Kapalı Duruşma ne demek? | Kapalı Duruşma anlamı nedir? | Kapalı Duruşma

Kapalı Duruşma anlamı nedir?

Kapalı Duruşma ne demek?

Kapalı Duruşma anlamı nedir?

Kapalı Duruşma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kapali durusma

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearing in camera / chambers. closed-door hearing. closed hearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public hearing. public trial. open trial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir muhakeme sırasında bir davanın hâkim huzurunda görüşülme safhası, celse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trial. hearing. trial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearing. trial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a hearing in a lawsuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Karşı karşıya gelip bir işe başlamak, konuşmaya, bir bahse, cenge girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blindfolded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perfunctorily. automatically. without hesitation. blindly. unaware. ignorant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Açık olmayan, kapanmış, Ar. mesdûd: Kapalı kapı, pencere, kapak, göz. 2. Kapısı veya kapağı kapanmış: Kapalı ev, sandık, kutu. 3. Örtülü, örtünmüş, Ar. mestûr: Kapalı yüz, kapalı kadın. 4. Geçilmez, İşlemez, Ar. mesdûd, muattal: Kapalı yol, kapalı çarşı. 5. Açık ve berrak olmayan, bulutlu, bulanık: Kapalı hava. Bugün gökyüzü kapalıdır. 6. Açıkça ifade edilmeyen, Ar. muğlak, mübhem: Orasını kapalı geçti. Bu ibâre pek kapalı. Kapalı söz. Başı kapalı = Gizli, Ar. mektûm. Gözü kapalı = 1. Tecrübesiz, alışmamış, acemi, masum. 2. Düşünmeden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed. shut. covered. enclosed. sealed. unopened. indoor. cloudy. grey. gray. backhanded. cloistered. close. impenetrable. muggy. murky. off. overcast. privy. sable. secluded. skyless. sullen. cloudyly. off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

close. closed. cryptic. implicit. nebulous. obscure. off. overcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

off. closed. shut. covered. roofed. who keeps her head covered. indirect. oblique. secret. overcast. blocked. close. heavy. hidden. recondite. secluded. stuffy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. musiki), insan sesinin bir nağmeyi sözle değil, kapalı ağızla, mırıldanarak söylemesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed area.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covered market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hearing in camera / chambers. closed-door hearing. closed hearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında bir yüzey üzerinde betimlenen tüm “gerçeklik”in kompozisyonun sınırları içinde bulunması durumu. Böyle bir kompozisyonda betinin tümü resim düzlemi içinde bulunmak zorundadır, sadece bir kesiminin resmedilmesi söz konusu olamaz. Kapalı kompozisyon bunları sanatsal gerçeklik düzleminde yeniden ürettiği zaman, hepsini bakış açımız içinde bulunuyormuşçasına betimler. Kapalı kompozisyonun en belirgin örnekleriyle Rönesans sanatında karşılaşılır. Bu tür örnekler, resim düzlemi üzerinde betimlenenin dışında kalan dünyayla ilgili hiçbir ipucu vermezler. Buna karşılık, karşıt uç olan açık kompozisyonda ve onun en yoğun kullanıldığı Barokta, betiler doğadan alınmış bir kesitmişçesine kompoze edilir. Doğal gerçeklik kompozisyonu sınırlarının ötesinde de varlığını sürdürmektedir, resim bu izlenimi vermeyi amaçlar.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kapalı kulaklıklar, tüm kulağın kulaklıkla kapandığı, dolayısıyla kulaklığın akustik özelliklerinin çok yakından kontrol edilebildikleri kulaklıklardır. Sonuçta dış sesler neredeyse tamamen ortadan kaldırılırken, özellikle baslar olmak üzere çok yüksek bir ses kalitesine ulaşılır. Kapalı kulaklıklar özellikle HiFi kullanım için idealdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inscrutable person. thing that one knows very little about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed / executive session. within closed doors. closed-door hearing. hearing in camera / chambers. private sitting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covered grandstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

claustrophobia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indoor swimming pool. natatorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being closed. indirection. obliqueness. obscurity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Tohumları meyvenin içinde bulunan bitkileri içine alan ve birçenekliler ile iklçeneklilerden meydana gelen şube.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vague.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crypto -. disguised.

Türkçe - İngilizce Sözlük by