Kant ne demek? | Kant anlamı nedir? | Kant

Kant anlamı nedir?

Kant ne demek?

Kant anlamı nedir?

Kant | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kant

Türkçe - İngilizce Sözlük

influential German idealist philosopher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

influential German idealist philosopher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). göz ucuyla, yan yan (bakış); güvensizlikle; beğenmeyerek. Iook askance göz ucuyla bakmak, yan bakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, bozulmaz, yemin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çarpıntı, dalgalanma. Deniz çalkantısı. 2. Mide bozukluğu, sürme. 3. Yumurta gibi bir şeyin bir kabın içinde döğülmesi va bu döğülen şey. Kalbur çalkantı» = Kalburun üstünde kalan çörçöp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. fluctuation. nausea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. swash. turbulence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turbulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turbulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Ağır şeyleri tartmaya mahsus tartı Aleti kl, ağırlık rakamlar yazılı bir sapla onun üzerine hareket edecek surette asılı bir toptan ve tartılacak şeyi kaldıracak iki zincirli çengelden ibaret olup bir yere asılı olur veya iki kişinin omuzlarına koydukları bir sırığa takılır. El kantarı = Bunun küçüğü. 2. Başlıca kırk dört okkadan ibaret olan ve bölgeye göre değişen ağırlık miktarı: On kantar kireç. Maden kömürünün kantarı kaçadır? Yeni kantar = Yüz kilogramdan ibaret ağırlık. Kantar ağası = Eskiden ölçülerin teftişine memur görevli. Kantarı belinde = Gözü açık, aldanmaz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steelyard. weigher. weighbridge. weighing machine. spring balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steelyard. scales. weighbridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weigh-bridge. steelyard. scales. weighing machine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قنطار] baskül.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kanâtır). Köprü, kârgir ve kemerli köprü, Ar. cisr, Fars. pül (cisr’den farklı için cisr maddesine bk.).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Köprü, özellikle taştan yapılmış. 2.Su yolu, bend, hisar anlamına da gelir. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Alınıp satılan şeyleri tartıp buna mahsus resmi alan belediye memuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker or seller of steelyards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kantarcı hizmet ve vazifesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

making or selling steelyards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kantar resmi, satılıp alınan şeyleri tartan kantarcının aldığı resm: Kantâriye müteahhidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). «Ağır küfür» mânâsındeki kantarlı küfür sözünde geçer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), Gem, azılı atların ağızlarına vurulan demir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kana kana su içirmek, suya doyurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centaury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(kantariyyon): İkiçenekliler sınıfının, bileşikgiller familyasından, bütün dünyada, özellikle ılıman bölgelerde yaygın olan çok yıllık veya bir yıllık bitkidir. Kırmızı, sarı, mavi ve nadiren beyaz çiçekli olanı bulunur. Kökü acıdır. Bu türüne “Büyük Kantaron” da denir. Çoğunlukla kökü kullanılır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İshali keser. Nekahat devresini kısaltır. Nezle ve bronşite faydalıdır. Öksürüğü keser. Mide ağrılarını dindirir. Yaraların iyileşmesinde yardımıcı olur. Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları, damar sertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(İ.A.) (Yunanca’dan). Dağlarda ve kırlarda bitip zeytinyağı içinde şişe ile güneşte bırakıldığı zaman bıçak yaralarına iyi gelen tanınmış bir ilâç hâsıl eden bir çeşit sarı çiçek. Kılıç çiçeği. Kantaron çiçeğine «eşekkulağı» da denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kantaron.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. musiki). Batı musikisinde bir form (şekil).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. musiki). Şantöz, kadın ses sanatkârı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. musiki). Türk musikisinde 1700 yıllarında kullanılmış bir ebced notası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. Alman filozofu Kant'a veya felsefesine ait; i. Kant felsefesi taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kışla, fabrika gibi yerlerde bakkal ve aşçı dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canteen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canteen. commissary. commissary store. mess hall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. quantitatif

nicel

Nicelik bakımından, nicelikle ilgili.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. quantité

nicelik

Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Şarkı, Fr. chant. Türk musikisinde XIX. asır sonları ile asrımız başlarında tiyatro ve balozlarda okunmaya mahsus fantezi şarkı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kanto okuyan şarkıcı kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). isviçre’yi meydana getiren devletlerden her biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Canton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Ikiçeneklilerden, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Parası ile yemek yenen yer: Yemeği lokantada yiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant. diner. eating house. chophouse. cafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant. auberge. clip joint. eating house. victuals house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)Lokanta işleten kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurateur. restauranteur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restaurant operator. common victualler. restaurant keeper. traiteur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kantara» dan imef.) (mü. mukantara). Kemerli, kemer şeklinde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mukantarât). 1. (astronomi) Güneşin gölgesiyle saatleri gösteren Alet, Osm. basîta-i şemsiyye. 2. Ufka paralel olarak gökyüzünde tasavvur olunan daireler, Fr. almicantarat (bu kelime Arapça’dan alınmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. matematik). 1. kesen. 2. (trigonometri) Bir açının tepesi merkez kabûl edilerek yarı çapı 1 sayılan bir daire çizildiği zaman, merkezden tangente kadar olan uzaklığın cebrî değeri.

Türkçe Sözlük by