Kandilin Anlamı | Kandilin Anlamı ne demek? | Kandilin Anlamı anlamı nedir?

Kandilin Anlamı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kandilin

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sona ermek, tamam olmak, Osm. pâyâna varmak, hitâm bulmak: Yapmaya başladıkları cami bitti, yazdığınız mektup bitti mi? 2. Tükenmek, kalmamak: Mürekkebim bitti, kandilin yağı bitti. 3. Mahv ve harap ve perişan olmak, fenâ bulmak, bozulmak: Muharebede düşman tümeni bitti. 4. Kalakalmak. 5. Yorulup kalmak, bıkmak, bezmek: Sabahtan beri uğraşa uğraşa bittim. 6. İstihza ile hayret etmek, şaşmak: Söylediği şiire bittim. 7. Nihayet derecede sevmek: Şu güzel ata bittim.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kandil ve muma konulan pamuktan bükülmüş ip. Fitil emdiği yağla yanıp ortalığı aydınlatır: Kandilin fitili bitti; bu mumların fitilleri pek kalın. 2. En evvel icat olunan tüfek ve topların falyelerine konulan kaytan ki, bir ucu tutuşturulup ateş falye deliğine ulaşınca içlerindeki barut parlayıp silâh boşanırdı: Tüfek, top fitili. 3. Merheme batiniıp yaraya geçirilen uzun tiftik. 4. Kumaşın altına kaytan gibi bükülmüş bir şey konup dıştan kabarık yol gibi görünen dikiş: Fitil yapmak; fitil çevirmek. Fitili almak = Birdenbire hiddet edip parlamak. İdare fitili = Eskiden kullanılan pek az yağ yakan ve az ışık veren kandil. Burnundan fitil fitil gelmek = Edilen fenalığın karşılığını görmek. Fitiltaşı — Cam gibi şeffaf, kâğıt gibi yumuşak ve kolay kesilir, ateşte yanmaz bir maden ki, soba, kapı ve pencerelerine ve buna benzer şeylere takılır. Osm. hâcer-i fetîle, dağ keteni, Fr. amiante. Fitil vermek = Kızdırmak, azdırmak, (denizcilik) Fitil tahtası = Geminin iç kaplamasından iki lumbar arasında kaplanan tahtalar.

Türkçe Sözlük

(aslı: KINDIL) (i. A.) (c. kanâdîl). 1. Zeytinyağı içine batırılmış bir fitilin yanmasiyle ışık veren aydınlatma Aleti ki, çeşitleri vardır. Kandil yakmak. Sönük bir kandilin ışığında dikiş dikiyordu. 2. Sünbül gibi çiçeklerin çiçeği: Bu sünbülün kandili ne kadar çok. Kandilağacı = Bir cins ağaç. İdare kandili = Az aydınlık vermek üzere gece uyurken yakılan kandil çeşidi kl, bazıları kısa mumdan ibarettir. Kandil uçurmak = Çocuklar sabun köpüğünden balon üflemek. Kandil çöreği = Kutsal gecelerde hususi surette yapılıp yenen yağlı çörek. Kandilçiçeği = Civan perçemi çeşidi. Şamandıra kandili = Fitili tıpa parçalarını havi bir ufacık şamandıra İle yağın üzerinde duran kandil çeşidi. mec. Gökkandil (körkandil) = Kendinden geçmiş, mesut, gözü dumanlı sarhoş. Kandil gecesi = Minarelerde kandil yanan kutsal gecelerin beheri: Velâdet-i Nebevi, Regaaib, Berât, Mtrâc geceleri gibi.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Halkalarına gemi bağlanmak üzere limanda demir atarak duran içi boş ve her tarafı kapalı büyük fıçı: Gemiyi şamandıraya bağlamak; vapur şamandıradadır. 2. Gece kandilinde fitili tutmak üzere yağda yüzen telli mantar parçası: Kandil şamandırası.