Kanma ne demek? | Kanma anlamı nedir? | Kanma

Kanma anlamı nedir?

Kanma ne demek?

Kanma anlamı nedir?

Kanma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kanma

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Doyma, kanaat. 2. inanma, zihin yatma, razı olma, rızâ: Onun kanması ne kadar zor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sallanmak, hareket etmek, karışmak: Kalabalık çalkandı. 2. Dalgalanmak, temevvüç etmek, dalga vurmak, talazlanmak: Deniz çalkanıyordu. 3. Alt üst olmak: Gemi çalkanıyor, midem çalkandı. 4. Yürürken iki yana sallanmak: Çalkanarak yürüyordu. S. (yumurta) Bozulmak, cılk olmak: Çalkanmış yumurta (şimdi bütün bu mânâlar için çalkalanmak kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dokunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yeterli miktarda yemek veya içmek, doymak: Yemeğe, suya kandı. Kanıncaya kadar yedi içti. Kana kana = Doyuncaya kader, doyacak surette, bol bol: Kana kana su İçti 2. Razı olmak, kanaat gelmek, zihni yatmak: Kandırmak için o kadar misaHer gösterdim, yine kanmadı. Ne söylesek nafile, kanmıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to believe. to swallow. to buy. to be fooled/cheated. to be satiated/satisfied/content.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be fooled. to be taken in by. to believe. to have had one's fill of. to be contented. to be satisfied with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grudge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sevdiğinin başkasiyle münasebetini çekememek, gayrete gelmek, rekabette bulunmak: Karısını çok kıskanıyor; karısı onu hizmetçi kızlardan kıskanıyor. 2. Çekememek, haset, gıpta, Osm. reşketmek: Çocuk, küçük kardeşini kıskanıyor. 3. Esirgemek, Osm. diriğ etmek: Ben sizden bir şey kıskanmam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be jealous. envy. hold a grudge. begrudge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envy. to be jealous of. to envy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be jealous of sb. to be jealous of. to envy sth possessed by sb. to resent sb's showing affection to or interest in sb else. envy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being choked up. being stopped. occlusion. stoppage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blockage. clogging. obstruction. congestion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blockage. obstruction. stoppage n.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yol, su borusu vesaire kapanıp işlememek. Kapalı olmak, kapanıp işlememek: Boğazım tıkandı, boru çamurdan tıkanmış. 2. Nefes tutulmak, göğüs darlaşıp nefes alamaz olmak. 3. İştiha kapanıp yiyememek: Tatlıdan tıkandım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be choked up. be stopped. come to a deadlock. be jammed. be stuffy. choke. choke up. clog. congest. deadlock. foul up. stifle. suffocate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choke. clog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be plugged. to be stopped. to be clogged. to be congested. to gasp for breath. suddenly to feel full. choke up. clog. congest. engorge. obstruct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yıkanmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ablution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bath. bathing. wash. washing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathe. wash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Su ile temizlemek, yunmak, Osm. gasl’olunmak: Benim çamaşırım yıkandı mı? Burası dün yıkandı. 2. Kendi kendini yıkamak: Yarın yıkanacağım. Hamamda, denizde yıkanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bath. bathe. to wash oneself. have a bath. to be washed. to have a bath. to bathe. to be developed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flush. wash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by