayağı tozu denilen ve hekimlikte kullanılan sarı bir toz elde edilir. Kullanıldığı yerler: Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında faydalıdır. Ağrıları dindirir. Romatizmada şikayetleri giderir. Böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Zeytingillerden çiçekleri salkım durumunda olan bir süs bitkisi (ligustrum vulgare).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kurtbaharı): Zeytingiller familyasından kış aylarında yaprağını döken veya her zaman yeşil olan odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda adi kurtbağrı yetişir. 4-5 m boyunda bir çalıdır. Çiçekleri beyazdır. Meyveleri parlak siyah renkte olup, üzümsüdür. Bütün orman bölgelerinde yetişir. Kullanıldığı yerler: Çiçekleri cilt kurumasında faydalıdır. Meyveleri kullanılmamalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Boğanotunun bir cinsi (aconitum napellus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Kürt dili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kurdish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Kurdish language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Bazı böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra geçirdikleri safha içindeki biçimleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

larva. maggot. grub. va.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maggot. nymph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Borsa tellâlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güreşte bir oyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çürütüp kurt tutturmak, kurt peydâ ettirmek:

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çürüyüp kurt tutmak, kurt peydâ etmek: Et, peynir kurtlanmış. 2. mec. Kurtlar yiyip rahatsız edermiş gibi, sabırsız, huzursuz olmak, telâş göstermek, sabırsızlık ve telâş etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurt tutmuş: Kurtlu et, peynir, yemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grubby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wormy. fidgety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer palamudu ve sarımsak otu da denilen bir cins bitki, Osm. haşîşe-i bûkalemûn. Beyaz kurtluca, saçaklı kurtluca = Bunun çeşitleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Birini oyalamak için ileri sürülen yersiz özürler, sözler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Karabuğdaygillerden, çiçekleri salkım şeklinde hekimlikçe önemli bir bitki (Lat. bistorta bistorta).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kurttırnağı): Gülgiller familyasından beşparmakotu adlı bitkinin salkım çiçekli, sapı ve kökü bol taneli, çok yıllık bir türüdür. Yaprakları kullanılır. Kullanıldığı yerler: İshali keser.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Kurtpençesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tehlikeden uzaklaşma, Osm. halâs, selâmet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escape. disposal. help. riddance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Bir tehlike veya bir sıkıntıdan uzaklaşmak, hastalıktan sıyrılmak: Üç kişi o hastalığa tutuldu; ikisi kurtuldu, kendisi bir iftlrâ ile tevkif olunduysa da kurtuldu. 2. Selâmete çıkmak: Hele kurtulduk, kurtulduğuna teşekkür etmeli. 3. Bağını koparıp kaçmak: Bir at kurtulmuş; zincirden kurtulmuş gibi; mahbuslar hapishaneden kurtulmuş. 4. Bağlandığı yerden çıkmak, fırlayıp ayrılmak: Tahtanın biri kurtulmuş. Elinden kurtulmak = Ele geçmemek, geçmişken sıyrılmak: Onun elinden kimse kurtulmaz. Elimden kurtulamazsınız = Elbette elime geçersiniz. İpten kazıktan kurtulmuş — Sabıkalı, cânî, kötü adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make a bonfire of. get clear of. break oneself of a habit. be saved. be freed. get out of. get away. smooth away. shake off. break away. break loose. defecate. discard. disengage. dispose of. ditch. elude. evade. extricate oneself. escape. free onese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avoid. cheat. disengage. elude. liquidate. to be rescued. to be saved. to escape. to get rid of sb/sth. to dispose of sb/sth. to elude. to dodge. to get off. to recover. to be finished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be rescued. to be saved. to escape. to give birth. to slip out of. to fall out of. to get loose. to break loose from a restraining rope. to be rid of. to break free from. burst. get out. set aside. survive. win loose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ransom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir tehlikeden uzaklaşma, Ar. halâs, rehâ, necât, selâmet: O hastalıktan kurtuluş yoktur. 2. Kaçma, firar, boşanma. 3. Kaçmak, kurtulmak sebep ve yolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

escape. out. release. deliverance. salvation. let-out. liberation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliverance. escape. release. relief. rescue. salvation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salvation. liberation. release. escape. deliverance. delivery. rescue. riddance. safety. survival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kurtulmak fiili, kurtulma. 2.Tehlike, sıkıntı, zorluk veya esaretten, istiladan kurtulmuş olma hali, halas, necat, reha, selamet. 3.İstanbul’da bir semt adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yük hayvanlarına vurulan iri ve hantal semer. 2. Rüzgârın yaptığı kar yığını.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gizli tutulmak istenilen şüpheli bir hâl, bir kusur.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Mürekkep püskürtmeli, bir görüntü yaratmak için küçük bir diyafram açıklığından mürekkep damlalarının optik bir diskte belirtilen bir konuma doğrudan püskürtüldüğü, etkisiz bir nokta grafikli baskı teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz kurt.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray. atomizer. aerosol. spray can. spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repulse. spraying. injection. repelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spraying. dusting. sprewing out injection. blowing. blasting. sprinkling. atomization. repulsion. belch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulverization. spray. spray on. spout. atomize. vaporize. belch. repulse. repel. beat off. dash. pulverize. squirt. vomit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belch. spray. to spray. to belch. to repulse. to repel. to fight sb/sth off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spray. to spray. to dust. to spew out. to spume forth lava. to repulse. to drive back an attacker. to blow. to blast. to inject. to sprinkle. to atomize. to jet. to repel. to spatter. sparge. fence out. fight off. rush. spout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yanardağın ağzından çıkan çeşitli maddeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lava. aerosol. spray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repelling. repellent. atomizer. spreader. sprinkler. sprayer. spray. injector.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sprayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sprayed. to be dusted. to be driven back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to redeem. to redeem a pawn. to take out of pawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tay - kurt.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Suyun içinden çıkan havanın meydana getirdiği ses.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tüm - kurt.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tunç kurt.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Düşmanın hücumunu defetmek, püskürtmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.

İsimler ve Anlamları by