Kapalı Bölge ne demek? | Kapalı Bölge anlamı nedir? | Kapalı Bölge

Kapalı Bölge anlamı nedir?

Kapalı Bölge ne demek?

Kapalı Bölge anlamı nedir?

Kapalı Bölge | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kapali bolge

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bölge, mıntaka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

area. zone. region. district. division. section. belt. circumscription. climate. corner. department. latitude. phase. precinct. quarter. sector. sky. territory. tract. ward. parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

area. belt. country. district. latitudes. parish. place. precinct. quarter. region. section. sector. ward. zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

region. zone. area. belt. circumscription. clime. closet. denuclearize. dispensation. district. locale. precinct. section. sector. tract. ward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bölge Paneli Hizalama özelliği renk yönetimindeki boşlukları telafi eder. Ev sinema projektörünüzdeki SXRD™ panellerini hareket ettirmek hizalamayı geliştirir ve Bölge özelliği de ekranın çevresindeki kırmızı ve mavi anormallikleri sadece 0.1 piksel adımlarda çekebilmenizi sağlar. Sonuç ise daha keskin ve daha net bir görüntüdür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regional. sectional. territorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regional. vernacular. zonal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD Video ile kullanılmaya başlanan oynatım yönetme sistemi, dünyayı altı satış bölgesine ayıran, her bölgenin tanımlama kodunu oynatıcılar ve disklerde belirleyen bir sistemdir. Disklerin yalnızca ilgili bölgede oynatılmasına izin verir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Regional Markets)

Ulusal (Kot İçi) Pazar’da işlem görme koşullarını taşımayan ve Borsa Yönetim Kurulu’nca geçici veya sürekli olarak Ulusal Pazardan çıkarılmasına karar verilen şirketlerin hisse senetlerine likidite sağlamak, bu hisse senetlerinin fiyatlarının düzenli ve şeffaf bir piyasada, rekabet koşulları içinde oluşmasını temin etmek amacıyla kurulan pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earthquake area. disturbed area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blindfolded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfunctorily. automatically. without hesitation. blindly. unaware. ignorant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Mevsimlere dengeli bir şekilde dağılış gösteren bol yağışların düştüğü ılıman bölgelerin ormanlarıdır. Göreli olarak bitki türü sayısı az, fakat aynı türden olan bitkiler veya ağaçlar topluluğu geniş populasyonlar oluşturur. Bu populasyonlar “yosun ormanları,” “subtropikal orman,” “defne ormanları” gibi isimler alır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Açık olmayan, kapanmış, Ar. mesdûd: Kapalı kapı, pencere, kapak, göz. 2. Kapısı veya kapağı kapanmış: Kapalı ev, sandık, kutu. 3. Örtülü, örtünmüş, Ar. mestûr: Kapalı yüz, kapalı kadın. 4. Geçilmez, İşlemez, Ar. mesdûd, muattal: Kapalı yol, kapalı çarşı. 5. Açık ve berrak olmayan, bulutlu, bulanık: Kapalı hava. Bugün gökyüzü kapalıdır. 6. Açıkça ifade edilmeyen, Ar. muğlak, mübhem: Orasını kapalı geçti. Bu ibâre pek kapalı. Kapalı söz. Başı kapalı = Gizli, Ar. mektûm. Gözü kapalı = 1. Tecrübesiz, alışmamış, acemi, masum. 2. Düşünmeden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed. shut. covered. enclosed. sealed. unopened. indoor. cloudy. grey. gray. backhanded. cloistered. close. impenetrable. muggy. murky. off. overcast. privy. sable. secluded. skyless. sullen. cloudyly. off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. closed. cryptic. implicit. nebulous. obscure. off. overcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

off. closed. shut. covered. roofed. who keeps her head covered. indirect. oblique. secret. overcast. blocked. close. heavy. hidden. recondite. secluded. stuffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. musiki), insan sesinin bir nağmeyi sözle değil, kapalı ağızla, mırıldanarak söylemesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covered market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearing in camera / chambers. closed-door hearing. closed hearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında bir yüzey üzerinde betimlenen tüm “gerçeklik”in kompozisyonun sınırları içinde bulunması durumu. Böyle bir kompozisyonda betinin tümü resim düzlemi içinde bulunmak zorundadır, sadece bir kesiminin resmedilmesi söz konusu olamaz. Kapalı kompozisyon bunları sanatsal gerçeklik düzleminde yeniden ürettiği zaman, hepsini bakış açımız içinde bulunuyormuşçasına betimler. Kapalı kompozisyonun en belirgin örnekleriyle Rönesans sanatında karşılaşılır. Bu tür örnekler, resim düzlemi üzerinde betimlenenin dışında kalan dünyayla ilgili hiçbir ipucu vermezler. Buna karşılık, karşıt uç olan açık kompozisyonda ve onun en yoğun kullanıldığı Barokta, betiler doğadan alınmış bir kesitmişçesine kompoze edilir. Doğal gerçeklik kompozisyonu sınırlarının ötesinde de varlığını sürdürmektedir, resim bu izlenimi vermeyi amaçlar.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kapalı kulaklıklar, tüm kulağın kulaklıkla kapandığı, dolayısıyla kulaklığın akustik özelliklerinin çok yakından kontrol edilebildikleri kulaklıklardır. Sonuçta dış sesler neredeyse tamamen ortadan kaldırılırken, özellikle baslar olmak üzere çok yüksek bir ses kalitesine ulaşılır. Kapalı kulaklıklar özellikle HiFi kullanım için idealdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inscrutable person. thing that one knows very little about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed / executive session. within closed doors. closed-door hearing. hearing in camera / chambers. private sitting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covered grandstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

claustrophobia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indoor swimming pool. natatorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being closed. indirection. obliqueness. obscurity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Tohumları meyvenin içinde bulunan bitkileri içine alan ve birçenekliler ile iklçeneklilerden meydana gelen şube.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rural area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pilot region.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

industrial area. industrial community / district / region.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constituency district. polling district. electoral / election district. magisterial district. election district / precinct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free trade zone. free zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neutral zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vague.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crypto -. disguised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by