Kararsız Denge ne demek? | Kararsız Denge anlamı nedir? | Kararsız Denge

Kararsız Denge anlamı nedir?

Kararsız Denge ne demek?

Kararsız Denge anlamı nedir?

Kararsız Denge | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: kararsiz denge

Türkçe - İngilizce Sözlük

unstable equilibrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Beyaz nesnelerin beyaz görünmesini ve daha doğal renk dengesinin elde edilmesini sağlayan bir ayar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Hayvanlarla bitkiler, bitkilerle bitkiler ve hayvanlarla hayvanlar arasındaki denge.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance of the budget. budget equilibrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muvazene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. equilibrium. equilibration. equation. stability. countenance. counterpoise. easiness. equipoise. poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aplomb. balance. equilibrium. poise. stability. equipoise. composure. self-possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilibrium. balance. counterpoise. equipoise. offset. stability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Dengenin sanatta nasıl kullanıldığı “tahtaravalli” modeli ile kolayca anlayabilirsiniz. Aynı kilodaki iki kişi «simetrik» olarak oturduklarında oluşan denge, farklı kilolardaki kişilerle de «asimetrik» oturmalarla sağlanabilir; bu ikinci hâl «dinamik denge» olarak da nitelendirilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equilibrium price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing. compensation. stabilization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. fizik). Kuvvet katarak veya eksilterek denge haline getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. equalize. equilibrate. level. stabilize. cancel out. counterpoise. juggle. offset. poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. cancel. equate. offset. scale. to balance. to poise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance. to balance. to stabilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equalizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balancing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stabilizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Denge halinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. well-balanced. stable. level-headed. level. equable. equal. even. even tempered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. equable. level. poised. well-balanced. level-headed. stable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balanced. moderate. stable. stabilized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Denge halinde olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out-of-balance. unbalanced. unstable. immoderate. astatic. deranged. inequable. lop-sided. non compos. non compos mentis. uncompensated. uneven. moody. off one's rocker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbalanced. unstable. out of balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lopsided. unstable. out of balance. immoderate. mentally unbalanced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dengesiz olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imbalance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imbalance. instability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disequilibrium. imbalance. instability. immoderation. excessiveness. mental instability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

İnsan, hayvan, bitki gibi tüm canlıların bulundukları ortamda yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için gerekli olan şartlar bütünü ve bu şartların da birbiri ile ilintili olmasıdır.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Flaş Beyaz Dengesi, zorlu çekim koşulları altında renk tonlarının korunmasını sağlayan bir dijital fotoğrafçılık özelliğidir. Çok sayıda yansıtan yüzeyin bulunduğu durumlarda fotoğraf makinesi nesnenin etrafındaki tüm ışık kaynaklarını algılayabilir ve renk bozulması meydana gelebilir. Bunu önlemek için flaş kullanıldığında çekimdeki beyaz dengesi otomatik olarak ayarlanarak, renkler doğal halinde kaydedilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stable equilibrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir yerde durmaz, sabit olmayan, oynak. 2. Sebatsız, devamsız, süreksiz, geçici, muvakkat. 3. Rahatsız, huzursuz. 4. Neticesiz, kararlaşmış olmayan, kararı verilmemiş, ne olacağı belirsiz. 5. Hiçbir işe karar vermez, mütereddit. 6. (denizcilik) Devamlı olarak değişen: Kararsız rüzgâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unstable. undecided. changeable. hesitant. inconstant. unsettled. restless. uncertain. irresolute. ambivalent. astatic. baffling. changeful. double-minded. doubtful. dubious. erratic. faltering. fickle. flighty. fluctuating. flukey. fluky. halting. h.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambivalent. dubious. erratic. flighty. hesitant. indecisive. uncertain. undecided. undetermined. uneven. unsettled. unstable. unsteady. variable. wayward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

changeable. hesitant. unstable. undecided. ambivalent. changeable of mind. double minded. erratic. fence rider. fickle. halting. inconsistent. instable. irresolute. mercurial. precarious. weak of purpose. putter off. tremulous. uncertain. unpredi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unstable equilibrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow hot and cold. fluctuate. hang in the balance. to be infirm of purpose. to be in tow minds. to lack resolution. waffle. waver in one's resolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sebatsızlık, devamsızlık. 2. Rahatsızlık. 3. Bir işe karar verilemeyiş, kararlaşmamış bir halde duruş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indeterminate. instability. indecision. fickleness. changeability. dither. doubt. doubtfulness. dubiousness. flightiness. fluctuation. haziness. hesitance. hesitancy. incertitude. inconsistency. infirmity. infirmity of purpose. irresolution. loosenes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dither. indecision. instability. quandary. suspense. uncertainty. unsteadiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hesitation. instability. indecision. ambivalence. betweenity. dither. hesitancy. incertitude. infirmity of purpose. unsteadiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person ready to sacrifice his life for a cause or a person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Fedai, akıncı, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction. deduction talil. dedüksiyon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by